THY - Orta Avrupa Mayıs 2018

16 Nisan sonrası

16 Nisan 2017 Pazar

İki hafta süren yurtdışındaki yoğun çalışma temposuna geçici olarak ara verip ülkeye dün döndüm. Biraz dinlendikten sonra gazeteye yazımı yetiştirmek üzere bilgisayarın başına oturdum. Yazıyı bugünkü referandumla ilgili yazdım. Ama eşim, referandumla ilgili yazma yasağını hatırlattı. Yol yorgunluğu bunu bana unutturmuştu. Biz de yazıyı çöpe atmak durumunda kaldık. 

Her yazının kendine göre bir serüveni vardır. Yazıldığı fiziksel ortamlar, yazarın içinde bulunduğu psikolojik durum, içinde bulunduğumuz konjonktür yazının ortaya çıkmasında etkili olur. Zihninizi ne meşgul ediyorsa onunla ilgili yazmak daha kolaydır. “Fikriniz zikrinizdir” bir manada.  

Benim zihnimin bugünlerde meşgul olduğu konulardan birisi de 16 Nisan sonrasıdır. Referandum sonuçları belli olduktan sonra sonucun toplumsal psikolojimizi, ülkenin gidişatını ve bölgeyi nasıl etkileyeceğini düşünüyorum.   

Çünkü bugün ülkenin geleceğiyle ilgili çok önemli bir kararı oyluyoruz. Bir diğer ifade ile halk nasıl yönetilmek istediğine kendisi karar verme sorumluluğunu bizzat kendisi üstlenmiştir. “Evet” veya “Hayır” kararı nihayetinde toplumsal ve devlet hayatımızı etkileyecektir. 

Biz, toplumsal kolektif şuurumuzun doğru kararı vereceğine inanıyoruz. Çünkü büyük meselelerde toplumun kahir ekseriyeti kalıcı olanı geçici olana, ülkenin geleceğini sloganlara, makulu uçuk hayellere tercih eder. Tarih tecrübemiz genelde bunu gösterir. 

Ama nihayetinde kim neye oy verirse versin halkın hür iradesiyle belirlediği sonuca, yani halkın hakemliğine, sonucu yanlış görse dahi, tahammül göstermek durumundadır.

Sandıktan ne çıkarsa çıksın birlikte yaşama azmini zayıflatacak davranışlardan bütün kesimler kaçınmalıdır. Coğrafyamız etnik ve mezhep savaşlarına mahkum edilirken böylesi bir tehlikeyi görmezden gelip sorumsuzca davranamayız. 

Halk oylamasına gidilen süreçte yükseltilen tansiyon düşürülmeli, kutuplaştırılan topluma birleştirici mesajlar verilmelidir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ve hükümetin bunu yapacağına inanıyorum. Umut ederim muhalifler de sonuç ne olursa olsun aynısını yapar ve bir ân önce normalleşme sürecine gireriz. 

Toplum üst üste yaşadığımız siyaseti ele geçirme müdahaleleriyle yoruldu. Özellikle de 15 Temmuz askeri darbe girişimi halkımızı sürekli teyakkuz durumunda tutmaktadır. Bir ân önce darbe heveslileri tamamen bertaraf edilmelidir. 

Bölgemizde büyük savaş gerginlikleri yaşanırken, dünya büyük bir hesaplaşmanın sinyallerini verirken toplumsal birliğe ihtiyacımız vardır. Bu birliğe kendi iç huzurumuz, aile hayatımız, ekonomik dinamikler için bile ihtiyacımız var. 

Zira hepimiz aynı gemideyiz. Bu gemiye bir zarar gelirse hepimize gelmiş olur, batarsa hepimiz batarız. Geminin selameti hepimizin yararınadır. Referandum sonucu ne olursa olsun bu bilinci kuşanmak zorundayız. Halkın bu sağduyuyu göstereceğine inanıyorum. Siyasilerin de bu sorumlulukla hareket etmesi elzemdir.  

 

YORUM YAZ