Enflasyonu düşürmede Merkez yalnız değil!

07 Şubat 2018 Çarşamba

Ekonomideki sorunlarımıza bakıyoruz… Dış ticaret açığı, bütçe açığı, borçlanma ihtiyacı, faiz ve enflasyon…  Karabasan gibi üzerimizde... Yıllardır bu beşliye diş geçiremiyoruz..

Çözümler aranıyor mu? Evet… Geçmişte de aranmış mı? Aranmış! Fakat siyaset baskılamaları ve muhtelif ötelemelerden dolayı netice alınamamış!

AK Parti hükümetleri de 15 yıldır bu sorunlarla mücadele ediyor. Zemin kaygan… Yapısal problemler çözümlere fırsat vermemiş… Şimdi bozulan yapılar, reformlarla tamir edilip hayata döndürülmeye çalışılıyor!

Eskiden “Nasıl gelmişse, öyle gider!” anlayışı vardı. Şimdilerde sorunları kökten çözmede en azından iyi bir irade mevcut. Aynen 34 yıldır başımıza bela olan PKK gailesini yok etme iradesi gibi...

Fırat Kalkanı ile başlayıp, Afrin Zeytin Dalı HarekâtıMünbiç ve ardından Fırat’ın doğusu ile sürecek askeri operasyonlarla terörün kökü nasıl kazınacaksa, ekonomide de bu beşliye haddi bildirilecek…

Buna inanıyoruz, inanmak istiyoruz!

Haftaya Ocak ayı enflasyonuyla başladık. İyi de başladık… Henüz tek hanelere düşemedik ama küçük gerileme de olsa içimizi ferahlattı. Hiç değilse ceplerimizden birkaç kuruşu enflasyona kaptırmadık.

2017 Kasım’ında yüzde 12,98 ile yılın zirvesine çıkan manşet enflasyonun 2018 yılının ilk ayında yüzde 10,35’lere gerilemesi bazı şeylerin giderek daha da iyi anlaşıldığını gösteriyor.

Ancak hem 2017 Ocak ayındaki yüzde 9,22’lik enflasyon (2018 Ocak enflasyonu yüzde 10,35) hem de Mart ayında ABD Merkez Bankası FED’in faiz artırma ihtimali ve faizlerde küresel yükselişler düşünülünce, Ocak ayı düşüşünün Nisan ayına kadar devam edeceği, Nisan ile birlikte tekrar yukarı yönlü ivme kazanacağına dair işaretler de yok değil!

Çekirdek enflasyonda da Kasım ayında yüzde 12,1’lik oran Aralık’ta yüzde 12,3’e çıktıktan sonra döviz kurundaki düşüşler sebebiyle yılın ilk ayında yüzde 12,2’ye gerilemesi, Maliye politikalarının desteğiyle Şubat’tan başlayarak manşette tek haneli rakamların görülmesi muhtemel. Fakat burada dikkat çeken; yüzde 10,35’lik manşet enflasyonla, yüzde 12,2’lik çekirdek enflasyon arasındaki makasın giderek anlamsız şekilde açılması!

Enflasyonu tek haneye indirmede döviz kurunun stabil kalmasına ihtiyaç olduğu kesin... Döviz fiyatlarını yukarı çekecek gereksiz ithalat, halkın döviz talebi ve bilhassa döviz talebini tetikleyen sektörlere yönelik düzenlemeler bence düşünülmeli! Diğer taraftan dış ticaret açığında en büyük kalem olan 50 milyar dolar fatura ödediğimiz akaryakıt, doğalgaz ve elektrik tasarrufunda hassas olmak da Türk Lirası’na destek anlamına geliyor. Çünkü 70 dolar seviyesine hareket eden petrol fiyatları, emtia arasında yükselişiyle kırmızı lamba yakıyor.

FINDIK, BUĞDAY, MISIR ÜRETİCİSİ 

MAĞDUR OLMAYACAK

Manşet enflasyonu tek başına sürükleyen gıda fiyatlarının etkisini azaltıcı anlamında yakın temas ortamı sağlanmış gibi. Geçen yıl kanunu çıkan ancak işlerlik kazandırılamayan ve Türkiye tarımının 50 yıllık rüyası lisanslı depo işletmeleri destekli ihtisaslı ürün borsaları, kısa zaman içinde devreye alınıyor.

Enflasyonu düşürmede artık Merkez Bankası yalnız değil. Gıda Komitesi’nin yanında ürün ihtisas borsasını oluşturan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Türkiye’deki ticaret borsalarıBorsa İstanbulTakasbank, Ziraat, Halkbank ve Vakıflar Bankası  enflasyonu düşürmede artık elini taşın altına koyacak.

Peki, ihtisaslı ürün borsası enflasyonu düşürmede ne işlev görecek?

Şöyle ki… Standartları belirli ürünler fiziki veya elektronik ortamda alıp satılabilecek. Fiyatlar arz ve talep dengesi içinde oluşacak. En önemlisi, ürün ihtisas borsasıyla tarım ve hayvancılık ürünleri fiyatları bundan böyle Türkiye’de belirlenecek ve rekabet ortamı doğacak.  

Mesela fındık, buğday, pamuk, mısır üreticileri ürününü zarar etmeden değerinden alıcısıyla buluşturabilecek. Mağdur olmayacak…

Ayrıca üreticiler, ürünlerini sadece kendi bölgelerinde değil, farklı bölge ve farklı ülkelerde satma imkânı bulacak.

Üretici, alternatif piyasaları izlerken diğer taraftan bölgesel, ulusal veya uluslararası alanda malını satıp işlem yapabilecek. İhtisaslı ürün borsasında ürün senedi ve alivre (önceden satış) işlemleriyle üretici finansmana çok daha kolay ulaşabilecek.

600 BİN TL’LİK DAİRE 

BORSADA 400 BİN LİRA

Mesela enflasyon dağılımında konut fiyatlarının artışı bu ay itibariyle yıllık yüzde 10,18… Bakınız Borsa İstanbul Başkanı Himmet Karadağ’ın sözleri, enflasyonu düşürmede borsaların ne kadar etkili olduğuna dair önemli bir açılım… Karadağ diyor ki: Müteahhidin ve hatta TOKİ’nin 600 bin liraya sattığı daireyi bizden 400 bin liraya alabilirsiniz…

İşte buyurun borsalar bir ürünü böyle, bu kadar ucuzlatabiliyor!

Dolayısıyla ürün ihtisas borsası işleviyle enflasyona bir çeki düzen verecek… Beklentimiz o yönde. Ancak enflasyon gibi büyük bir sorunu ihtisas borsasının üzerine yıkmak da doğru bir mantık olmaz. Yüksek enflasyonu azdıran yapısal sorunları göz ardı edemeyiz. Özellikle döviz kuru dengesizliklerini unutmadan Hal Yasası ve vergi tarafında düzenlemeler şart.

Bugünlerde mali yüklerin azaltılması ve piyasanın canlanması adına Katma Değer Vergisi (KDV) baskısını hafifleten yeni vergi reformunun Bakanlar Kurulu’na sunulması hakikaten ciddi bir adım.

Enflasyonu düşürecek ve halkı rahatlatacak yeni yeni reformların da bu güzel gelişmelerin arkasından geleceğini ümit ediyoruz!

 

YORUM YAZ