Ağaç AŞ

Startup’lar geleceğin öyküsünü yazıyor!

08 Aralık 2017 Cuma

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlediği yerli ve yabancı startup’ların boy gösterdiği İnovasyon ve Girişimcilik Haftası etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor.

Gidemeyenler için bugün ve yarın da ziyaret imkanı var…

Bana sorarsanız, 6 Aralık Çarşamba günü açılış konuşmalarıyla başlayan inovasyon haftasına, asıl damgayı vuran, dünyada yeni ekonomi çağının en önemli dinamiği olarak sayılan startup’lar

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, yönetim kurulu ve istişare kurulu üyeleriyle birlikte TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’yi etkinlikler başlamadan birkaç gün önce makamında ziyaret etmiştik.

Sayın Büyükekşi’nin ziyarette teknoloji ve bilişim odaklı Born Global etkinliğine ve startup’lara yönelik anlattıklarını duyunca, ihracatçı birliklerinin sadece yurt dışına mal üretip satmakla kalmayıp, markalaşma, mal kalitesini artırma ve Türkiye’yi inovasyon ve girişimcilik yolunda bir adım daha ileri taşıma gayretini gördük. Aynı iştiyaki İnovasyon ve Girişimcilik Haftası etkinlerinde de bariz olarak yaşadık.

Tabii ki Türkiye İhracatçılar Meclisi, 6’ncısını düzenledikleri inovasyon etkinlikleriyle Türkiye’nin geleceğine yatırım yapıyor ve başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkesi bu yatırıma katılmaya davet ediyor.

YENİ DÜNYANIN YENİ GERÇEĞİ

Dünyada artık yeni ekonomi çağının en önemli dinamiği startup ekosistemi… Bütün ülkeler bu sinerjiyi yakalayabilmek için seferber olmuş.

Bundan kaçış yok! Kaçan kurtulmaz, bilakis fersah fersah geri kalır!

Türkiye İhracatçılar Meclisi de Turkcell, Sabancı Holding, Arçelik, Çalık Holding ve Türkiye Ekonomi Bankası’nın aralarında bulunduğu stratejik partnerleriyle birlikte dünyanın peşinde koştuğu startup ekosistemini İnovasyon Haftası etkinlikleriyle İstanbul’a taşıdı… Türkiye’nin kadim coğrafyasıyla birlikte Türkiye’ye yakın ilgi duyan startuplara kucağını ardına kadar açtı.

Büyükekşi’nin asıl hedefi, “Türkiye’yi bu alanda bölgenin hub’u yapmak”… Kendisini takdirle karşılıyorum ve ayakta alkışlıyorum… Herkes de alkışlamalı… Bu hedefte bütün Türkiye’yi Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin yanında görmek istiyoruz…

İnovasyon yani yenilik, incubator yani kuluçka merkezleri, accelerator yani işi hızlandırma, pivot yani döngü noktası ve özellikle üzerinde duracağımız startup’lar yeni ekosistemin temelleri… Tabii ki öncelikle bu ekosistemin kapısı startup’lar…

Mehmet Şen de “Nasıl Başardılar” adlı kitabında startup’ın tarifini “özgirişim” olarak yapıyor. Bakalım öyle mi?

MARKALARIN VAZGEÇİLMEZ IŞIĞI

Nedir bu startup’lar?.

Bakınız, startup, kesinlikle girişim değil. “O zaman ne?” diye sorulduğunda, marka değil ama marka olabilme imkanına, kabiliyetine, eski tabirle istidadına sahip şirket veya kuruluşlar da demeyeceğim… Çünkü startup’lar şirketten öte yeni fikirler ve yeni iş modellerinin harmanlandığı birimler veya düşünce alanları… İyi yönetilirse marka, olamazsa markalara ışık olur.

Bir hücre ve bir atom yapısını düşünün…

Zar, sitoplazma ve çekirdek… Bunlar hücrenin 3 ana asli unsuru...

Zar; hücreyi dış ortamlardan ayırır, korur ve ona şekil verir. Sitoplazma; organcıklarla hücredeki beslenme, solunum, dolaşım, boşaltım, üreme, sindirim gibi bütün hayati faaliyetlerin gerçekleştiği yerdir. Hücrenin ortasında yer alan ve bir zarla sitoplazmadan ayrılan çekirdek ise, hücredeki tüm hayati faaliyetleri yönetir. 

Maddenin yapı taşı atom da aynı şekilde!

Aslında insanoğlu, kendini ve kainattaki tabii sistemi iyi gözlemlese gelişimini daha kolaylaştırabilecek, hızlandırabilecek! Yüce kitabımız Kur’an-I Kerim’e göre, “insan en güzel şekilde yaratılmıştır”… Bu yaratılış, insanoğlu için bir anahtar vazifesi görmektedir. Çünkü insan, alemin özetidir…

Dolayısıyla startup’lar da canlının yapı taşı çekirdek ve maddenin yapı taşı atoma benziyor. Onlar da yeni ekonominin yapı taşları... Dünyanın yeni gerçeği inovasyonla yoğrulmuş bu aktiviteler; iyi korunup, etkili olduğu alanlara gerektiği şekilde yönlendirilebilirse, kanun, tüzük ve oluşturulacak kültürle hayatiyeti sağlanabilirse, mevcut faaliyetleri de iyi yönetilebilirse markalaşmaya, zenginleşmeye açılan kapılar daha çabuk açılacak…

GİRİŞİMCİLİKTE SINIR TANIMIYORLAR

Bu yıllarda bütün dünya startup ekosistemi peşinde… Teknolojiden, sanayiye, tarımdan hizmet sektörlerine kadar her alanda startup’ların önleri açılıyor… Türkiye’mizin de acilen resmi olarak korunmuş ve işlerliği yükseltilmiş bir startup ekosistemine ihtiyacı var.

İsterseniz size dünyadan startup’lar sıralayayım…

Bugün 17 trilyon dolarlık devasa ekonomisiyle “ali kıran, baş kesen” ABD, dev teknoloji yapısıyla bir startup ülkesi ama, İsrail de ABD gibi aynı performansı gösteriyor. İslam dünyası tarafından hiç mi hiç sevilmeyen bu İsrail bir taraftan Ortadoğu’da zorbalığıyla terörizmde zirve yaparken diğer taraftan yüksek teknoloji üretmede startup’lara aşırı özgürlük tanımış… Bugün 8 milyon nüfuslu İsrail’de 6 bine yakın yüksek teknoloji girişiminde 50 bin kişi faaliyet gösteriyor. Bu girişimlerin 1400’ü 2015 yılında faaliyete başlamış…  ABD teknoloji endeksi Nasdaq’ta da 100’den fazla İsrail şirketi kote vaziyetinde.

İsrail’in peşinden ülke olarak hemen Estonya ve Singapur geliyor.

İnovatif ülkeler sıralamasında 35’incilikte bulunan Türkiye’yi düşündüğümüzde daha ne kadar çok çalışmak zorunda olduğumuzu görmek lazım…

Girişimciliği hayat tarzı yapan insanlar, bir yerde özgürce yaşama ve çalışma imkanı bulabiliyorsa, onlar geleceğin temel taşı olarak tarihteki yerlerini alıyorlar…

Olay bu kadar basit!

 

YORUM YAZ