THY - Adıyaman

Latin Amerika gezisi ABD’ye soğuk duş olsun!

28 Ocak 2018 Pazar

Politikasını dünyayı köleleştirme mantalitesi üzerine kuran Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 242 yıldır sürdürdüğü süfli siyasetini bugün Irak ve Suriye sınırımızda PKK ve DEAŞ gibi terör örgütlerini kullanarak İsrail benzeri yeni uydu devletçikler oluşturma peşinde.

Kafa karıştıran, aldatıcı, anında satabilen proaktif sinsi politikalarıyla bırakın askeri ve siyasi, kendine hasım olarak gördüğü ticari yapılanmalara dahi engel olabilecek bu işgalci gücün, bozgunculuk adına her türlü illegal politik, dini ve etnik yapılanmaları desteklediği artık bir gerçek...

Mesela, NATO üyesi olduğu halde, müttefiklerine sürekli düşman muamelesi yapması, politik dışlamaları ve operasyonlar çekerek her fırsatta ezmeye, zor duruma düşürmeye çalışması da bu yüzden.

Yine ABD, bugün küresel kriz sebebiyle tıkanan dünya ticaretini açacak ve içinde Türkiye’nin de bulunduğu Çin’den İngiltere’ye kadar uzanacak İpek Yolu’nun işlerlik kazanmasına da karşı. Çünkü bu tür teşkilatlanmaları işgalciliğine ve Asya’daki Afganistan merkezli yayılmacılığına yapılmış bir hareket ve hakaret olarak sayıyor.

ALTERNATİF GÜÇ OLMAMIZA 

TAHAMMÜLÜ YOK

Türkiye’ye yönelik beslediği düşmanca emellerin temelinde de Ortadoğu’da karşısında siyasi, askeri ve ticari bir güç istememesi yatıyor. Onun, Türkiye’nin bölgesinde bir enerji koridoru olmasına asla tahammülü yok. Marksist PKK’yı, dinci FETÖ’yü, etnik Arap birliğini ve kinci yahudileridesteklemesinin altında Türkiye düşmanlığı bariz ortada.

Atalarımız “Su uyur, düşman uyumaz” diye boşuna söylememiş… Akrep,  akrepliğini, yılan yılanlığını, çakal çakallığını, elbette yapacak! Zira bu tür tehlikeleri her zaman beklemek lazım! Muhterislerin çokça yaşadığı dünyada hakkaniyetli düzen kurmak, tedbir almak ve ısırılan yerden bir daha ısırılmamak var olabilmenin başlıca şartı değil mi?

GELİN ÇİVİYİ ÇİVİYLE BİRLİKTE SÖKELİM

Evet, sadede geldiğimizde; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 4 – 10 Şubat tarihlerinde Vatikan’dan başlayarak İtalya, Brezilya, Uruguay ve Venezuela’ya bir dizi ziyaret yapacak.

Türkiye, Latin Amerika ülkelerine yönelik ilk ziyaretini 1995 yılında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel zamanında Arjantin, Brezilya ve Şili gezileriyle başlatmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da 2015 yılında Meksika, Kolombiya ve Küba’yı kapsayan bir bölge turu yapmış, yine bir yıl sonra 2016 yılında ŞiliPeru ve Ekvator’u içine alan ikinci bölge turunu gerçekleştirmişti.

Erdoğan’ın gelecek ayın başındaki Latin Amerika ülkeleri gezisinde elbette Suriye krizi, Afrin operasyonu, mülteciler, terörle mücadele ve Kudüs meselesi gibi birçok konu gündeme gelecek. Fakat ben burada başka bir konuya dikkat çekmek istiyorum!

 “Çivi çiviyi söker!” atasözünü hatırlamayanımız yoktur... Atalarımız, güçlü bir şeyin etkisine, en az kendisi kadar güçlü bir başka şeyin etkisiyle karşı konabilir, anlamında kullandıkları bu söz aslında bugün için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Latin ülkeleri gezisiyle örtüşüyor…

EYLEM PLANI HAZIR, 

DAHA DA GELİŞTİRİLMELİ

Allah Allah, nasıl yani, diyeceksiniz… Şöyle ki:

Latin Amerika ve Karayipler (LAK) bölgesiyle ilgili Türkiye Dışişleri Bakanlığı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) yıllar önce başlattığı çalışmalar günümüzde daha da hızlanmış görünüyor.

Ülkemizin bölgedeki Arjantin, Bolivya, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti, Ekvator, El Salvador, Guatemala, Guyana, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Meksika, Paraguay, Peru, Şili, Uruguay ve Venezuela ve diğer bölge ülkeleriyle uluslararası ilişkileri azımsanmayacak seviyede iyi. Söz konusu ülkelerle ilişkilerimizin hukuki altyapısı da tamamlandı. Mesela Meksika ve Brezilya ile ilişkilerimiz stratejik ortaklık mesabesinde. Saydığım ülke liderlerinin çoğu da yakın zamanda Türkiye’ye diplomatik ziyarette bulundu.

1998 yılında hayata geçirilen ve 2006 yılında güncellenen Türk Dışişleri’nin Latin Amerika ve Karayipler Eylem Planı’nı, Türkiye’nin bölgeye açılmasında önemli bir adım olarak görmek ve stratejileri daha da geliştirerek  buna göre oluşturmak lazım, diye düşünüyorum…

LAF ANLAMAZ İŞGALCİ 

GÜCE DERSİNİ VERELİM

Latin Amerika 605 milyon nüfuslu6 trilyon dolar gayri safi yurtiçi hasılası ve 2 trilyon dolarlık toplam ticaret hacmiyle Türkiye için devasa bulunmaz bir pazar. Siz içimizde bulunan siyasi bir partinin, “Oralar başkanlıkla yönetilen mafyalaşmış devletlerden oluşuyor!” sözüne  kanmayın, çünkü bu ithamlar gerçeği yansıtmayan safsatadan ibaret ABD ağzıyla söylenmiş ifadeler… Latin Amerika bilakis “Dünya 5’ten büyüktür” inancına sahip, başta ABD ve büyük güçler tarafından sömürülmüş mazlum ülkelerden başkası değil!

Bakınız, bu ülkelerle geçmişte hiç ticaretimiz yoktu. Hatta Latin Amerika ülkelerine turist olarak bile gitmiyorduk. Söz konusu ülkelerle ticaret hacmimizi son 15 yılda tam 9 kat artırarak 10 milyar dolara çıkardık.

2 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip Latin Amerika ülkelerine Türkiye’nin sadece 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmi yeterli mi? Kesinlikle hayır!

Türkiye ticaretini en kısa zamanda 20 milyar dolara, 3-5 yıl içinde de 50 milyar dolar ve ardından 100 milyar dolara çıkaracak hamleleri bugünden yapması gerekiyor… ABD’nin Latin Amerika ülkeleri üzerindeki baskısını hafifletecek ticari birliktelikler için kollar sıvanmalı, diyorum.

ABD, nasıl ki Suriye ve Irak sınırımızda uydu devletler oluşturmaya çalışıyorsa, biz de Güney Amerika ülkeleriyle güçlü ticari ilişkiler içine girerek işgalci güce dersini vermeliyiz!

 

YORUM YAZ