Enflasyonun motoru gürül gürül çalışıyor!

04 Kasım 2017 Cumartesi

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ekim’de yüzde 2,08, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 1,71 arttı. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 11,90, yurtiçi üretici fiyatlarında yüzde 17,28 oldu!

Tabii herkes Manşet Enflasyon olan yüzde 11,90’lık TÜFE’ye odaklanmış, oraya takılmış!.

Çok yanlış! Asıl TÜFE’yi yüzde 11,90’lı seviyelere ulaştıran ne, ona bakmak lazım!

En büyük müsebbip, özel tanımlı TÜFE göstergeleri de diyeceğimiz Çekirdek Enflasyon’a dikkatlice nazar edersek gerçek manzarayı görürüz…

Mal ve hizmet gruplarından dönemsellik ve mevsimsellik etkilerinin çıkarılarak oluşturulduğu ve Merkez Bankaları’nın da çokça kullandığı bir data…

Çekirdek Enflasyon

İçinde enerji yok, gıda yok…

Dönemsellik yok, mevsimsellik yok…

Bunu öncelikle bir kenara yazalım!                                    

Hani diyorduk ve önce kendimizi sonra da başkalarını kandırmaya çalışıyorduk ya:

“Gıda fiyatlarını tutamadık, enflasyon azdı…”

“Global enerji fiyatlarındaki yükseklik enflasyonu gazladı…”

“Döviz yükseldi, enflasyonda patinaj tutmuyor…”

“Talep yüksek arz yetersiz kalıyor, enflasyon yükseliyor…”

***

Arkadaşlar, bunlar bahane…

Başı ağrıyan adama, “Git biraz dinlen, geçer” demek gibi bir şey bu!.

Adamın başı ağrıyorsa, hem de tüm vücudu idare eden bu mekanizmada bir sorun varsa, vücudun bütün azalarını tek tek kontrolden geçirmek gerekmez mi?..

Adam başını bir yere mi çarptı, bakacaksın!

Sinüziti mi var, bakacaksın!

Yarım başağrısı, migreni mi var, bakacaksın!

Göz tansiyonu, kulak iltihabı mı var, bakacaksın!

Ağrıyı bulmak kolay mı?. Bakacaksın, bulacaksın!

***

Konuyu fazla dağıtmadan şu Çekirdek Enflasyon ne menem şeymiş bir masaya yatıralım…

Tekrar ediyorum…

Gıda, alkolsüz, alkollü ve tütün ürünleri hariç… Enerji hariç… Mevsimlik ürünler hariç… İşlenmemiş gıda ürünleri hariç… Fiyatları yönlendiren diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç… Bunlar Çekirdek Enflasyon’un içinde yok…

Saydığım kalemler tamamen Çekirdek Enflasyon’un dışında tutulan şeyler!

Geriye ne kaldı, diyeceksiniz!

Evet geriye ne kaldı?

Geriye, bütün fiyat hareketlerini istikrarlı bir şekilde görmemize yarayan Çekirdek Enflasyon kaldı!

Yani fiyat hareketlerindeki gerçek oynaklığı görebilmenin en isabetli yolu bu… Çekirdek Enflasyon!..

Zaten Çekirdek Enflasyon’un amacı da; fiyatlardan geçici etkileri arındırarak oynaklığı az bir endeks oluşturmak, bu bir… İkincisi de, fiyatların genel seviyesindeki değişimin ana nedenlerini doğru tespit etmek ve buna uygun politikalar geliştirmek…

Bu görev ise önce Merkez Bankaları’nın ve ardından çizilen çerçeveler doğrultusunda hükümetlerin..

Durum bu kadar açık…

***

Ekim ayı, yani geçen ayki Çekirdek Enflasyon’a bakıyoruz…

Çekirdek’te TÜFE yüzde 10,98’den yüzde 11,82’ye çıkarak 2004 Ocak ayından bu yana en yüksek seviyeye kement atmış!

Manşet Enflasyon kaç? O da yüzde 11,90…

Tam 2008 yılından bu yana son 9 yılın en yüksek seviyesi

Ekim’de aylık TÜFE enflasyonu da yüzde 2,08 ile hakikaten hatırı sayılır durumda! Aylık istatistikleri kıyaslamaya kalkarsak zaten işin içinden çıkamayız!...

Gerçek olan şu ki, Çekirdek ile Manşet Enflasyon at başı gidiyor!

Yani enflasyonun reel motoru çok süratli bir şekilde gürül gürül çalışıyor!

İşte bu gidiş iyi bir gidiş değil!

Motorun devreleri birden yanar da haberimiz olmaz!

O zaman ağrıyan başımızı iki elimiz arasına alıp, düşünmek de bizi kurtarmaz!

Bakınız! Bazılarının dediği gibi iç talep falan yüksek değil

Piyasayı mala boğarak sonra başka hastalıklara düçar olmayalım…

Ülkeyi ithal mallarla doldurup, dövizin ocağını harlandırmayalım!

İşin Türkçesi; kur geçişgenliği çok hızlı ilerliyor… İç talep ise kademeli olarak yavaşlıyor…

İşte böyle bir ortamda Çekirdek ile Manşet Enflasyon at başı gidiyorsa, sıkıntı var demektir!

***

Hani faizcilere, tahvil alanlara bağırıp çağırıyoruz ya, işin rengi öyle değil! Adam ahiretteki cezasını göze almış zaten… Faiz veriyor, alıyor, yiyor… Ne diyelim yani… Adamın ihtiyarı, seçimi… Engelleyebilir misin, hayır!

Elbette bir yerde verimli ortam, verimli topraklar varsa, taliplisi gelip oraya konacak!

Bunun kaçar yolu yok ki!

Bakınız! Bu ekonominin en önemli kurallarındandır… Enflasyondaki artışlar faizlerde reel getirinin azalmasına sebep olur. Beraberinde ne olur biliyor musunuz? Söyleyeyim… Orta ve uzun vadede faize yatırım yapanlar reel getirilerini korumak için daha yüksek faiz talep eder…

O zaman faize, faizcilere karşıysak, enflasyon belasını başımızdan defetmemiz lazım, öyle değil mi?

Böylece hem enflasyonu dizginlemiş, hem de faizcilerin topraklarını sulamamış oluruz!

İkincisi, son dönemde Türkiye’de tahvil faizleri de aldı başını gidiyor…

10 yıllık tahvil faizleri yüzde 13’lere dayandı! Piyasa faizi ise dün itibariyle yüzde 13,15…

Haydi buyurun... Cenaze namazına!

***

Enflasyonu yüksek yüksek taşırsan, faize de yüksek yüksek katlanmak zorunda kalırsın! Sonra da yüksek enflasyon, sana daha yüksek faiz olarak geri döner…

Para birimin zayıflar da zayıflar! Olay bu!

Faizleri yukarı iten global bir güç var ama, bu faizlerdeki yüksekliğin bir kısmı da politika ve piyasa faizlerinden  kaynaklanıyor…

Politika ve piyasa faizlerinin yüksek oluşunun sebebini de yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlattım zaten…

Bir anekdot daha vereyim ve kapatayım…

Politika faizleri ve piyasa faizlerinin tahvil faizlerini yukarı ittiği bir gerçek… Ancak önceki yazılarımda çok çok ve itina ile bahsettiğim tasarrufların azlığı da büyümeye çalışan bir ülkede tahvil faizlerinin yükselmesini daha da hızlandırıyor

Durum bu! İtirazı olan var mı?

Varsa, buyursun konuşsun!

 

  • MukaddesMukaddes18 gün önce
    Bunlar daha iyi yazılarınız Muhterem. Sizler koro halinde alkışlamaya devam edin felaketi. Kör görüyor, siz görmüyorsunuz. İyiye giden hiçbir şey yok. Yok oğlu yok. Varsa sıralayın yarın yazınızda, ama rasyonel olsun. Çünkü altında kıyaslamalı münazara yapacağım. Hürmetler.