THY- Euroleague

Zalimlere “dur deme” zamanı gelmedi mi?

09 Aralık 2017 Cumartesi

Yaklaşık 2 milyarlık İslam alemi yeni bir Kudüs travması daha yaşıyor.

İslam kardeşliği şuurunun azaldığı, menfaatlerin, eşya ve meta’ın birlik ve beraberliğin önüne geçtiği, müslümanlarda dünya sevgisinin arttığı, mal ve mülk sevdasının zirve yaptığı her dönemde, İslam dünyası bugünkü Kudüs olayına benzer, çok sayıda saldırılara muhatap olmuştur...

Bunu tarih apaçık yazıyor!

Bugün ekonomi ile birlikte konuya has dini mevzuları da gündeme taşımak istiyorum...

Cenab-ı Hak Celle Celaluhu, Kur’an-ı Kerim’de, çok mal ve evlatla övünenleri, servet, şöhret ve şehvete düşkün olanları sert bir şekilde ikaz ediyor ve onları sevmediğini açıklıyor.

Peygamber Efendimiz de, “Dünya sevgisi bütün günahların başıdır” buyurarak, dünyanın ahretin tarlası olduğunu, bunu da hiçbir müslümanın asla unutmaması gerektiğini hatırlatıyor...

Eshab-ı Kirâm’dan bir kişi, Peygamberimize (aleyhisselâm) soruyor:

-Ey Allah’ın Resulü! Bana öyle bir şey öğretiniz ki; onu yaptığımda hem Rabbim beni sevsin, hem de insanlar!..

Peygamber Efendimiz cevap olarak buyuruyor ki: “Dünyayı sevme Rabbimiz seni sevsin... İnsanların elinde bulunanlara göz dikme insanlar da seni sevsin!”

“ÜMMETİMİN HELAKI DÜNYA SEVGİSİ”

Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam, dünya sevgisi konusunda başka bir hadisinde yine ciddi uyarılarda bulunuyor... Yüce Peygamber, “Her ümmetin helakini mucip bir fitne vardır. Benim ümmetimin sebeb-i helaki ise, mal-ı dünyadır” buyurarak Müslümanlara uyanık olma çağrısı yapıyor...

Peygamber Efendimiz yine bir hadisinde de, “İlim müslümanın yitik, kaybolmuş malıdır. Çin’de bile olsa gidip alın!” buyuruyor ve her müslümanın Allah’ın “Oku!” emrine muhatap olduğunu ikaz ediyor!

Tabi ilim Allah rızası için değil de, dünya menfaati için, dünya sevgisi için öğrenilirse, dünya sevgisine alet edilirse... Yine ibadetler dünya menfaatleri için yapılırsa, işte o zaman yerkürede fitneler zuhur edecek, bu kaçınılmaz!... Bu sözler de bütün hikmet kitaplarında yer alıyor...

Ebü’l-Hasan-ı Şazili hazretleri diyor ki:

“En büyük günahlar ikidir: Biri dünya sevgisi, diğeri bilmediği bir işin başına isteyerek geçmek”...

Evet, biliyoruz ki inkardan sonra en büyük günah kibir... Kibirden sonra da dünya sevgisi... Dünya sevgisi tüm kötülüklerin, fitnelerin kaynağı olduğu gibi manevi hastalıkların da baş müsebbibi... Kibirlilik, çekememezlik, haset, dedikodu, aldatma, ihanet, hak hukuk tanımama, menfaatler için birilerinin işine mani olma, pazarını bozma hep dünya sevgisinden kaynaklanıyor...

Kısacası dünya ahiretin tarlası ve köprüsü durumunda. Ama bunu çok az insan biliyor... Dolayısıyla insan Allah’ın rızasına kavuşmak istiyorsa, dünya sevgisini gönlünden atacak. Yani dünya sevgisinden ne kadar uzaklaşabilirse, Allah’ın rızasına ve sevgisine de o kadar yaklaşmış olacak... Dünyaya düşkün olmak da hataların ve günahların menbaı, kaynağı.... Olay bu!

FİKRİ - ZİKRİ AYRI, DÜNYASI AYRI!

Bugün Kudüs travması yaşayan İslam alemine bakıyoruz, durumunu inceliyoruz... Yaşantılarını, yönetimlerini analiz ediyoruz...

Başta petrol, gıda, akarsu, maden, emtia, enerji, para her türlü yer üstü ve yer altı zenginlikler İslam ülkeleri topraklarında. Allah vermiş... “Alın kullanın, kimseye muhtaç olmayın” demiş...

Ancak bugün bu zenginlikleri işletenler, müslümanlar değil, bizzat İslam düşmanı yabancılar! Müslümanlar, yabancıların sözüne, süsüne, kalıbına, gücüne kanmış, inanmış, helal – haram demeden onların batıl içtimai, ekonomik ve siyasi hayat tarzlarını benimsemiş, resmen onlar gibi yaşamaya başlamış...

Adam seni bir taraftan borçlu yapıyor... Diğer taraftan sahibi olduğun hem yer altı, yer üstü zenginliklerini hem de paranı çatır çatır yiyor!

Bugün Müslümanların her biri bir yerde darmadağın! Fikri ayrı, zikri ayrı, yürüyüşü, bakışı ayrı, dünyası ayrı!

İslam ülkelerinin çoğunda belki ezanlar susmamış ama, insanlar arasında dünya sevgisi tavan yapmış! İbadetler, ilmi yaklaşım, islami bakış, gelenek ve görenekler sıradanlaşmış...

İslam dünyasındaki vahim manzara bu!

İNŞALLAH BAŞARAMAYACAKLAR!

Yeni Kudüs olayı patlamışken, ister istemez bu soruları sormak durumundayım...

Yüce Allah’ın Saff Suresi’nde buyurduğu “Şüphe yok ki Allah, kendi yolunda yan yana, kurşunla kenetlenip kurulmuş bir duvar gibi saf tutarak savaşanları sever” ayeti İslam alemine bir mesaj vermiyor mu? Yoksa müslüman alemi bu ayeti anlamaktan yoksun mu?

Yıllardır yüzüstü sürünen İslam alemi, Peygamber Efendimiz’in, “Mü’minler parçaları birbirini bağlanıp tahkim olmuş bir bina gibidir” buyurduğunu ve ardından bu bağlılığı göstermek için mübarek parmaklarını birbirinin arasına geçirip kenetlediğini ne çabuk unuttu? Nerede birlik ve beraberlik? Nerede akrabalık, komşuluk, dostluk? Nerede kaldı insanlık, Müslümanlık?.. Biri çıksın söylesin!

Bugün 2 milyar nüfusa dayanan İslam alemi, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’de, “Allah ticareti helal, faizi haram kıldı” emrine rağmen yahudinin icadı, vahşi batının ekonomik sistemi faiz belasını, başından niçin atamıyor?

Yıllardır faizle Batı’ya akan trilyon dolarlar seviyesindeki zenginliğin hesabını kim verecek?

Tabii ki hesabı sorulacak... Burada sorulmazsa, ahirette sorulacak... Hem de her paranın, her santimin, her kuruşun, her liranın...

Evet, bugün İslam ve insan düşmanları ilk kıblemiz Kudüs’e kelepçeyi vurmak üzere...

Ancak başaramayacaklar! İnşallah başaramayacaklar!

İslam ülkeleri olarak artık, bu hayasızca akına, bu zulme bir “dur deme” zamanı gelmedi mi?

 

YORUM YAZ