FETÖ’cüler ne durumda?

28 Ekim 2017 Cumartesi

Çok değil daha birkaç yıl önce havalarından, gurur ve kibirlerinden yanlarına varılmıyordu. Kendilerini, mehdi ve mesih olduklarına inandıkları ‘beklenen salih zat’ın bağlıları olarak görüyorlardı. Allah’ın yeryüzündeki temsilcileriydiler. Şarlatan liderleri Peygamber Efendimizle istişare ediyor, ona göre kararlar alıyor ve davranıyordu. Kendileri seçilmiş üstün insanlardı, başkaları ise acınacak zavallılar idi.

Evet, aynen böyle düşünüyorlardı. Televizyonlardaki açık oturumlarda bunu görüyordunuz. Herkese üstten bakıyorlardı. O kadar havaya girdiler ki artık ülkeyi ele geçirebilecekleri zamanın geldiğine inandılar. Zaten semadan gelen haberler(!) Türkiye’nin onlara verildiğini söylemekteydi. 15 Temmuz kanlı darbe teşebbüsüne bu hasta kafa ile girdiler. Kesin başaracaklar, ülkeyi ele geçireceklerdi. Maalesef bu sapık inançları uğruna 250 insanımızı acımasızca şehit ettiler, binlercesini yaraladılar.

Sonuç FETÖ’cüler için tam bir hüsrandı. Bekledikleri hiçbir şey olmadı. Hiç güçlerinin olmadığı görüldü. Şişirilmiş balondular ve milletimiz onları patlattı. Bedduaları ise tutmadı, aksine ne dedilerse kendilerine döndü. Kaçacak ülke arar duruma geldiler. Örgütün elebaşları hemen bir dış ülkede soluğu aldı. Ancak kaçamayıp kalanlar şu anda cezaevlerini doldurmuş durumdalar: Haklarında 102 bin işlem yapılmış. 42 bin FETÖ’cü cezaevinde tutuklu olarak yatıyor. 105 bin şüpheli var. 9 bine yakın kişi ise FETÖ’cülükten yakalama kararı var, aranıyormuş.

Terör örgütü bu defa devamlı uydurma ve yalan haberlerle taraftarlarını ümitli tutmaya çalıştı. Cezaevlerine Hz. Ali’nin, Hz. Yusuf’un gelip onlara namaz kıldırdığını anlattılar. FETÖ’cülerin orada çok mutlu olduklarını söylediler. Tarih verdiler, FETÖ’cülerin başa geçeceği hakkında. Ama her defasında yalan çıktı, ancak bunlarda rezil olma ve utanma duyguları kaybolmuş.

Bunları artık FETÖ’cülerin FETO adlı şarlatanın hipnozundan çıkma işaretleri vermeleri sebebiyle yazıyorum. Daha önce gözaltına alındıklarında ve tutuklandıklarında zafer işaretleri yapan, “sizi yakında çiğneyip geçeceğiz” havası veren FETÖ’cülerin şimdi ağladıkları, acı içinde kıvrandıkları görülüyor.

Hain darbe teşebbüsünden bu yana 15 aydan fazla zaman geçti ve hâlâ hapisteler. Milletimizin hainlere kızgınlığının ve nefretinin devam ettiğini de görüyorlar. Üstelik davalar sonuçlanmaya, ağırlaştırılmış müebbet cezalar verilmeye başlandı. Sanki başlarına gelen acı gerçeği anlamaya başlamış gibiler. Eskisi gibi yalan, çarpıtma, mahkemelerle alay etme var ama o iğrenç sırıtmalarının yerini derin üzüntü ve ağlamalar almış durumda. Geçen hapisteki küçük rütbeli hainlerin darbeci komutanlarına saldırdıkları, kravatla boğmaya kalktıklarını medyada okuduk. Yurt dışındakiler ise ganimet kavgasına girmiş durumdalar.  

Maalesef FETÖ’cülük ülkemizin son yıllarını ve yüzbinlerce gencimizi elimizden alan hain bir proje olarak dikkatle incelenecek bir hareket. İbret alıp geleceğimiz adına dersler çıkarmamız şart.

RUHA ŞİFA 33 REÇETE

Yaklaşık on yıldır sosyal hayır ve iyilik dernek ve vakıflarındaki yoğun görevlerim sebebiyle yeni kitap çıkaramamıştım. Çok şükür şimdi sevdiğim ve yıllardır çalıştığım konuda kitabım Timaş Yayınları arasında çıktı. Ruha Şifa 33 Reçete adlı bu yeni eserimi ilgilenen okuyucularımıza tavsiye ederim. 

 

  • yaşar çalışkanyaşar çalışkan24 gün önce
    eserinizi kutlarım. bu günden yarına eserlerimiz kalır. para talaş dostluklar unutulur yok olur. kalem ehli müktasebatı olanlar yasmayı vne almalı. selam oda arkadaşın yaşar çalışkan