Maymunlar medyası

09 Eylül 2017 Cumartesi

Yeni Akit Gazetemiz 28 Ağustos’ta “Maymunlar medyası EVRİMDE ISRARLI” manşetiyle çıktı. Haberde Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı yeni müfredatta bilimsel dayanağı olmayan evrim safsatasının yer almaması, kartel medyasını çıldırttığı kaydedilmişti. Saymışlar, “maymundan geldiklerini savunan” ve adeta maymunla yatıp maymunla kalkan medya kuruluşları, son bir aylık süreçte konuyla ilgili 140 haber yayınlamış.

Sadece medyada haber yayınlasalar neyse sempozyumlar düzenliyor, kitaplar çıkarıyor ve evrimi kapak yapan dergiler yayınlıyorlar. Bir telaş bir telaş ki sormayın. 

Nedir dertleri? Neden bu kadar evrim üzerine düşüyorlar? Tek sebep var, o da ideolojik. Yaratıcı inancıyla savaşan ateistler bunlar. Aynı zayıf düzmeceleri kullanarak bıktırırcasına tekrarlıyorlar. Yeni bir belgeleri, inandırıcı tezleri yok. Yaratanı reddetmek için evrimcilik onlara adeta bir sığınak görevi ifa ediyor. Kendilerinin de evrimi sindirerek benimsediğini hiç mi hiç zannetmiyorum.

Bu yayınları tek tek okuyor, inceliyorum. Evrim safsatasını savunmak için acınacak, gülünç durumlara düşüyorlar. Göz göre göre yalana başvuruyor, mugalata yapıyorlar. Hangi birini yazayım?

Evrimciler bilimsel kanıtları görmezden gelmede veya yanlış yorumlamada mahirler. Ama pamuk ipliği gibi zayıf emareleri hemen evrim lehine kullanmada da aynı becerikliliğe sahipler.

Bilim (!) dergisi iddiasıyla çıkan bir dergi insanla satranç oynayan maymun kapağı ile imaj oyunu yapmış.  O kadar benimsemişler maymundan gelmeyi.

Her hususu evrimle açıklayacak kadar basite alıyorlar. lQ’dan katilliğe kadar her şeyi, seçilmiş veya elenmiş sorumlu genlerle açıklıyorlar. Bize diyorlar ki, bunlar genomda belirlenebilir ve insanlar tarafından da seçilebilir ya da elenebilir; böylece kendi seçimlerimizi yapabiliriz.

Evrim teorisinde bilim dinin yerini almış olup ölümsüz ruhun yerini değişmez, sabit genler almış durumdadır. İnsan organizmasını genlerin toplamı saydılar ve bütünü unuttular. Aynı zamanda çevresel ve ekolojik faktörleri önemsiz saydılar. Bu iddianın geçerliği olmadığı açıktır.

Her şeyi açıkladığını iddia ettikleri Darwinci teori aslında neredeyse hiçbir şeyi açıklamamaktadır.

Ve evrimciliğin en büyük tehlikesi ırkçılığı ve zayıf toplulukların yok edilmesini meşru kılacak sosyal Darwinciliğe açık kapı bırakması, insanları böyle bir tavra itmesidir.  Kısacası boş bir teori, yani evrimcilik kolayca zararlı ideolojilerin hizmetine girmiş durumadır.

Evrimcilerin bu ara kendilerini savunmak için ileri sürdükleri tek kanıt (!) mikroorganizmaların antibiyotiklere direnç kazanmasıdır. Bu iddialarını Mae-Wan Ho Türkiye İş Bankası Yayınları arasında çıkan Genetik Mühendisliği adlı eserinde şöyle açıklamaktadır: “Neo-Darwinci açıklamaya göre sebep, antibiyotikler tarafından oluşturulan yoğun seçici baskıydı. Böylelikle mutasyon geçirmeyenler elenirken, antibiyotik için direnç oluşturan spontane (kendiliğinden) rastlantısal mutasyonların yavaş olanları bile hemen seçilecekti. Açıklama gerçeklerden öyle uzak ki, Neo-Darwinciler böyle bir iddiayı savunmaya nasıl cesaret ediyorlar, doğrusu anlayamıyorum.”

Evrimcinin biri de hava tahmin raporlarının daha gerçeği yansıtmasını evrimciliğe kanıt olarak göstermiş.

Bir başka evrimci profesör bitkilerin aşılanması olayını ne ilgisi varsa evrimi ispatlıyor şeklinde lanse etmiş.

Daha yazacak çok şey var, ancak daha sonra yine bu konuya döneceğiz.

 

  • alaettin kılıç gurun alaettin kılıç gurun 2 ay önce
    birhiçbir.maymun insana dönüşetmez bunun için uzun zaman gerekmez bol maymun varorman isterseniz orman varbahçe meyve ne gerekiyorsa mevcut .kendiliğindenolduğunü iddia ettikleri evrim için insan eliylebir denemesini yapsınlar görelim doktor bedava teknolojikullaak serbest birçok maymun yavrusutoplayıp denesinlerinsan maymuna donusur maymun insana dönüşmebir konuvar sayalim oldu maymun nereden geldine nasıl maymuna dönüştü veya bunlar ne kadar zamanda oldu .genetikcilere ugrasanar buna çaba sarf ediyorlar başaramadılar het canlı zamanında olduğu gibi yaratılmışmermer içinde canlı fosiller bulunmaktadır baliktanmidye ye kadar salyangozdahil her sert kabünlü fosiller mevcut