Ağaç AŞ

Başörtüsü serbest ama Hürriyet karargâhı rahatsız

02 Mart 2017 Perşembe

Başörtüsü yasakları Türkiye’nin canını çok yaktı. Yeni nesil, yasakların ismini bilse de o zeminde yaşanan acıların varabildiği boyutları pek bilmez. İslâmî câmia AK Parti iktidara geldiğinde bu hükümet bu yasağı kaldırabilirse görevini başarıyla yerine getirmiş olacaktır, başka bir şey yapmasa da olur, hissiyatındaydı.

Başörtüsü takmak ağır bir bedel ödemeyi göze almak demekti çünkü. Seney-i devriyesini iki gün önce idrak ettiğimiz 28 Şubat sürecinin sembol yasağıydı. Türkiye’nin içine girdiği karanlık tünelin en belirgin göstergesiydi. Aşılması gereken bir merhaleydi ve hamdolsun aşıldı.   

Başörtüsü Müslümanların kutsal kitabı Kur’an’ın emriydi oysa. Sünnet ve icma ile, tarihsel süreklilikle sabitti. Buna rağmen yasaktı. Biz, Türkiye’de bu yasağın ideolojik sebeplerini biliyorduk ve yurt dışında sorulduğunda da anlatıyorduk. 

Yasakların ideolojik sebeplerini anlattığımızda muhataplarımız durumu anlıyor gibi oluyordu ama bu yasağın nüfusunun yüzde 95’inin Müslüman olduğu bir ülkede nasıl uygulanabildiğini anlayamıyordu. Muhataplarımızdan ‘abartıyorsunuz’ yollu itiraz cümleleri sökün ediyordu. Halbuki biz yasakların vardığı boyutu küçülterek anlatıyorduk ki inandırıcı olsun. Zira aklı tutulmuş, vicdanları kararmış yasakçıların söylem ve pratiklerinin vardığı boyutların izahı mümkün değildi. 

2008 yılında yasağın arka planını, izlediği seyri, tarafları, ilgili kanun maddelerini vs. anlatan İngilizce bir makale de kaleme almış, uluslararası hakemli bir dergide yayımlamıştım. Zira başörtüsü zulmünü yurt dışında anlatamamıştık. Yaşananların boyutları bilinmiyordu. Varolan birkaç makale de meseleyi taraflı olarak ele alıyordu. 

Bu dönemin hem mağduru hem de tanığı olarak başörtüsü yasağının uygulandığı son kurum olan orduda da nihayet serbest bırakılması bizi ziyadesiyle memnun etti. Milli Savunma Bakanlığı, yaptığı düzenlemeyle kadın subay ve astsubayların başörtüsü takmalarına ilişkin yasağı kaldırdı. Ne kıyamet koptu, ne yasakçıların iddia ettiği gibi başörtüsü takmayanlar başörtüsü takmak zorunda kaldı. 

Ülkeye büyük acılar yaşatmış, devlet millet gerilimini sürekli canlı tutmuş bir mesele daha sessiz sedasız geride kaldı derken birileri Türkiye’nin normalleşmesinden rahatsız olduğunu yine ortaya koydu. Hürriyet gazetesinin Cumartesi günü “Karargah Rahatsız” başlığı tam da bunu anlatıyor. Asıl rahatsız olanın Hürriyet gazetesi olduğu o yazıdan öyle bir başlık üretmesinden belli. 

Daha 15 Temmuz askeri darbe girişimini dün yaşadık. Vatan, millet ve din için hayatını feda eden şehitlerinin kanı kurumadı. Elini, kolunu, bacağını, gözünü vs. kaybeden nice gaziler iyileşme mücadelesi veriyor.. 

FETÖ ile mücadelenin sürdüğü, askerlerin Suriye’de fiilen bir savaş verdiği, bölgede dengelerin yeniden kurulduğu, Yunanistan’ın diş bilediği, küresel güçlerin operasyon üstüne operasyon yaptığı, milli güvenlik, ülkenin bütünlüğü adına ordu-halk birlikteliğinin en fazla ihtiyaç hissediliği bir demde gündemi değiştirmek ve yeniden ordu-halk arasına gerilim fay hatları döşemek kimin işine gelir? Bunun yargı önünde hesabının sorulması lazım. 

28 Şubat günlerini özleyenler var. 16 Nisan bu darbe özlemi içinde olanlara cevabın en net verilmesi imkânını sunmaktadır. Öyle inanıyoruz ki, halkımız o gün o cevabı da en net şekliyle verecektir. Allah bir daha bu ülkeye bir 28 Şubat yaşatmasın... 

 

YORUM YAZ