Kâbe’de evlenme teklifi!..

23 Mart 2017 Perşembe

Dostlar, bir delikanlının bir hanıma yaptığı evlenme teklifi videosunu menfi yorumlarla paylaşmışlar. Bunu tartışılır kılan şey ise, teklifin Kâbe’de, insanların tavaf yaptığı bir mekânda yapılmış ve bilahere sosyal medyada paylaşılmış olması. 

Delikanlının evlenme teklifini Kâbe’de yapmayı tercih etmesi, teklife muhatap hanımın erkeğe diz üstü çökmesini söylemesi, aşırı rahat hareketleri, ailelerin bu olaya şahitlik etmesi, kameraya çekilmesi ve nihayetinde sosyal medyada paylaşılması..

Bu seremoninin önceden planlanarak yapıldığı anlaşılıyor. Zira erkek TRT’de çalışan profesyonel bir muhabir. 

Sosyal medyada olayı nahoş görenler; romantik İslâmcılığın vardığı yer, Kâbe’yi rahat bırakın, ülke muhafazakârlaşmıyor aksine magazinleşiyor gibi tepkiler vermişler.. Videoyu izleyenlerin bir kısmı yapılana öfke duyarken bir kısmı de anlayışla karşılamakta.. 

Ben kendi kalbimi kontrol ettiğimde o gençler adına üzüntü hissettiğimi söyleyebilirim. Her şeyin görüntüye indirgendiği bir çağda bu tür pratiklerin Kâbe’nin ruhaniyetine zarar vereceğini, ibâdet niyetine gölge düşüreceğini söyleyebilirim. Velhâsıl yapılanı tasvip etmem mümkün değil.

Çünkü Kâbe bizim kıblemizdir. Maneviyatın en yoğun yaşandığı kutsal mekânımızdır. Mü’minler oraya özellikle de dünyevîlikten arınmak, varoluşun gayesini idrak etmek, hayata itaat ve ahlâk esaslı yeni bir ruhla tutunmak üzere giderler. Dolayısıyla orası “Sevgililer Günü” kıvamında romantizmin mesken tutacağı bir yer değildir.  

Şaz bir olayı bu köşeye konu etmemi doğru bulmayacak okurların çıkacağını biliyorum. Ancak şaz denilen bu olay aslında hızla yaygınlaşan bir trendi işaretliyor. Mahremiyetin buharlaşması ve mahrem kabul edilmesi gereken hâllerin sosyal medya üzerinden gururla paylaşılması trendi bu. Bir diğer ifade ile Batı’nın kültür emperyalizminin algımıza ne kadar derinden nüfuz ettiğinin göstergesi..

Kutsalları korumak öncelikle inananların vazifesidir. Değerlerin manasını yitirmesine öncelikle mü’minlerin karşı çıkması gerekir. Mekânın kutsiyetine muhalif davranışlarda bulunmak zihin dünyamızda normal ise, burada elbette köklü bir sorun var demektir. 

Ben gençlerin Kâbe’ye, onun maneviyatına bir halel getirme niyetinde olmadıklarına inanıyorum. Hatta mekânın önemine inandıkları için bu teklifi orada yaptıklarını da söyleyebilirim. Ama niyet sahih olsa da yapılan amel, amele mündemiç jest ve mimikler, rahat tavırlar, sonrasında bunun sosyal medyada paylaşılması ahlâka da, adab-ı muaşerete de aykırıdır.

Maalesef dünya Müslümanları kültür emperyalizmine teslim olmuş durumda. Siyasi ve iktisadi sömürgeciliğe karşı çıkanlar bile bunu fazla önemsemiyor. 

Meselâ adam namaz kılarken, tavaf yaparken, dua ederken, sadaka verirken, Kur’an okurken, kısacası bütün dünyevîliklerden uzak Allah’a teslimiyetle yapılması gereken amel ânlarını kameraya kaydedip sonra internette paylaşıyor. Hanım kızlar en şirin hâllerini fotoğaflayıp bütün dünyanın görmesi için internete yüklüyor. Herkesin mahrem ânlarımızı görmesini neden istiyoruz?

Yahu adam eşiyle lokantaya giderken sosyal paylaşım sitelerinde, “Eşimle yoldayız, lokantaya gidiyoruz” diye not düşüyor. Arkasından yemek sofrasındaki görüntülerini sere serpe paylaşıyor.. Nice tesettürlü hanım, paylaşılan albenili giysiler ve resmen poz verme görüntüleri üzerinden birbirlerine ne kadar güzel, şık olduklarını ve daha ötesini sosyal medya üzerinden yazıp paylaşıyor... 

Müslümanların imkânları olmadığı için hayâl kurdukları siyasi ve iktisadi bir düzeni kuramaması anlaşılabilir. Ama ya imkânı oldukları hâlde korumadıkları, korumayı bırakın kendi elleriyle yıktıkları değerlere ne diyeceğiz? Müslümanların kurmak istediği hayat düzeni, özledikleri kültür seviyesi bu mudur? 

Bu tarz paylaşımlar jest ve mimiklerimizin altında yatan zaaflarımızı ele veriyor. Unutulmamalıdır, hayatı ben merkezli / egosantrik kurgulama arayışımız günah olan egoizmin izdüşümüdür. 

 

YORUM YAZ