THY- Banjul

Büyük ihracat kalemi yan gelir olma yolunda!

21 Ocak 2018 Pazar

İthalatın ön plana çıktığı bir dönemde tarımda büyük ihracat kalemi ve yaklaşık 400 bin üreticiyi ve aileleriyle birlikte milyonları ilgilendiren bir konuyu hep birlikte konuşalım, tartışalım, çözüm önerileri oluşturalım.

“Daha hasada aylar var! Kışın ortasında bu mevzu nereden çıktı?” diye sormazsınız sanırım. En azından yılın tamamına yakınını ürünü için harcayan üreticilerin bu soruyu sormayacağını bekliyorum…

Tarımın halini bilmeyen yok! Ülkeyi yiyip, içiren, doyuran… Bununla da kalmayıp ihracatla döviz kazandıran koca sektör… Fakat “Bizim evin oğlanı” hesabı bir köşeye atılmış! İlgiden uzak, şefkatten mahrum, muhtaç hale getirilmiş!

Hele hele, tarımın içinde öyle bir üretim alanı var ki, üreticisi parti tercihlerine, oy, kazanç ve kâr hesaplarına, siyaset oyunlarına alet edilmiş, perperişan! 

Anlayacağınız fındıktan bahsediyorum… Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 2’sini, tarım sektörünün yüzde 18’ini, dünyada fındık ihracatının yüzde 65’ini gerçekleştiren fındık üreticisi yıllardır kan ağlamaktan kurtulamamış!

Şayet siyaset yapılacaksa fındık politikaları konuşulmalı, tartışılmalı… Katma değerli, verimli, üreticiyi kazandıran, ihracatı daha da yükseltecek mekanizmalarına mesela Ar-Ge’ye, üretici eğitimine kafa yormalı değil mi?

VERİMLİLİKTE 3’ÜNCÜ SIRADA KALDIK

Bakınız, dünyada üretim oranı olarak yüzde 75’lik bir ağırlığa sahip olmamıza rağmen, ABD başta olmak üzere dünyanın her yerinde fındık üretimi ve ağaç sayısı giderek artıyor. Diğer yandan aynı ölçüde ülkelerin ihracat rakamları da yukarı çıkıyor. Bugün dünyada fındık ihracatının yüzde 65’ini Türkiye karşılıyor ancak İtalya yüzde 7, ABD yüzde 6, Azerbaycan yüzde 5, İspanya yüzde 3, Gürcistan yüzde 2, Fransa yüzde 1, Çin yüzde 1 ihracat oranıyla dünyadaki ihraç ağırlıklarını her geçen yıl yükseltiyor.

Söz konusu ülkelere göz atıldığında üretici eğitimi, Ar-Ge, toprak bakımı, ağaç arılığı ve kalitesi gibi özellikler ön planda tutuluyor. Bakınız, Türkiye, dünyada en fazla fındık üretimi gerçekleştiriyor, buna bir diyeceğimiz yok fakat verimlilikte dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Ne kadar acı bir durum değil mi? Biz siyaset, parti, oy, şu, bu derken el alem ürününü kaliteleştirerek dünya pazarına indiriyor. Nitekim verimli ürün bazında ABD dünyada ilk sırada… İkinci ise İtalya… Üçüncü ise malum biziz!

Diğer üzüntü verici taraf şu: Ürettiğimiz fındığın yüzde 80’ini ihraç ediyoruz… Yüzde 20’sini iç piyasada tüketiyoruz. Dünyaya göre Türkiye’nin fındık tüketimi de zayıf. Yılda kişi başına 1 kilogram fındık dahi düşmüyor. O da kabuklu… Vatandaşa da bahane yok… Çıkın pazara, markete, kuruyemişçilere, sorun bakalım fındığın kilosu kaç paraymış! Bu kadar pahalı fındığı vatandaş nasıl yiyecek? Dünyanın fındığını üret ama yanlış politikalar sebebiyle ürün ateş pahası hale gelsin…

İhtiyaçlarını bile karşılayamayan, sürekli zarar eden Karadeniz halkı artık büyük ihracat kaynağı fındığa, yan gelir olarak bakıyor, başka işler yapma peşine düşmüş, bunu da antiparantez hatırlatayım!

BAŞKANLIK SALON DEĞİL SAHA ADAMI İŞİ

Fındık meselesini yazıma taşımamın elbette sebebi var… Bugün İstanbul’da Tirebolu Dernekler Federasyonu (TİRDEF) 6. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirilecek. Yeni başkan ve yönetim kurulu üyeleri belirlenecek. Tirebolu başta Giresun’a, bölgeye hatta Karadeniz’e nasıl fayda sağlanılacağına dair protokol konuşmalarını dinleyeceğiz.

Yıllarca sivil toplum kuruluşlarında görev alarak başarısını kanıtlamış memleket sevdalısı İbrahim Balcıoğlu başkan adaylarından… Balcıoğlu’nun başkan seçildiği takdirde yapacağı çalışmalarla ilgili bir belgeye ulaştım. Vallahi hayran kaldım! Balcıoğlu, Tirebolu’daki Harşit Vadisi projelerinin hayata geçirilmesi için lojistik destek sağlayacaklarını belirtirken tren yolunun açılması konusunda zoru başarmak istediklerini belirtiyor. Tirebolu’da kentsel atıklar için çözüm ortağı olacaklarını dile getiren BalcıoğluKuşkaya Göletli Barajı çevresinin halka açılması noktasında engellerin aşılacağını seçmenlerine duyurma gayretinde.

Balcıoğlu’nun Harşit Vadisi projelerinden cesaret alarak ben de vadide yetişen fındıkların randıman olarak Türkiye’nin en kaliteli ürünleri arasında olduğunu belirterek mevzuyu yeniden fındığa taşımak istiyorum… Harşit Vadisi fındıkta soğuklama yapıyor. Dolayısıyla güneşi, rüzgârı, yağmuru orantılı. Üreticisi de çok maharetli. Bu da fındığı kalitede zirveye taşıyor. Balcıoğlu’nun projeleri harika… Ama projeleri arasına fındığı, fındık meselelerini ve çözüm yollarını da ekleseydi, on numara olacaktı.

Tirebolu’daki randımanı yüksek fındık üretimindeki usulleri, becerileri diğer bölgelere aktarmak… Üreticiyi eğitmek, bilgilendirmek… Fındıkta fiyat spekülasyonunu önlemek için Giresun’da lisanslı depo ve spot borsa sayılarını artırma seferberliğine destek vermek… Yine Türkiye’de Fındık Piyasası Düzenleme Denetleme Kurulu’nun oluşturulması için bölge üreticisiyle birliktelik sağlamak gibi fındık meselesine çözüm olacak bir sivil toplum kuruluşu gerekiyordu. Onu da TİRDEF olarak görüyorum.

Kim başkan seçilirse seçilsin, TİRDEF’te bölge meselelerini görev telakki edecek bir başkana ihtiyaç var, benden söylemesi!

 

YORUM YAZ