“Korkunun ecele faydası yok!”

20 Aralık 2017 Çarşamba

Dünya hâlâ, 1896 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde başlayan Birinci Siyonizm Kongresi’nin sıkıntılarını çekiyor.

Bu insanlığın bağrına saplanmış 121 yıllık bir Siyonist sancı.

Terörizm ve soykırım ile başta Filistin olmak üzere bütün dünyada siyasi, askeri ve ekonomik yayılmacı bir politika izleyen bir mezalim.

Öyle bir mezalim ki, bugün kendini sureti haktan gösterenlerin evanjelist siyonizme dönüşen bir terör hareketi.  

Matta, Markos, Luka ve Yuhanna tarafından yazılmış dört kitaplı İncil’in her birine “evanjel”, bu kitapları yazanlara “evanjelist” denildiğine aldanmayınız… Çünkü evanjelistler artık siyonizme itaat ve hizmet eden birer merkez haline gelmiş durumda.

Kaynaklara göre, Luther’ci Protestanlık ile başlayan; Püritenizm’le olgunlaşan, ardından siyonizm kalıbına girip Jimmy Carter, Ronald Reagan ve Baba Bush’un başkanlıkları döneminde adım adım gelişen, 11 Eylül’den sonra Oğul Bush ile küresel emperyalizmi hedef edinen, son olarak Donald Trump ile devam eden evanjelizm… Daha doğrusu evanjelist siyonizm…

DÜNYANIN HER YERİNDE METODLARI AYNI

Bahsedilen insanlık düşmanı bu terör anlayışı, farklı ülkelerde farklı görüntülerde ortaya çıkıyor… Ancak metodları, çalışma şekilleri hep aynı…

Türkiye’de FETÖ, PKK… İslam dünyasındaki El-Kaide, DAEŞ, İspanya’da kutsal mafya da denilen Opus Dei, masonluk ve siyonizmi içine alarak genişleyen İlluminati, ABD tarafından G. Kore’yi Hristiyanlaştırmak üzere kurulan işgalci Moon tarikatı

İnsani yardım adı altında Afrika’yı bir damla suya, bir parça kuru ekmeğe muhtaç edip, milyonlarca insanı açlık, hastalık ve çaresizlikle kasıp kavuran baskıcı zalim örgütler…

Diğer taraftan kendilerini dünyaya masum gibi gösterip Asya’da, orada, burada terör estiren Budistler… Yine Hindistan’da ırkçı Hindu tarikatları…

Bunların tamamı şeytana bile şapka çıkartan, şeytani ve insanlık düşmanı zalim yapılanmalar...

2017 yılı sonu itibariyle dünyada dönen terör ve suç ekonomisi 3 trilyon dolara yaklaşmış durumda. Mesela dünyada uyuşturucu trafiğini birkaç el yönetiyor… Dünyadaki haşhaş ve buna bağlı eroinin yüzde 80’i Afganistan’da üretiliyor… Uyuşturucunun dağıtımı ise bugün büyük olarak bildiğimiz devletlerin oluşturduğu El-Kaide terör örgütüne bırakılmış…

TERÖRÜN BU YILKİ ZARARI 84 MİLYAR DOLAR

Üzerine basa basa söylüyorum… ABD ve bağlı olduğu kolların oluşturduğu suç ekonomisinin toplamı Çin, Japonya, Rusya, İtalya gibi ülkelerdeki suç ekonomisinden 3 kat fazla…

Daha yeni 2017 Küresel Terörizm Endeksi yayımlandı. Endekste terör ekonomisindeki büyüklüğü çeşitli nedenlerle veremedi ama terörün dünyaya verdiği zararın 84 milyar dolar olduğu açıklandı.

Gayri safi milli hasılaya göre, terörden ekonomisi olumsuz olarak en fazla etkilenen yüzde 24 ile Irak, yüzde 13 ile Afganistan, yüzde 9 ile Güney Sudan, yüzde 6 ile Suriye ve yüzde 3 ile Nijerya ve Yemen… Terörün Türkiye ekonomisine verdiği zarar ise yüzde 1 civarında.

Tabi kaybedenin olduğu yerde, bir de kazananlar var! Burada terörden kazananları sıralamayacağım… Küresel silah ve uyuşturucu trafiğini düzenleyerek terörü destekleyen ülkeler ve ülkelere bağlı örgütler ekonomik olarak en fazla kazananlar…

İsim vermeye bilmem gerek var mı?

Bu rakamları niçin verdiniz, diye elbette sorulacak?

Şöyle, Allah’a şükürler olsun ki, hâlâ dünyada insanlık yönünde ve şeytani hareketlere karşı baskılar, karşı duruşlar devam ediyor. Şeytanlar, askeri ve ekonomik yönden ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, zihinlerindeki emellerine, yaptıkları planlarının sonucuna ulaşamıyorlar.

Ne Dot-com’lar, ne Bitcoin ve kripto paralar, ne de terörden elde edilen trilyon dolarlar kapitalizmi kurtarmaya yetmeyecek!

KÜRESEL TERÖRÜ KORKAKLAR KÖRÜKLÜYOR

Terörün analizine gelince… 1,5 milyar, çeşitli yollardan ve hak etmedikleri şekilde 6 milyar insanın kazancını, emeğini sömürüyor, gelir dağılımını bozuyor… Dolayısıyla haksız kazanç ve korumacılıktan doğan korkaklıkları giderek artıyor… İşte bu korkaklık terör ateşinin daha da büyümesini sağlıyor.

Katar’ı hatırlayınız!… Hemen peşinden Trump’ın hem silah satmak hem de nizam vermek için başta Suudi Arabistan olmak üzere Ortadoğu gezilerini yorumlamaya çalışınız...

Hele hele son gelişen Kudüs olayı  anlatmaya çalıştığım korkaklığın tam bir fotoğrafı…

Emlakçı Trump kalkmış, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ediyor!

Be adam, kimin malını kime veriyorsun? Tabi Kudüs avenjelist siyonistler için korkaklığın zirve yaptığı, Trump’ın da üçbuçuk attığı İslam diyarı!

Trump, bu korkaklığını 2017’nin başında göreve gelir gelmez, İsrail’de yeni yerleşimleri onaylamasıyla açığa çıkardı. Ardından İsrail, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni harekete geçirdi. Hedef Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın yerine kukla Muhammed Dahlan’ı getirmekti. Tabi başaramadılar. Emellerine ulaşamayanlar sonra Kudüs sokaklarını teröre boğdular.

Diğer korkak da Birleşik Arap Emirlikleri idarecileri… Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed, Medine’yi 2 yıl 7 ay İngiliz – Arap birleşik kuvvetlerine karşı savunan mübarek beldenin son kahraman komutanı Nurettin Paşa’ya tam 100 yıl sonra bugün “hırsız” diyor ve Zayed efendi kendini nerede görüyorsa Müslüman Araplara hor gözle bakarak, “Erdoğan’ın dedelerinin Müslüman Araplarla ilişkisi buydu” tweetini atmaya utanmıyor! Sözüm ona Batılı yandaşlarına yaranmak için Türkiye’ye taş atıyor…

Hey gidi, hey! Bu adamlar, galiba şu Türk atasözünü hiç duymamış!

“Korkunun ecele faydası yok!”

 

YORUM YAZ