Örgüt kültürün varsa aşamayacağın engel yok!

23 Aralık 2017 Cumartesi

Birkaç gün önce 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü’nü idrak ederken Türkiye’de özellikle tarımsal kooperatifçiliğin fotoğrafına bakmak istedim...

Dünyada ilk kooperatif 21 Aralık 1844 yılında kurulmuş… Bizde de, 19 yıl sonra 1863 yılında Memleket Sandığı adıyla faaliyete başlamış…

Kooperatifçilik, Türklerin geleneklerinden gelen birlik ve beraberlikle özellikle Cumhuriyet döneminde bazı başarılara imza atmış olsa da 19 ve 20’nci yüzyıllarda Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı dış ve iç olumsuzluklardan dolayı dünya ölçeğinde geri planda kalmış…

Mamafih, 150 yılı aşan kooperatifçilikte Türk milletinin sosyal hayatında yaşattığı imece, ahilik ve gedik sistemi en büyük etken olarak faaliyetleri desteklese de bu 1,5 asırlık zaman zarfında yaşanan askeri, siyasi, iktisadi krizler, istikrarsızlıklar diğer taraftan örgütlenme hareketinin halkın taleplerinden çok devlet idaresi tarafından düzenlenmesi olayın gelişmesine engel olan ana sebepler olarak ortaya çıkmış…

KOOPERATİFLERDE TEMEL SORUN EĞİTİM VE GÜVEN

Evet, Türkiye’de bugün için kooperatifçilikte en temel sorun eğitim… Ayrıca kurulan kooperatiflerdeki yönetim zaafları, güvensizlik, memnun etmeyen ortaklık payları, sermaye azlığı ve kooperatifler arası ilişkilerin zayıflığı da gelişmeyi engelleyen başlıca etkenler.

Bugün dünyada ihtisas ve yeni nesil kooperatifçiliği ön planda. Her ülke ürünlerini küreselleştirme yolunda büyük çaba harcıyor. Özellikle ürünlerde markalaşma yarışı da kooperatifleri bir üst segmente taşıyor. Böylece ürünlerin uluslararası kapsama alanı genişlerken tüketicinin tüketim kalitesi yükseliyor, üretici de iyi kazanıyor.

Dünyada tarım sektöründeki ekonomik faaliyetlerin yüzde 50’den fazlası kooperatifler eliyle gerçekleştiriliyor… 300 büyük kooperatifin yıllık iş hacmi de 2 trilyon dolar civarında. Dünyada kooperatifçiliğin çatı örgütü 1895 yılında kurulan aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 98 ülkeden yaklaşık 1 milyar üyesi olan ICA

YENİ NESİL KOOPERATİFÇİLİĞE GEÇMEK ZORUNDAYIZ

Ülkemizde, yurt dışında olduğu gibi kooperatiflerin ekonomi üzerinde fazla etkinliği yok… Türkiye son 12 aylık dönemde tarımda 21 milyar dolarlık ihracat yaptı. Tarım ihracatı büyüyor ancak ithalat da ihracat rakamlarına yakın seyrediyor.

İthalat ise her geçen yıl daha artıyor… Bu gidişin daha doğrusu tarımda istikrar sağlanmanın yolu Türkiye’de 150 yıldan fazla geçmişe sahip kooperatifçiliğin artık uluslararası standartlara kavuşması…

O zaman ihtisas kooperatifçiliği ve yeni nesil kooperatifçiliğine nasıl geçeceğiz?

Yeni nesil kooperatifçilik artık tarımda verimliliği artırmak, üretimden tüketim aşamasına kadar oluşturulacak zincirle üreticinin gelirini daha da yükseltmek ve pazardaki konumunu pekiştirmek gayesiyle icra ediliyor. Yeni nesil kooperatifçilik sayesinde tarım – sanayi işbirliği daha çabuk sağlanıyor. Ayrıca modern kooperatifçilik finans sıkıntısı da çekmiyor. Kooperatif birlikleri özellikle kurdukları finans sistemiyle üretimdeki tıkanmaları aşabiliyorlar.

Hele hele oluşturulacak faizsiz finans yöntemiyle tarımın daha da bereketleneceği bir gerçek olarak ortada.

TARIMDA GELENEKSEL ORTAKLIKLAR RAFA KALKMALI

Türkiye’de bugün yaklaşık 5 milyon kişinin üye olduğu tarımsal amaçlı 12 bin 500’e yakın kooperatif hizmet veriyor. Fakat bu kadar insan, aile katılımlarından uzak genellikle geleneksel yani bireysel ortaklıklarla kooperatifçilik yapıyor.

Evet, ülkede çok sayıda küçük tarım işletmeleri ve kooperatifler, finansman ve teknoloji açısından yetersiz, dağınık kırsal yerleşim yapısı içinde faaliyet gösteriyor. Bu durum birlik, kooperatif ve kuruluşlar arasında yetki karmaşasını, beraberinde ürün pazarlama zorluklarını getiriyor. Bu da tarımda çalışanların, üreticilerin gelir dağılımından aldığı payı ciddi şekilde düşürüyor.

Bakınız, yüksekliğinden çok şikâyet ettiğimiz gıda enflasyonunun çarelerinden ilkinin yeni nesil kooperatifçilik olduğu yurt dışı uygulamalarda gözleniyor. Dolayısıyla küçük üreticinin piyasada daha etkin ve verimli yer alabilmesi için eğitimli ortakların oluşturduğu, finansman ve pazarlama sıkıntılarının yaşanmadığı, girdi maliyetlerini düşüren kooperatiflerin enflasyonu düşürmede etkinliğinin artırılması gerekiyor.

PANKOBİRLİK TÜRKİYE’DE İYİ BİR ÖRNEK

İşte AK Parti Karaman Milletvekili de olan Pankobirlik Başkanı Recep Konuk, Dünya Kooperatifler Günü mesajında, mevcut kooperatifçilikteki açmazları bir bir aştıklarını, bu yolda Pankobirlik’in iyi bir örnek olarak Türk tarımına hizmet verdiğini söylüyor.

Konuk, Türkiye’nin tarım ve sanayide ölçek ekonomisi açısından dezavantajlı bir ülke olduğunun altını çiziyor ve bu sorunun ancak örgütlü bir yapıyla aşılabileceğini ifade ediyor.

Ağırlıklı olarak Türkiye ekonomisinin sermaye ve tasarruf eksikliği sebebiyle dış kaynakla büyüyebildiğine dikkat çeken Recep Konuk, çözümü kooperatifçilik olarak gösteriyor ve ekliyor, “100 hatta 1000 çiftçi bir veya birkaç ürünü üretmek için bir araya geldiğinde 30-40 bin dönüm arazi işletir ve binlerce ton üretip satarsa eli çok daha güçlü olur. Kooperatifçilikle markalar bile oluşturabilirsiniz. Pankobirlik ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi olarak bunu gerçekleştirdik.” 

Buradan çıkan mesaj; üreticiler, kooperatifçilikle kazanç, markalaşma ve demokratik ortamda güçleneceklerine, serbest piyasa ekonomisinin olumsuz etkilerine karşı da korunacaklarına inanmaları gerekiyor…

Tabi kooperatifçilikte başarılı olmanın sırrı örgüt kültürü

Bu da bizde maalesef oldukça zayıf.

 

YORUM YAZ