Akıllı kime denir?

02 Nisan 2017 Pazar

Başlıktaki soruya herkesin bir cevabı mutlaka vardır. Kimine göre akıllı insan iyi eğitimli kişiye denir. Kimine göre ‘gemisini yürüten kaptana’ denir. Nasıllığı önemli değildir, önemli olan sonuca gitmesidir. Kimine göre, IQ’su (zekâ katsayısı) yüksek insandır akıllı insan. Kimine göre servet elde etmiş, kimine göre de yüksek bir makama ulaşmış kişidir... 

Bu cevapların merkezinde dünyada önemli görülen bir şeyleri elde etmek vardır. Çoğunluk cevabına dünyevî olanı esas alırken kimileri de salt ruhaniliği esas alır. Bu bağlamda mutlak mistiklere göre de salt metafizik dünyayı önemsemek akıllı insanın işidir. Budist ve brahmanlara göre, bu dünyanın lezzetlerinden mutlak uzaklaşmak, metafizik ulvîliğe ulaşmak mutluluk ve huzurun esasıdır.   

İslâmî açıdan meseleye bakacak olursak, bu soruya verilecek cevap; akıllı insan, maslahatının nede olduğunu iyi bilen ve onu elde etmek üzere meşru yollarla çalışan insandır, olur. Bu maslahat, hem bu dünya hayatı hem de âhiret hayatını kapsayan bir maslahat arayışıdır. Maslahatın öz manası ise, kendisine gelecek zararları def etmek, lehine olan yararları da elde etmek şeklinde olur. 

İslâm’a göre dünyevî olan meşru ölçüler içinde talep edilir. Ancak bu talep âhireti talep etmenin önüne geçmez. 

“Allah’ın sana verdiğiyle âhiret yurdunu ara; ama dünyadan da nasibini unutma.” (Kasas: 77)

“Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru! derler. İşte onlar için, kazandıklarından büyük bir nasip vardır. (Şüphesiz) Allah’ın hesabı çok süratlidir.” (Bakara: 201-202)

Bu meyanda akıllı olmak demek eğitimli olmak demek değildir. Eğitimli olmak akıllı olmayı, akıllı davranmayı gerektirir ama her zaman öyle olmadığını da biliyoruz. Aldığı iyi eğitimi sofistike hırsızlık yapmak, insanlara daha fazla zarar vermek için kullananlar az değildir meselâ. Bazen eğitim alma fırsatı yakalayamamış birisi çok daha akıllı olabilir. Aklıma sahih bir hadiste geçen bedevî bir sahabinin Hz. Resûlullah ile karşılaşması geliyor. 

Sahabi Hz. Ebu Eyyûb rivayet etti: Resulüllah (sas) bir seferde iken önüne bir a’râbî (bedevi) çıkarak devesinin yularını tutmuş. Sonra: “Ya Resûlallah! Beni Cennete yaklaştıracak ve Cehennemden uzaklaştıracak şeyi bana haber ver!” dedi. 

Bunun üzerine Peygamber (sas) sükût buyurdu. Sonra ashabına baktı ve: “Yemin olsun vuffika” (itaat etmeye muvaffak kılındı); yahud “Yemin olsun hidâyete erdirildi”, buyurdu. 

Resulûllah (sas) o zata dönerek: “Nasıl demiştin?” diye sordu. (Bundan maksat sorunun öneminden dolayı sahabilerin soruya dikkat kesilmesi ve verilecek cevabı iyice anlamalarını sağlamaktı. s.d)

O da sorduğu şeyi tekrar etti. Müteakiben Peygamber (sas): “Allah’a ibâdet eder; O’na hiç bir şey ortak koşmazsın. Namazı dosdoğru kılar; zekâtı verirsin. Sılai rahîmi de yaparsın. Şimdi deveyi bırak” buyurdu. (Müslim: 1/42, hn. 13)

Bu rivâyetin başka bir versiyonunda da; “Bana bir iş göster ki onu yaptığım takdirde beni cennete yaklaştırsın ve Cehennemden uzaklaştırsın” geçer.

İnsanın hakiki maslahatı da bu değil midir? Kalıcı ve sonsuz hayatı öncelemek, ona göre yaşamak.. Günümüz insanlarının önemsemediği bu soru akıllı bir adamın akıllı arayışını gösterir.  

Cehennemden uzaklaşmayı, Cennete yakınlaşmayı bu dünyada yaptığı tasarruflarının mihenki yapan kişi, Allah bilinciyle yaşayan, dokunduğu her şeye bu duyarlılıkla dokunan, varoluşun manasını idrak eden kişidir. 

 

  • hakikathakikat7 ay önce
    behey akılsız adam sen hiç kendi başına fizik kitabı okuyarak fizik mühendisi,matematik kitabı okuyarak yüksek matematikçi olan birini duydun mu? ki bunları kaynağından öğreneceksen Arapçayı ve arap edebiyatını su gibi bilmen ayetlerin gönderiliş amacını zamanını hangi olay üzerine gönderildiğini,ayetlerin açıklaması olan diğer ayet ve hadisleri,hadisleri rivayet edenlerin halini ve bunlara bağlı olarak hadislerin sahih,zayıf gibi sıhhat derecelerini,icma ve ihtilaf mevzuu olan konuları ve bunun gibi milyonlarca bilgiyi bilmen lazım. bütün bunlar ümmetin geçmiş büyük alimlerince halledilmiş,
  • KulKul7 ay önce
    SureVel.asr . Allah cc.Zamana yemin ediyor.Kul aklını ve zamanı çok iyikullnmalıdir.
  • hakhak7 ay önce
    İste Kişi bunlari yapmaya çalışırken kimi kendini şeyh,alim sananlarengel olmaya çalışıyor,bize uy seni bir yerlere getirelim,menfaatini dusun diye menfaat teklif ediyorlar.bilgiyi doğru kaynaktan almasından ve böyle doğru kişinin eğitimindende korkuyorlar işlerine gelmiyor demekki...
  • hakhak7 ay önce
    Kimi suistimalcilarda insanin maslahatini kullanarak kendilerine köle yapmaya calisirlar.evet akıllı kişi sadece Allaha kulluk yapıp sadece ondan yardim dileyen özgür kişidir,iki dünya saadeti için ama meşru yollarda yürüyen kişidir. Sonra eğitimli dürüst değilse değil tabi ama eğitim yinede iyidir.bir insan eğitimli iken bile kötüyse eğitimsiz olsa demekki daha kötü olacak o yüzden herkes iyi bir eğitim almalı ve bu hakkı engellememeli.çünkü eğitimle öğrenilen,savunulan doğrular kimi yanlış kisilerin işine gelmediği için eğitimden korkabilirler.aslında yaptığı doğru olanda bu korku olmaz çünkü kendinden emindir,sorgulanmaktan ve doğru cevabi veremeyeceginden korkmaz
  • RkRk7 ay önce
    Cokguzelbirders insanoglunakendinidünyamakammaddeyekaptirmisolanlarasag olunelizesaglik
  • KILadyoKILadyo7 ay önce
    Akıllı insan aklını vahiyle abdest aldiran kişidir
  • .murat mercan .murat mercan 7 ay önce
    Akıl Allahin verdiği en büyük nimettir.
  • KILadyoKILadyo7 ay önce
    Akıllı insan aklını vahiyle abdest aldiran kişidir
  • Sayın Demirel,Sayın Demirel,7 ay önce
    Akıl, ileride ne olacağını öngörerek karar almaya denir. Sobanın elinizi yakacağını bilirseniz elinizi sürmezsiniz. İşte bu akıldır. Bu nedenle ben referandumda hayır oyu vereceğim.
  • AbdullahAbdullah7 ay önce
    Akıllı kişi, İslam'ı kaynaklarından kendi aklını kullanarak öğrenene denir. Şeyhten, alimden, hocada öğrenmek yerine kendisi şeyh, alim, hoca olmak için çalışana denir akıllı.
Daha fazla yorum göster (1/10)