THY - İmaj

Kaliteli büyümenin püf noktası burası!

16 Aralık 2017 Cumartesi

Eylül ayı istihdam rakamları ve Kasım ayı bütçe gerçekleşmelerinin verdiği mesajlara göz atmakta fayda var…

İşsizlik rakamlarında evvela bakmamız gereken yer, iş gücüne katılım

Eylül 2016 tarihinden Eylül 2017’ye kadar istihdamda işgücüne katılım oranı yüzde 52,2’den yüzde 53,1’e yükseldi. Dünya standartlarında yüzde 60 eşik değer… Bunun altındaki rakamlar istihdamda sıkıntılar olduğunu gösteriyor…

Ancak Türkiye’de yüzde 60’lık eşik değere doğru da hızlı bir yükseliş söz konusu…

Bu görmezlikten gelinebilir mi? Elbette hayır!

Eylül ayı işsizlik rakamlarının kamuoyuna verdiği mesaj şu:

Türkiye’de oransal olarak hâlâ yüzde 10,6 gibi çift rakamlı işsizlik oranları devam etse de, “Ekonomi büyüyor ama, işsizliğe çare olmuyor?” iddialarına son istihdam rakamları bence en iyi cevap…

Ne kadar eleştirilirse eleştirilsin, bir kere ekonomimiz istihdam üretebiliyor… Hem de ciddi seviyede istihdam üretiyor…

Son bir yıla bakıldığında 1 milyon 128 bin ilave istihdam üretmede belki de dünyada ilk sıralarda yer aldık. Yani 1 milyon 128 bin işsize bir yılda iş imkânı sağlandı.

Ülkede kayıtlı çalışanlarımızın sayısı 30 milyon 772 bin kişiden 31 milyon 889 bin kişiye ulaştı… Daha doğrusu birinci istihdam seferberliği sayesinde 1,2 milyon işsiz işe kavuştu.

Bu yeterli mi? Tabi ki değil… Ama şu anda yapılması gereken en iyi uygulama bu!

Şimdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ikinci istihdam seferberliği için start verdi… Devlet iş dünyasına istihdam konusunda büyük kolaylıklar sağlayacak.

İş dünyası da, bir değil, iki, üç veya daha fazla işsizi işe alarak istihdama katkı verecek, işsizliği tek haneli rakamlara düşürmeye çalışacak…

YILDA 750 BİN İŞSİZE İŞ BULMALIYIZ

Türkiye’nin her yıl en az yüzde 5 büyümesi gerekiyor ki yeni yıl iş gücüne katılan 750 bin kişiye iş bulunabilsin… İş gücüne katılım giderek artarken aynı oranda özellikle yüzde 20’lere ulaşan genç işsizlere iş kapıları açılabilsin…

Gerekli yapısal reformlar yapılıncaya kadar işsizlik rakamları bu şekilde devam edecek… Zaten Hükümet Orta Vadeli Program’da bu yıl için işsizlik rakamlarını yüzde 10,8, 2018 yılı için de yüzde 10,5 olarak öngörüyor… Dolayısıyla tek haneli rakamlara inmek için biraz zaman gerekiyor… Bu işin de tahminen 3-5 yıl süreceği tahmin ediliyor.

Tabi burada bir taraftan yüzde 34,8’lik kayıt dışı istihdamın da düşürülmesi ve bu işsiz gibi görünen milyonların kayıt içine alınarak Türkiye’nin gerçek işsizlik rakamlarına ulaşması için gayret sarfedilmesi lazım…

Çünkü bu milletin yatan hiçbir ferdi yok… Herkes iyi – kötü çalışıyor, ülkesine katkı veriyor… İşte burada önemli olan, mevcut emekleri boşa çıkarmadan ülke kalkınmasına her Türk evladını katabilmek…

REFORMLARDA SEFERBERLİK ŞART!

Evet, Türkiye 1980 yılından itibaren ekonomide yeni bir yol seçti.

Ülke, kapalı tarım ekonomisinden açık sanayi ekonomisine geçti.

Fakat bu hususu özellikle belirtmem gerekiyor… Dışa açılma ve buna bağlı hızlanan kentleşme sayesinde gerçekleşen yapısal dönüşümle artan verimliliğin beslediği ekonomik büyümede sona geldik.

Bu sistemde duvara dayandık… İlerisi yok… Şayet bu şekilde devam edilirse, uzun yıllar böylece kalırız… Buradan öteye gidemeyiz!

“Orta gelir tuzağına takıldık” diyorlar ya, aynen işte öyle!

Daha açıkçası, Türkiye’nin halen uyguladığı bu ekonomik sistemle büyümede ve istihdamda istenilen kaliteyi, beraberinde 2023 yılı hedeflerini yakalama şansı bulunmuyor…

O zaman ne yapacağız?

Yapılacak iş; Türkiye’nin daha katma değerli büyümesini sağlayacak politikaların oluşturulması… Yani zaman zaman yazılarımıza taşıdığımız yapısal reformların hayata geçirilmesi…

Nedir bunlar?..

Ülkede iş gücü potansiyelini kaliteleştirmek için eğitim, yargı, kamu yönetimi ve iş gücü piyasalarına yönelik gerçekleştirilecek yapısal reformlar…

İşte bu reformlar hayata geçirildiğinde hemen olmasa da önümüzdeki orta vadeli dönemde katma değerli kaliteli büyümeler beraberinde gelecek…

Aşırı gayret sarfedilirse, bekli de beklenen kaliteli büyümenin, orta vadeli dönemden kısa döneme çekilme şansı yüksek…

FORMÜL O KADAR KORKUTMASIN!

Gelelim, Kasım ayı bütçe gerçekleşmelerine…

Hükümetin bütçesindeki görüntünün özeti de şöyle: 

Bütçede, geçen ay yani Kasım’da 8,5 milyar lira fazla verilmesine rağmen, teşvikler sebebiyle giderlerde artışlar gözleniyor.

Bütçe fazlası geçen yılki döneme göre 1,5 milyar lira daha az… Faiz dışı fazla da 300 milyon lira aşağıda. Aynı dönemde vergi gelirlerindeki artış yüzde 8 ile 58,4 milyar liraya, faiz hariç bütçe giderleri ise yüzde 9,9 oranında artışla 51,5 milyar lira olarak gerçekleşmiş…

Her şey açık.. Daha fazla büyüme için bütçe gelirleri kullanılmış… Yani bütçe giderleri arttırılmış!

Şayet Türkiye’de çok daha kaliteli bir iş gücü olsaydı, teşviklere verilen milyar liralar bütçede kalacaktı. Diğer taraftan kaliteli katma değerli üretimin desteklediği ihracat da büyümeyi reel şekilde destekleyerek ülkeyi, yurt içi talep kaynaklı büyümeden kurtaracaktı…

Bakınız, dünya standartlarında oluşturulan istihdam politikaları neler yapabiliyor!

İşte formül bu kadar basit!.. Sakın ha korkutmasın!..

 

YORUM YAZ