THY - Kastamonu

İran’ın dayanılmaz Türkiye suçlamaları

30 Mart 2017 Perşembe

Endonezya’dan Fas’a kadar uzanan Müslüman bir coğrafyamız var. Buna azınlık olarak yaşayan Müslümanları da eklediğinizde ortaya büyük bir dünya çıkar. Bu büyük dünyanın en büyük zaafı ise iç bünyede cereyan eden kutuplaşmalar ve ihanetlerdir.    

İran, kendisini parçası olduğu bu büyük İslâm dünyasına ait hissetmiyor. Aksine bu büyük dünyaya hâkim olma mücadelesi veriyor. Bunu hem coğrafyayı ele geçirme hem de coğrafyanın inanç haritasını müntesibi olduğu mezheb lehine dönüştürme kavgası vererek yapıyor. 

Yakınında olan coğrafyaları ele geçirmeye çalışırken uzakta olan bölgeleri de şiîleştirme faaliyetleriyle kendi soft power / yumuşak gücünü ikame ediyor. Endonezya’dan Nijerya’ya şiîleştirilen sünnîlere projektörleri tutarsanız meselenin derinliğini görürsünüz. 

İran açısından mezhebî aidiyet maalesef İslâmî aidiyetten önce gelmektedir. Bu akıl tutulması mezhebî aidiyetin mutlak İslâmî aidiyet olduğuna inanıyor çünkü. Bu da ortak aidiyet şuurunu dinamitlemekte, kendisiyle ana akım Müslümanlar arasına aşılması çok zor psikolojik duvarlar örmektedir. Buna itiraz eden İran muhalefetini bile sert yöntemlerle zabtu rapt altına almaktadır.  

Sözün özü, İran’ın bölgede yayılmacı ve müdahaleci politikalar izlediği, Safevî tarih tecrübesini ihya etmeye çalıştığı bütün dünyanın bildiği acı bir hakikattir. 

Bir süredir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu İran yayılmacılığının adını da koyarak yaş ve kuruyu yakacak bu emperyalist politikalardan vazgeçmeleri için uyarılarda bulunuyor. Geçen hafta İstanbul’da düzenlenen Tatlı Dil Forumu’nda yaptığı konuşmada yine uyardı ve şunları söyledi:

“Irak’ta mezhep gerilimi yükseliyor. Irak’taki olay aynı zamanda mezhep geriliminden dinamizmini alan aslında bir ırkçılıktır, o da İran’ın adeta kendi o tarihten gelen ırkçılığını bölgede yayılmacı politikalarıyla geliştirmesidir.”

Bunun üzerine cevap sadedinde İran Dışişleri Bakanlığı bir yazılı açıklamayla Türkiye’yi “yayılmacı ve müdahaleci” politikalar izlemekle suçladı. Açıklamada şöyle demişler:

“Erdoğan’ın İran konusunda kullandığı ifadeler, kabul edilebilir değil. Maalesef Türkiyeli yetkililerin, komşularına yönelik temelsiz, müdahaleci ve sorun yaratacak açıklamaları devam ediyor. Ankara, başkalarını suçlayarak ve hayali iddialarını tekrarlayarak komşuları konusunda izlediği yayılmacı ve müdahaleci tavrını izah etmeye çalışıyor.”

İranlı yetkililer Batı’daki liderler gibi kendilerine ayna tutarak uyaran Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan rahatsızlar. Oysa kendileri bu yayılmacı ve müdahaleci politikaları gururla itiraf ediyorlar. 

2014 Kasım ayında Tahran milletvekili Ali Zakkanni; “Arap dünyasında dört başkent Tahran’ın elinde”, açıklamasını yapmıştı. Zakkani’nin bahsettiği şehirler; Beyrut, Sana, Bağdat ve Şam’dı.. Burada zikredilen dört başkentin kadim olarak Arap, sünnî başkentleri ve dahi Osmanlı şehirleri olduğunu hatırlatalım. 

İran’ın yayılmacı ve müdahaleci politikalarının küçük bir bölümüne göz atalım: İran’ın Suriye’de destek verdiği 41 bin paramiliter silahlı güç ülkedeki 130 bin sivilin ölümünden direkt sorumlu. Diğer taraftan 29 bin Şii Haşdi Şabi grubu ile Irak iç siyasetine yön vermeye kalkışan İran ve İran’ın sahadaki paramiliter ordusu Kudüs gücü El Ambar, Felluce, Telafer, Kerkük, ve Musul’da 2014’ten buyana bir yandan iç barışı tehdit ederken bir yandan da 4 bin 800 sivilin ölümünden direkt sorumlu gösteriliyor. 

Yemen’de siyasi iktidara yönelik silahlı eylemlere destek veren İran, ülkedeki Husilere mali ve siyasi desteğinin yanında hali hazırda 14 bin Husi milis gücünü silahlı eğitimden geçirdiği belirlendi. İran’ın 2015’de terör örgütlerine verdiği mali desteğin 21 milyar dolar civarında olduğu düşünülürken, 2016’da bu rakamın 23 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. (Yeni Şafak: 28-03-2017)

İran’ın yukarıda kısaca anlatılan günah galerisi İslâmî öğretilere, bölgenin ve Müslümanların maslahatına ters düşer. Bunu savunmak yerine emperyalist politikalardan vazgeçmek kendisinin de maslahatınadır. Allah asla ihmal etmez, imhal (mühlet verir) eder...

 

YORUM YAZ