Türkiye ve dünya ABD tehdidi altında!

24 Ocak 2018 Çarşamba

Dünyayı mandalaştırma peşindeki ABD’nin Ortadoğu’daki son oyunu Suriye ve Türkiye

935 kilometrelik Suriye, 331 kilometrelik Irak sınırına çöreklenen bu karayılan, yavrularıyla İsrail’i güçlendirmek ve iflasa giden ekonomisini kurtarma psikozuyla her yere saldırıyor.

Daha iyi anlaşılması için bugün bildiğimiz birçok hadiseyi statik bir hesapla gözler önüne sereceğim…

1 Mart 2003 tarihinde TBMM’den geçmeyen tezkereden sonra Türkiye’yi hedefe oturtan ABD, o günden bu yana başta PKK ve terör örgütleriyle işbirliği yapıyor. Yani şu an ABD, yavrusu El Kaide bağlantılı DEAŞ’ı Suriye ve Irak üzerine salıp ardından diğer yavrusu taşeron PKK’sıyla Suriye’yi yutmaya uğraşan karayılandan başka bir şey değil!

Yakın geçmişte yaşadığımız FETÖ’nün 17-25 Aralık 2013 operasyonu, gezi, MİT krizi, MİT TIR’ları, bombalı intihar saldırıları, silahlı baskınlar, 15 Temmuz darbe girişimi de hep bu karayılanın organize ettiği menfur ve mel’un hadiseler...

ÖNCE FIRAT’IN BATISI, 

SONRA DA DOĞUSU

Bu zamana kadar darbeler de dahil Türkiye’nin başına olmadık çoraplar örmeye uğraşan ABD ile Fırat Kalkanı’ndan sonra şu anda Suriye Afrin’de yine karşı karşıyayız. Türk Silahlı KuvvetleriZeytin Dalı Harekatı’nın 5’inci gününde ABD destekli PKK ve DEAŞ’ı analarından doğduğuna pişman ediyor.

Evet, uluslararası hukuk çerçevesinde ve dünyayı bilgilendirilerek yürütülen meşru Afrin Zeytin Dalı Harekatı başarıyla sürüyor. Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte gerçekleştirilen operasyonda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, her dönemde olduğu gibi ağır sillesi düşmanın suratında patlarken sivil halkı koruyan, kollayan insani hassasiyeti de dünyanın dikkatinden kaçmıyor.

Zeytin Dalı Harekatı, herhangi bir etnik gruba değil, sadece terör örgütlerine karşı icra ediliyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruyan operasyonun asıl hedefi, bölgede yaşayan Arap, Türkmen, Kürt ve diğer sivil grupların huzur, güven ve refahı…

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın ifadesiyle, “Bölücü terör örgütü bölgeden tamamen temizlenene, Suriye’nin asli sahipleri olan ve 3.5 milyona yakını halen Türkiye’de yaşayan kardeşlerimiz güvenle evlerine dönene kadar operasyonlar sürecek...”

Anlatmak istediğim, Türk askerinin muazzam zaferi, zaferleri değil… Peygamber Ocağı, zaten her zaman işini en iyi şekilde ifa ediyor… Türk askeri işgalci değil, bilakis şefkatle kucaklıyor… Savaşıyor, şehit oluyor, ama gittiği yere barış götürür… Savaşırken silahsıza, yaşlıya, çocuğa, kadına, tarlaya, bağa, bahçeye, meskun mahallere asla zarar vermiyor… Çünkü adı ezanlarla müeyyed.. Çünkü o, manası barış olan İslam’ın son ordusu… Çünkü o dünyanın en merhametli savaşçısı

İtirazı olan varsa gider tarih sayfalarına bakar…

Fırat Kalkanı’yla karayılanın başına kementi geçiren Türkiye, inşallah Afrin ve ardından gerçekleştirilecek Münbiç operasyonlarıyla bu yılanın başını gövdesinden ayıracak. Önce Fırat’ın batısı ve ardından doğusuna sıra gelecek. Bakalım bu mandacı ABD, kadim topraklarda ne kadar barınabilecek, hep birlikte göreceğiz!

ABD, DÜNYADA GİDEREK YALNIZLAŞIYOR

Kısaca, Suriye’deki ABD destekli terörist yuvalanmalara nazar edelim… Terör örgütleriyle işbirliği yaparak Ortadoğu’da operasyonlar yapmaya çalışan ABD neyin peşinde?

Mel’un saldırgan ABD’nin başlıca iki emeli var…

Bir kere ABD, askeri ve ekonomik olarak dünyadaki en büyük Yahudi devleti. En yakın müttefiki de İsrail… Amerika, kadim topraklarda geniş bir İsrail devleti kurmak istiyor. İsrail’i önce Suriye’de sonra Irak’ta büyütecek. Müteakip Türkiye’nin güneydoğu ve doğu kısmıyla birlikte Ermenistan’a kadar bölgeyi Tel Aviv’e bağlayacak...

ABD bu emellerini gerçekleştirmede uluslararası alanda yalnız kalınca, terör örgütlerine bel bağladı. Yandaşlarıyla DEAŞ’ı teşkilatladı. DEAŞ’ın Suriye ve Irak’ta geniş topraklarda mevzi kazanmasını sağladı. Sonra hile ve desiselerle DEAŞ’ı PKK’ya yem etti.

Evet, ABD’nin 1990 yılından bu yana Irak ve müteakip Suriye’ye yerleşmesinin asıl maksadı büyük İsrail ve beraberinde petrol…

SANAL EKONOMİ OYUNLARI 

BAŞLARINA GEÇECEK

ABD’nin ikinci emeli ise ekonomik… ABD 1997, peşinden 2000 ve nihayetinde 2008 krizinin yıkıcı etkilerini masum milletlerin sırtına yükleme gayretinde. Bugün dünyada dolaşımdaki doların uçurum nispetinde ABD’de karşılığı yok. Yani 3 kağıt ekonomisi artık iflas etmiş durumda. Çoğu kara para, karşılığı olmayan trilyonlarca dolar, Amerika’ya dönmek için gün sayarken ABD bu tehlikeyi başından savabilmek, çöküşte süreyi uzatabilmek için her yolu deniyor. Biliyorsunuz, daha önce de yazmıştım, sadece Panama’da aklanan kara paraların yüzde 70’i ABD’ye ait. Diğer yandan son yıllarda dünyayı saran kripto para oyunu da ABD’nin paçayı kurtarma yolundaki paniklemeleri...

ABD çöken ekonomisini kurtarmak için büyük savaşlar çıkararak daha çok silah satmak ve dünyanın her yerinde enerji, gıda, maden, su gibi kaynaklara sahip olmak istiyor. Ortadoğu, Afganistan, Pakistan, Myanmar, Libya, Mısır, Tunus, Cezayir sadece bu karayılanın çöktüğü bölgelerden bazıları…

Bugün İslam dünyasının sesi olan Türkiye ile dünyadaki ekonomik kaynaklar ABD tehdidi altında, özellikle bunun böyle bilinmesi lazım!

 

YORUM YAZ