Tekrar seçimde ne olur? AK Parti, CHP, MHP, HDP

15 Ağustos 2015 Cumartesi

Bir de Saadet’i eklemek lazım.

Hadi oradan başlayalım:

Saadet Partisi, BBP ile “ittifak”tan umduğunu bulamadı malûm.

Genel Başkan Mustafa Kamalak hocamız, seçimden sonra parti duayenlerine “İsterseniz çekilebilirim” dedi, olmadı.

Saadet “tekrar” seçimde ne yapar?

Yine mi BBP ile ittifak?

Bu herhalde artık olmaz.

Camianın önde gelen ismi Sayın Oğuzhan Asiltürk, mutlaka durumu görüyordur.

Saadet ve AK Parti camiaları arasında kim ne kadar inkâr ederse etsin, “tabii” yakınlık var.

AK Parti’nin “küçük oy farkları” ile kaybettiği sandalyelerin bir bölümü, Saadet Partisi ile “işbirliği” halinde geri alınabilir.

Neyse, bekleyelim görelim.

HDP ile devam…

“Sırtını terör örgütlerine dayadığını” ilan eden bu parti, oy kaybı yaşıyor.

Paralel yapı ile yakın ilişkileri bir handikap, sürecin HDP’nin “kendi kararlarını alma gücüne sahip olmayan” bir parti olarak öne çıkartması da öyle.

Seçimlerde “sandık güvenliği” sağlanabilirse –ki AK Parti hükümeti son tecrübesinden sonra bu işe özel önem verecek-

HDP’nin barajı aşamaması sürpriz olmaz.

Bu partinin reel oy oranı yüzde 6, barajla arasında yüzde 4’lük fark var.

CHP, “emanet oy” pompalamaya devam etmezse, işi çok zor.

MHP’ye gelelim…

Parti tabanı, seçim sonrasında AK Parti ile “koalisyona” istekli olduğunu gösterdi.

Sayın Bahçeli’nin “Külliye” takıntısından dolayı böyle bir imkânı heba etmesi halinde, geçmiş seçimde aldığı oy oranın altına düşer MHP.

Bu partinin aldığı oylar içinde önemli miktarda “tepki oyu” var; bunların bir bölümü elden gidebilir.

Ben, Sayın Devlet Bahçeli ile Kılıçdaroğlu’nu asla “aynı noktada” görmek istemem.

AK Parti CHP koalisyonuna açıktan cephe aldığım malumunuzdur, MHP için aynı şeyi düşünmem.

Ne var ki, Sayın Bahçeli’ye “ille de tabanın sesine kulak veriniz” telkininde bulunmak haddi aşmak olur.

Sayın Bahçeli, ilerisini gerisini düşünebilecek yetkinliktedir şüphesiz.

CHP’ye gelince…

Kemal Kılıçdaroğlu, “seçim başarısızlığının” tartışılmaması için “AK Parti’yi devirdik” şamatasından medet umdu, AK Parti ile koalisyon ısrarına “sorumluluk” kılıfı giydirmeye çalıştı.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun CHP’den çok HDP’ye yakın bir isim olduğu artık biliniyor; Genel Müdürlüğü döneminde neler yaşanmıştı, HDP ruhu oralara nasıl yerleşmişti, hepimiz çok iyi biliyoruz.

Kemal Bey cidden zor durumda; seçimlerde yine “HDP’ye çalışsa”, seçimlerden yine hezimetle çıkacak.

Koltuk elden gidecek.

Çalışmasa, AK Parti çok büyük patlama yapacak.

Kemal Bey, HDP ile koltuk arasında sıkışmış durumda.

Şimdi, seçmene ne diyecek?

“Biz AK Parti ile koalisyon yapmak istedik ama Recep Tayyip Erdoğan engelledi!”

Neresinden tutsanız dökülen bir söylem.

CHP seçmenin büyük bölümü “İyi ki engellemiş Recep Tayyip Erdoğan” diyecektir.

AK Parti’ye gelince…

Tekrar seçimin en avantajlı partisi.

En kötüsü yine açık ara birinci parti olarak “koalisyona mecbur ve mahkum olmak olur”; normal sonuç, “yeniden tek başına iktidara gelmek” ve HDP’nin durumuna göre, Başkanlık Sistemi’ni getirmeye müsait sandalye sayısını yakalamak!..

Bunun şartları var tabii…

Birincisi; geçtiğimiz seçimlerde olduğu gibi bazı “kötü aday”lara yer vermeyecek!..

İkincisi, yok enflasyon hedeflemesiydi, yok kamu maliyesiydi gibi “küçük” hesaplara girerek, anormal telkinlerden etkilenerek, mağdur kesimleri ihmal etme hatasına bir defa daha düşmeyecek.

Teşkilat herhalde bu seçimde daha sıkı çalışır; geçen seçim öncesinde defalarca uyardık kulak ardı edildi, bu seçimde teşkilat çok sıkı çalışmalı.

Bir de sandık güvenliği; devlet her santimetrekareye hakim olacak!..

Parti kurmaylarından Sayın Nureddin Nebati, dün “seçim için taşımalı sistem”den bahsetti, bu sağlıklı bir model.

Bir de;

AK Parti’ye destek veren Sayın Yalçın Topçu gibi ülkücüler var, onların katkısından daha fazla istifa edilmeli, bu nokta da çok çok önemli!

Tablo böyle;

Seçim olursa fazla bir şey değişeceğini sanmıyorum” diyen “faydacı” AK Partililerin (!) moral bozma çabalarına prim vermemek AK Parti’nin yararınadır.

Tablo, AK Parti için büyük “imkânlar” sunmaktadır.

Vatandaş “çıkmazı” gördü, “çıkar yolu” bulacaktır.

Yeter ki,

AK Parti tuzaklara düşmesin!

Günün Özeti

YORUM YAZ