IMF diye bilinen kuruluş iyi bir katalizör o kadar!

13 Ekim 2017 Cuma

Şu Uluslararası Para Fonu diye bilinen IMF, dostu – düşmanı, vatanseveri – vatanını sevmeyeni, köleyi – efendiyi, bağımsızlık taraflısını – köle olma yanlısını birbirinden ayıran şahane bir katalizör

Tek faydası bu!.

Sadece Türkiye değil, tüm dünya için böyle…

Türkiye de IMF’nin bir üyesi ama bir o kadar da IMF’nin karşısında…

Türkiye, IMF politikalarını en sert bir şekilde eleştiren devletler arasında ilk sıralarda yer alıyor…

Yani işin aslını söylersek bize göre IMF tefeciler teşkilatı

Finans yoluyla ülkelerin bağımsızlıklarını tekeline almak isteyen kapkara bir kuruluş

Türkiye’ye sürekli tuzak üstüne tuzak kuran, FETÖ, PYD, PKK ve diğer şer örgütlerin merkezi, kara para, kara borsa, uyuşturucu, insan ticareti, fuhuş, terör gibi bilumum terörizmin odağı ABD, bu tefeciler teşkilatı Uluslar arası Para Fonu diye adlandırılan IMF’ye ev sahipliği yapıyor…

İşte gerisini siz düşünün!

Düşünün, bir kez daha düşünün ve IMF’nin kara tarihini, ülkelere nasıl oyunlar oynadığını da mutlaka bir yerlerden okuyun!

¥

Haydi onlar yabancı… Elbetteki bizim için iyilik düşünmez…

Her zaman arkamızdan vurmak için fırsat kollarlar…

Ya cebinde Türk nüfus cüzdanı taşıyan ama boyunlarında köle bukağası ile dolaşan ve bundan da övünen yabancı zihinlere ne demeli!

Ulusalcı geçinen ama köle tescilli bir yazar şöyle yazıyor:

“IMF’ye borç veriyorduk ya hani, öyle demişlerdi. Naçizane tavsiyem verdiğimiz borcu geri isteyelim. Artık Türkiye’ye borçlarını ödeyen IMF de kendi başının çaresine baksın. Bize mi güvenip 188 ülkeyi kendilerine üye yaptılar?”

Hey gidi hey!

Tabi gırtlağına kadar faiz lokmaları dizili bir kişi nasıl düşünebilir ki, elbette böyle yazacak…

Yani köleliğe devam…

Tekrar söylüyorum:

Yine iddia ediyorum IMF, dostu - düşmanı birbirinden ayıran en ciddi bir katalizördür…

Tek faydası da bu…

Kim IMF’yi övüyorsa, ondan yana kim tavır koyuyorsa, onun safında kim yer alıyorsa bilinsin ki o kişi Türkiye’ye iyi gözle bakmıyor…

Bu güruh Türkiye’nin esaretini istiyor…

Bu memleketin birliğini, dirliğini istemiyor…

“İstikbalimiz için ikinci bir Kurtuluş Savaşı verdiğimiz bir zaman diliminin tam ortasındayız. Türkiye içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor. Ülkemiz tıpkı pençeleri sökülmüş bir aslan gibi ehlileştirilmek, boyunduruk altına alınmak isteniyor. Eski, o pısırık Türkiye’ye alışmış olanlar iddialı, vizyoner ve güçlü bir ülkeyi, güçlü bir Türkiye’yi hazmedemiyorlar. El kapılarında üç kuruşa boyun eğen, ekonomisi IMF komiserleri tarafından yönetilen bir Türkiye’ye alışkın olanlar ülkemizin bugünkü konumunu içlerine sindiremiyor.”

İşte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olayı kısaca böyle özetliyor…

¥

Yine bukağalı bir zat, desteksiz atarak ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı vize yasağının 50 milyar dolar zarara yol açtığını savunuyor ancak vize yasağının arka planını ifade etmekten korkuyor… Veya çekiniyor!

FETÖ kaynaklı bu vize krizine “üstü örtülü destek vermenin özel bir anlamı” var mı acaba?

Peki, bukağalı bu zat, Türkiye’nin ABD’ye koyduğu vize yasağından niçin bahsetmiyor?

ABD’ye  karşı konan vize yasağı atağını hazmedemedi galiba!

Bu zatı muhterem, 50 milyar dolar olarak hesapladığı zarar iddiasına piyasaların nasıl cevap verdiğini görmüyor mu?

Zannederim, zatı muhteremin şu anda toparlanan piyasalarda borsanın yeniden 105 bin sınırını aştığından, 3,70 liraları geçemeyen doların 3,60 liralar seviyelerine doğru gerilediğinden, faizlerin yeniden yüzde 12’ler seviyelerine döndüğünden haberi yok!

Nerede 50 milyar dolar zarar… Hem de 2 günde…

Yok böyle bir palavra!

¥

ABD ile yıllık 17 milyar dolarlık ticaret hacmimiz söz konusu…

Sonra ABD ile ticari bağlarımızı tamamen kessek ne olur?

Zaten çoğu ithalat… Bu ülkeden yılda 12 milyar dolar ithalat yapıyoruz.

En fazla ne alıyoruz biliyor musunuz!

Söylüyorum, sakın şaşırmayın ve sakın ha elektronik malzeme falan ithal ettiğimizi zannetmeyin. Öyle bir şey yok…

ABD’den en fazla demir ve demir çubukları alıyoruz…

İthalata bak… Yahu Türkiye’de demir çelik fabrikaları ne güne duruyor?

Telefonsa, onu da artık yerlileştirelim! Almayalım!.

ABD ile ciddi ithalat konusunda en son THY, 2019’dan 2023 yılları arası için 20 artı 20 olmak üzere Boeing’le 40 uçaklık bir pazarlığa oturdu…

O kadar…

Boeing olmazsa, Airbus olur… O olmazsa bu olur, şu olur…

Arkadaş parasıyla değil mi!

¥

Evet birilerinin kabusu olsa da, Türkiye bugün artık alan el konumundan veren el konumuna geçmiştir. İnşallah bu ila nihaye devam edecektir.

Tabii yalan ve dedikodular bitmiyor. Birileri de gayrimenkul kanalıyla yalan yanlış laflar ediyor.

 Yok efendim, “Vize krizi sebebiyle Amerika’da gayrimenkul talebi azalmış”mış!

Bunlar aynen mal bulmuş mağribiye benziyor!

Algıyı kuvvetlendirmek için “Bir yalanın yanına bir başka yalan daha ekle” mantığı…

Ya, bir kanunlara, tüzüklere bakın! Amerika’da ev sahibi olmak için vizeye gerek yok ki!

Bunlar yalanın yanına bir yalan daha katarlar ama ellerinde taze bilgi olarak bulunan Moody’s’in, Fitch’in Türkiye’nin olumlu büyümesine yönelik değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaşmaktan fersah fersah kaçarlar…

Denir ya…

“Gözleri var görmez, kulakları var duymaz, dilleri var hakkı hakikati konuşmaz!” 

 

 

 

  • MİLLETMİLLET1 ay önce
    Hocam bunlar kaoscu bunlar memlekettin gelişmesini kalkinmasini değil yikilmasini istiyorlar oturdugu yerden ahkam kesmek kolayallah bunlarin şerinden bu vatani ve bizleri korusun inşallah