Türkiye’ye atılan nükleer bomba

23 Aralık 2017 Cumartesi

Ülkemizin tarihi boyunca karşılaştığı en ağır kriz FETÖ hadisesidir. FETÖ 40 yıldır orduda, medyada, emniyette, yargıda, üniversitelerde, dışişlerinde ve daha başka kritik kurum ve kuruluşlarda yabancı istihbaratların da desteği ve yönlendirmesiyle örgütlenmiş, ülkenin kılcal damarlarına kadar sızmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere hassas insanlarımızın çaba ve gayretleri ile şimdi buralardan temizlenmeye çalışılmaktadır. Ancak bu temizlik 40 yıl sürse ancak ülkemiz rahatlayacak, yıkıcı etkisi silinebilecektir.

FETÖ’nün Türkiye’ye yaptığı tahribat o kadar ağırdır ki herhalde tepemize nükleer bomba atılsa bu kadar zararı olmazdı. Hangisini sayalım:

l En başta akıllı ve zeki bir nesli dejenere etmiş, yoldan çıkarmıştır. Onları ailelerinden ve ülke gerçeklerinden kopararak sürekli para isteyen, kurban derisi ve himmet toplayan, sınavları hile ile soru çalarak kazanan, düşünemeyen ve muhakemeden yoksun bir zavallı kuşak haline getirmiştir.

l Milletimiz doğru yoldaki cemaatlerden bile korkar, çekinir hale gelmiştir. Bir dostumuz üniversite öğrencileri için açtıkları yurtların rağbet görmediğini, ailelerin FETÖ’den ürktükleri için yurtlardan kaçındıklarını ifade etmiştir.

l Sinsi faaliyetlerini irtikâp, tehdit, şantajlar yapmak ile örgütünün gücünü artırmış, böyle metotlar sıradanlaşmıştır. 

l FETÖ’cüler bir nesle takiye, yalan, iftira, ikiyüzlülük, insanları aldatma gibi kötü huylar aşılamıştır. Geçenlerde FETO’nun sağ kolu durumundaki ve aklı başında zannettiğim birini dinlerken, “Biz eğitimle uğraşırız, bizim darbeyle ilgimiz yok” şeklinde sözler söylediğini işittim. Bunların hepsi, baştan ayağa gayet rahat yalana başvurmaktadırlar.

l Yurt dışında eğitim faaliyetleri denilerek yabancı güçlere adam devşirilmiş, üstelik bunu ülkemizden büyük servetleri yurt dışına çıkararak yapmışlardır.

l İslam’ın içini boşaltmış; şarkılı danslı Türkçe Olimpiyatlarıyla, içkili iftarlarla, Hıristiyanların da cennete gireceği benzeri fetvalarıyla, tesettürü kaldırmasıyla ve daha pek çok sapmış uygulamasıyla ehlisünnet inancına büyük darbe vurmuştur.

l Diğer Müslümanları da küçümsemiş, böcek gibi görmüş ve aşağılamışlardır. Gurur ve kibir içine girmişlerdir. Başka cemaatlere büyük darbeler vurmuşlardır.

l Bağlılarının karakterini de değiştirmiştir. Kolaylıkla yalan söyleyen, münafıklık alametleri göstermekte beis görmeyen, kumpas, şantaj ve iftiraya sık başvuran, hırsızlık ve sahtekârlıkla sınav kazanan, başkasının emeğini sömüren ve hakkını yiyen, adeta zombileşmiş, düşünemeyen, FETÖ ne derse doğru kabul eden, muhakeme melekesinden yoksun şahsiyetsiz ve bozuk huylu bir nesil ortaya çıkmıştır.

l Emniyette, yargıda, eğitim kurumlarında ve diğer önemli kuruluşlarda kolay kapanmayacak tahribatlar ortaya çıkmıştır.

l Şimdi de dağıldıkları dünyanın dört bir yanından ülkemiz aleyhine faaliyetlerini adice sürdürüyorlar.

Bu kadar insanı şarlatan bu kişi kendine nasıl bende etti? Nasıl kendisinin beklenen zat olduğuna kitleleri afyon yutturmuşçasına inandırdı? İşte bu husus incelenmeye gerek duyulan bir konudur.

Türkiye’nin işi elbette çok zor. Ancak mücadeleye ısrarla ve bıkmadan usanmadan devam etmek şarttır.

BEKİR AKBEN HOCAMIZIN ARDINDAN

Gazetemiz yazarı ve kadim arkadaşım Dr. Ali Akben beyin babası Kahramanmaraş ulemasından muhterem Bekir Akben hocamız ebediyete irtihal etti. Mekânı cennet olsun. Yakınlarına ve sevenlerine de sabr-ı cemil diliyorum. 

 

YORUM YAZ

  • mustafa mustafa 3 ay önce
    Allah istikameti menzil olan müslüman kardeşlerim ze selameti daim kılsın yazmış olduğunuz makale çok tespiti ve düşündürücü ALLAH iyi niyetli insanlardan mahrum etmesin yüreğinize sağlık hocam selametle