Sıcak para siyaset cephesine oynuyor!

10 Kasım 2017 Cuma

Dünyada artık paranın daha değerli olduğu bir döneme doğru gidiyoruz.

Oran vermeye gerek duymuyorum ve global ekonominin liderleri ABD ile Avrupa’da faizlerin giderek yükseldiğine dikkat çekmek istiyorum…

Yani paranın maliyeti giderek artıyor, borçlanmak zorlaşıyor… Tefecilere gün doğuyor, diyorum!

Gelişmiş ülkelerin portföy yatırımları deposu ve her türlü geniş bir pazar olarak gördüğü, içinde Türkiye’nin de olduğu gelişmekte olan veya gelişen ülkelerde, ekonomiler başta olmak üzere siyasi dalgalanmaların daha yüksek seyredeceği yılların arefesini yaşıyoruz!

Özele geldiğimizde, sık sık tekrarlamaya gayret ettiğim, Türkiye’nin Irak ve Suriye politikaları, Ortadoğu’daki mezhep çatışmaları paralelinde siyasi çalkantılar, bölgede bir darbe görüntüsü veren Suudi Arabistan krizi, Katar, İran, Yemen’deki çekişmeler, çatışmalar ve bu çalkantılara müdahil olan dış güçler finansmana ciddi şekilde ihtiyaç duyan söz konusu gelişmekte olan gelişen ülkelerde ekonomisini ve siyasi gelişmeleri menfi yönde ateşliyor, siyasetin, ticaretin, birlik ve dirliğin şirazesini bozmaya çalışıyor…

Her ortamda bir araya geldiğimizde sorduğumuz, “Yahu bu dövize, faize ne oluyor da, sürekli volatil şekilde piyasaları rahatsız ediyor? Dövizin ve faizlerin durulması için ne yapılmalı?” sorularına ancak dünyaya ve Türkiye’ye reel gözle baktığımızda cevap verebiliyoruz…

TÜRKİYE FOTOĞRAFINA 

GERÇEKÇİ BAKALIM

Öncelikle Türkiye’yi çıplak gözle izlediğimizde, özellikle dış politika ve global ekonomi projeksiyonunda yüksek dalgalar arasında hedefine yürümek için çabalayan bir Türkiye’yi gözlemliyoruz…

Ancak bahsettiğimiz döviz ve faizleri içine alan piyasa dalgalanmalarını, Türkiye’nin mevcut konjonktürel akışta çizgisini henüz tam ve net olarak dünyaya anlatamadığına bağlıyoruz…

NATO üyesisiniz, IMF ile birlikte yürüyorsunuz, Avrupa Birliği en büyük ticari partneriniz, ABD olmadan hareket etme şansınız yok, en büyük finansal kaynağınız Batı ülkeleri ama yıkılan eski Varşova Paktı’nı canlandırma gayretlerinin içinde var olma mücadelesiyle karma bir modelde ilerlemeye çalışıyorsunuz…

Bu politika ile yürünmez… Dünyaya net olmak zorundasınız!

Mevcut yürüyüş, kısa vadeli sorunları çözmede faydalı olabilir… Fakat dünyanın dikkatle izlediği politikalar netliğe kavuşturulamazsa bir müddet sonra global sermayenin yani sıcak paranın oyuncağı haline gelebilirsiniz. Adamlar sizi sülük gibi emer, limon gibi sıkar ve sonra işe yaramadığınızı görünce atar… Çünkü paranın vicdanı, dini, imanı olmaz…

Dünya böyle! Siz ne kadar hüsnü niyetli olursanız olun, boş!

SICAK PARA MİKTARI KAT KAT ARTIYOR

Bakınız yabancı sermaye; bir ülkenin dış kaynaklardan elde ettiği mali ve teknolojik imkânlar olarak bilinir. Yabancı yatırımlar ise bir ülkede yatırım yapılabilir kaynakların bir başka ülkeye yatırım amaçlı aktarılması şeklinde tarif edilir.

Bu iki türlü olur… Biri doğrudan yatırımlar, diğeri ise portföy yatırımları… Portföy yatırımları, yabancı sermayenin hisse senedi, tahvil gibi likiditesi yüksek menkul kıymetlere yaptığı yatırımlardır. Ekseriyetle 1 yıl ve altında kısa vadeli yatırımlar olarak tanımlanır.

Geçen yazılarımızda sıkça belirttik… Portföy yatırımları yani sıcak para yüksek faiz ve spekülatif kazanç hedefler ve bu sebeple ülkeyi her an terk etme riski taşır.

Portföy yatırımları cari açığınıza, paranızın değerlenmesine, faizlerin düşmesine olumlu katkı verse de şayet Hazine tarafından borçlanmaya dikkat edilmezse, portföy yatırımları bir ülkenin ekonomik krize girmesinde büyük rol oynayabilir, baş belası olabilir…

Portföy yatırımlarında özellikle siyasi yönden gergin olduğumuz ülkelere ait yatırımcıların Türkiye üzerinde oldukça fazla sermaye kullandığını da unutmamak gerekir. Çünkü burası çok çok önemli bir nokta!

Nasıl mı, şöyle:

Merkez Bankası verilerine göre, Türkiye’ye döviz girişi geçen yılın ilk altı ayında 8.6 milyar dolar iken, bu yılın ilk altı aylık döneminde 26 milyar dolara yaklaştı. Yani sıcak para akışı 4 kat arttı. Yine, işsizliğin ve enflasyonun çift hanelerde gezindiği ülkemizde doğrudan yatırımlar bu yılın ilk 6 ayında bir önceki döneme göre, yüzde 57 azaldı.

Açıkçası Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı sermaye azalıyor, kısa vadeli sıcak para girişi artıyor…

Yine portföy yatırımları yani sıcak para, 2016 yılı sonu itibariyle yüzde 26,3 oranında artarak 180,6 milyar dolara yükseldi. Portföy yatırımlarının analizine bakıldığında da, yatırımların ABD ve Avrupa ülkeleri kaynaklı olduğu gözleniyor.

YUNANİSTAN BİLE YATIRIM YAPMIŞ

Doğrudan yatırımlara bakalım…

İşte Ekonomi Bakanlığı verileri… Türkiye 2010 yılı ile 2017 Şubat arasındaki dönemde 140 milyar dolarlık doğrudan sermaye çekerken, bunun 128,5 milyar doları 20 ülkeden gelmiş… Söz konusu ülkelerin sermaye içindeki payı yüzde 91,7…

Doğrudan yatırımlarda ilişkilerimizin hiç de iyi olmadığı Hollanda 22 milyar dolar ile ilk sırada. Hollanda’nın doğrudan yatırımlar içindeki ağırlığı yüzde 15,8… İkinci sırada ilişkilerimizin giderek bozulmaya yüz tuttuğu ABD var. ABD’den Türkiye’ye 2010-2016 yılları arasında 11,1 milyar dolarlık yatırım geldi. ABD şirketlerinin toplam doğrudan yatırım içerisindeki payı da yüzde 8…

Yine sürekli didiştiğimiz Avusturya şirketleri yüzde 7 ile Türkiye’ye 9,7 milyar dolar yatırım yapmış. İngiltere şirketlerinden 9 milyar 538 milyon dolarlık yatırım gelmiş. İngiltere’nin doğrudan yatırımlarda ağırlığı ise yüzde 6,8… Ardından 9,5 milyar dolarla Avrupa’nın en küçük ülkesi Lüksemburg sıralanmış… 8,9 milyar dolarla ilişkilerin çıkmaza doğru gittiği Almanya, 8,2 milyar dolarlaBelçika, 7,6 milyar dolarla İspanya6,8 milyar dolarla beğenmediğimiz batmakta olan Yunanistan, yine 6,8 milyar dolarla Fransa ve 5,1 milyar dolarla Rusya sıralanıyor.

Yazının hitamında artan portföy yatırımlarının bir kez daha riskine ve özellikle sıcak paranın siyaset cephesine yönelik oynadığı oyuna ve son dönemdeki döviz ve faiz cephesinde yaşanan hareketlere dikkat çekmek isterim…

 

  • Osman Osman 12 gün önce
    Peki bu sicak parada imkb borsasinin oranı nedir . Çünki hızlı çıkış yaparlarsa doviz yukselip ,borsadada fiyatlar duseceginden bu olmasi zor bir durum gözüküyor. Selamlar