Müşteri ışık hızında peki biz neredeyiz?

15 Kasım 2017 Çarşamba

Türkiye’de oda ve borsa seçimlerinin eli kulağında…

Şunun şurasında 5 aylık bir süre kaldı.

Seçim hazırlıkları her alanda hızlı bir şekilde devam ediyor.

Sadece oda ve borsalar değil, diğer sivil toplum kuruluşları (STK) da aynı gayretleri sarfetmeye çalışıyor…

Çünkü ekonominin beklemeye, durmaya, duraklamaya hiç tahammülü olmadığı gibi yapılacak daha çok işin olduğu ortada...

Dünyada işler öyle çabuk değişiyor ki, bırakın yıl ve ayları, günler hatta saat ve dakikalar içinde bile büyük kayıplar yaşayabiliyorsunuz, ya da büyük kazançlar sağlayabiliyorsunuz…

Evet oda ve borsalarda seçim günü yaklaşıyor…

Şayet seçimler ertelenmiş olmasaydı bu ay içinde yani Kasım’da yönetimler belli olacak, belki 2018 yılına en az 6 ay kazanılarak girilmiş olunacaktı. Ama odalar ve borsalar bünyesindeki dinamikliği ve yüksek hareket kabiliyetini de bildiğimden bu kayıpların hızlı bir şekilde telafi edileceğine yürekten inanıyorum…

KARAR DOĞRU FAKAT UYGULAMA YANLIŞ!

Geçen Eylül ayında oda ve borsa seçimlerinin niçin ertelendiğine dair Gümrük ve Ticaret Bakanımız Bülent Tüfenkci’nin açıklamalarındaki “daha sağlıklı ve adil bir seçim sürecinin işletilmesi” gerekçesine baktığınızda takılıp kalıyorsunuz!

Bakan Tüfenkci’nin, “Eskiden bir şirket kurulduğu gün oy kullanma hakkına sahip oluyor, seçilmek için ise en az 2 yıllık üye olması gerekiyordu. Artık seçme ve seçilme şartlarını eşitledik. Bir şirketin seçme ve seçilme hakkını kullanabilmesi için en az 2 yıl faaliyet göstermesi şartını getirdik” sözleri adil bir yaklaşımın olduğunu gösteriyor.  Alınan karar çok doğru, fakat zamanlama yanlış!

Çoğu oda ve borsa ilgilisinin bu zamana kadar dile getirdiği, “Seçimleri yine zamanında eski usulle yap, ancak uygulamayı bir dahaki seçimlere bırak…” yaklaşımlarını da ekonominin seyri açısından bir kenara atmamak lazımdı diye düşünenlerdenim…

ELMA İLE ARMUDU KARIŞTIRMIYORUM

Okuyucularımızdan “Elma ile armudu karıştırıyorsun!” diyenler çıkabilir... Fakat sadece benzerlik tarafları olduğu için geçmişte yaşadığım bir olayı yazmak durumundayım…

Hiç unutmuyorum, 2008 Mayısında yapılan İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) seçimleri öncesinde hükümetin nispi temsil sistemini getiren yasasını devrin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, uzun süre beklettikten sonra seçimlere birkaç gün kala tekrar görüşülmesi gerekçesiyle Meclis’e iade etmişti. Ancak yine de seçim ileri bir tarihe ertelenmemiş, zamanında gerçekleştirilmişti.

İSMMMO seçimlerinin sonucunu açıklamaya gerek yok. Çünkü kazanan yine aynı, kaybedenler yine aynı olmuştu… Tek fark yasaya yönelik tepki oyları daha da yükselmiş, Çağdaş Grup, İSMMMO tarihinde hem oy kullanım sayısı hem de en yüksek oy oranıyla seçimi kazanmıştı. Nispi temsil sistemi de 2008 yılından sonraki seçimlerde yürürlüğe girmişti…

Bugün ise görüldüğü gibi İSMMMO’da nispi temsil sistemi tıkır tıkır işliyor. Haa, artık odalar ve borsalar seçimi ile ilgili karar verilmiş, ok yaydan çıkmış bir kere… Madem seçimler 6-7 ay ileriye ertelendi… Hiç değilse şu önümüzdeki ayları örnek vak’alara da bakarak 2018 yılını kazanma adına çok daha iyi değerlendirelim, derim…

STK’LAR FETÖ YAPILANMALARINA 

DİKKAT ETSİN!

Özellikle oda ve borsalarda FETÖ yapılanmalarına hakikaten geçit verilmiyor. Daha önce de böyleydi. Şu anda zaten FETÖ operasyonlarının da sonuna yaklaşılmış durumda.

Konuyla ilgili küçük ancak etkinliği oldukça büyük iyi bir örnek karşımızda duruyor… İşte Gebze Ticaret Odası…

Başkan Nail Çiler ve Başkan Yardımcısı Sedat Mican’ın liderliğini yaptığı Gebze Ticaret Odası, hakikaten FETÖ yapılanmalarına karşı hassas bir şekilde çalışmalarını tamamlayan kıymetli bir odamız… Yönetim, odayı her açıdan o kadar ince eleyip, sık dokumuş ki, şu anda Gebze Ticaret Odası’nın hiçbir yerinde küçük bir FETÖ kırıntısına dahi rastlama şansınız yok! İnanıyorum ki, TOBB da diğer oda ve borsalar da Gebze Ticaret Odası’ndan farklı değil!

Ancak dernekler dahil diğer sivil toplum kuruluşları (STK) da FETÖ yapılanmalarına dikkat etmeli ve arınmaya fevkalade önem vermeli. Özellikle “Birlikler” aynaya bakıp, hatta ayna da değil, röntgene girip kendilerini iyice analiz etmeleri gerekiyor.

Türk ekonomisinin artık kaybedecek ne zamanı, ne parası, ne pazarı var. 2023 yılı hedeflerinin yakalanmasında tüm engellerin kaldırılması şart.   

Dolayısıyla derneklerimiz, birliklerimiz, oda ve borsalarımız gelecek yıllara, daha sağlıklı bünyelerle, vatanını, cumhuriyetini, bayrağını, milletini seven, ayrıştırıcılıktan uzak yönetimlerle geleceğe yürümesi olmazsa olmazımız! Tüm yönetimlerimiz bünyelerinde FETÖ konusunu en ince terazilerinden geçirmek zorundalar…

GİRİŞİMCİLİK, DÜŞÜNCE KALKABİLMEKTİR

Yapacağımız işin genel tarifi, hep bir elden işimize gücümüze tam anlamıyla kendimizi verebilmemiz için ayrık otlarından kurtulmanın mücadelesinden başka bir şey değil.

Zamanın ne kadar değerli olduğunu TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da dün İstanbul’da bu yıl 7’nci defa “Altın Yumurtlayan Kafalar” ana temalı Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forumu’nda apaçık beyan etti. “Bugün dünyadaki en parlak iş fikrinin bile süresi 6 ay. Yani 6 ay içinde ya o iş fikrini başkası gerçekleştiriyor ya da artık çözümünüze ihtiyaç kalmıyor. Bu yüzden aklınızda ve hayalinizde ne varsa peşinden gidin. Müşteriler artık e-posta ile web üzerinden, ışık hızında geliyor” diyen Hisarcıklıoğlu, bugün ticaretin bir “tık”la anlık gerçekleştirilebildiği vurgusunu yapıyor…

Evet, bugün müşterinin ışık hızında geldiği ortamda biz neredeyiz, ona bakmak lazım! 

1500’ün üzerinde genç girişimci ve girişimci adayının mentorlarla buluştuğu süper etkinlikte Başkan sözlerini şöyle bitiriyor: “Hata yapmaktan korkmayın ve pes etmeyin. Yere düşmeyenden girişimci olmaz, düşmekten korkmayandan girişimci olur. İyi girişimcilik düşmemek değil, düşünce kalkabilmektir.”

İşte Türkiye’yi 2023’lere, 2053 ve 2071’lere taşıyacak gücün kaynağı burada…