Şehid Ömer Halisdemir ve Sabetayist Hasan Tahsin

27 Ağustos 2017 Pazar

İlkokul 5. Sınıf Türkçe kitabında Ömer Halisdemir, Sütçü İmam ve Hasan Tahsin’i aynı yazı çerçevesinde gördüğüm zaman şaşırdım. Nasıl bir gafletin içinde olduğumuzu görerek de üzüldüm. Ömer Halisdemir ve Sütçü İmam bu vatanın özbeöz çocuğudur. Millî kahramanlarımızdır. Onların ders kitaplarına konulması zaten gereklidir ve yeni yetişen nesil için elbette fevkalade isabetlidir.

Ama Hasan Tahsin için bunu söylemek mümkün değildir.  Şöyle ki:

Son 150 seneyi anlatan tarih kitaplarındaki bilgilerin çoğu ısmarlama bilgilerdir. Okutulan ısmarlama tarihtir.

Ne demek ‘Ismarlama Tarih’?

Bir kimse evine bir dolap yaptıracak olsa marangoza gider yaptıracağı dolabın ölçülerini ve hususiyetlerini bildirir. ‘Yüksekliği şudur, eni boyu budur, raf sayısı şu olacaktır’ der ve istediği hususları izah eder. Marangoz da aldığı bu siparişi, ısmarlanmış dolabı istenen şekilde yapar ve ısmarlayana teslim eder.

Bu benzetmeyi şunun için yaptık. Eğitimle alakalı üst kesim belli bir zamandan beri, sözde tarihçileri çağırmışlar ve demişler ki:

“Bize o şekilde bir tarih yazacaksınız yazdığınız bu tarihte büyük şahsiyetleri küçük, küçük şahsiyetleri büyük göstereceksiniz. Müslümanların aleyhinde olan hâdiseleri iyi hâdiselermiş gibi göstereceksiniz, Müslümanların lehinde olan hâdiseleri de kötü hâdiselermiş gibi göstereceksiniz.”

Bunun üzerine bazı kişiler yalan ve iftira dolu tarihler döktürmeye başladılar. Meselâ bu Ismarlama Tarih, Ulu Hakan Abdülhamid Han’a olmadık iftiraları atmış, Mithat Paşa’yı göklere çıkarmıştır.

Mevzumuz Hasan Tahsin hakkında Ana Britannica’da şu bilgiler bulunmaktadır:

“Hasan Tahsin (1888-1919), Selânikli bir Sabetayist aileye mensuptur. Asıl adı Osman Nevres’tir. İkinci Meşrutiyetten sonra İttihat ve Terakki Cemiyetine girdi. İsviçre’ye verem tedavisi için gideceği sırada güvenlik açısından pasaportuna babası Hasan Tahsin’in adını yazdırdı. Ondan sonra da bu adla bilindi. Daha sonra İzmir’e dönerek gazetecilik yapmaya başladı. Yunanlıların İzmir’i işgali sırasında onlara karşı ilk silahlı mücadeleyi başlattı. Bu mücadelede öldürüldü ve İzmir Konak Meydanına da heykeli dikildi.”

Sabit bir düşünce ve hayat tarzı yoktur. Çok zikzaklı, maceralı bir hayat yaşamıştır.

Mezarı İstanbul’da Üsküdar Bülbülderesi mezarlığında bulunmaktadır. Bu mezarlık iki bölümdür. Bir bölümünde Müslümanların mezarlıkları bulunmaktadır. Diğer bölümünde Sabetayistlerin mezarları bulunmaktadır. Pek çok Sabetayistin olduğu gibi Hasan Tahsin’in mezarı da buradadır ve hece taşında “Osman Nevres (Hasan Tahsin Recep)” yazmaktadır.

Hasan Tahsin’in ansiklopedilere ve kamuoyunun ezberine göre hayatının dış çizgileri böyle.

 ‘İzmir’de Yunanlıya ilk kurşunu kim sıktı?’ diye bir soru sorulsa, bu soruya Ismarlama Tarih okumuş herkes ‘Hasan Tahsin’ diye cevap verecektir.

İşte burada yazılacak ve aktarılacaklar koskoca bir yalanı ortaya çıkarmak içindir. Ve bu bilgiler hepsi sağlıklı kaynaklardan alınmıştır. Mutmain olmak isteyenler araştırabilirler.

İzmir’de millet Yunan işgaline karşı galeyandaydı. Hasan Tahsin de işgalci Yunanlılara karşı teşkilatlananlar arasında yer aldı.

İşgali sırasına Yunanlıların Bayraktarları vuruldu. Arbede çıktı, çoğu Türk yüzlerce kişi öldü. 

Yunan Bayraktarını vuranın kim olduğu hakkında değişik rivayetler vardır:

Bir defa Hasan Tahsin’in “Yunan” askerine kurşun attığını gören hiçbir tanık veya tarihî kayıt yoktur. 

İlk kurşunu attıkları hususunda Germencikli İbrahim, Arap Râsim, İzmir Merkez Kumandanı Kaymakam (Yarbay) Ârif Bey’in adları geçmektedir.

İlk kurşunu atmadığı halde niçin tarihe Hasan Tahsin geçiyor? Hasan Tahsin de Selânikli bir Sabetayisttir de onun için. Bu, Sabetayistlerin kendi adamlarını gözettiklerinin, Ismarlama Tarihçilere böyle yazdırttıklarının tipik bir örneğidir.

Şimdi koyu koyu düşünmemiz gerek. Bu tarihî haksızlık, bu tarihî gaflet niçin yapılmaktadır?

Milli Eğitim Bakanımız Sayın İsmet Yılmaz büyük projelerin adamıdır. Daha önce diğer bakanlıklarda bulunduğu sıralarda da büyük projelerle meşgul oldu. Besbelli tabana pek eğilemedi.

İster istemez sormak zorundayız: Ders kitaplarına hangi eller veya kafalar Hasan Tahsin’i abide Şehidlerimiz olan Ömer Halisdemir ve Sütçü İmamla aynı çerçeve içine soktu. Kahreden bir soru.

 

  • Veli katabaşVeli katabaş2 ay önce
    Selam ustad.y ahu ataturku bile bu ittihatçı Selanikli sabataist ateist Siyonist masonlar gizlice zehirleyip öldürdüler.1934 yılında ataturkte muhalifler gibi nedamet duyarak mason Türk Siyonist localarinibkapattigi ve Balıkesir nutkunda anayasamız kuran olacak dediği için gizlice locada oldurme kararıaldılar.s orada katledipvsandikta müzeye koydular.menderes müzeden1952 yılında çıkardı.t urkiyenin bütçesi 8 milyon tl ikensevgiden 2 milyon tl anıtkabir yaptırdı oraya nakletti.ama ittihatçı Siyonist lerin intikamı dinmedi.onuda astılar.l af olsun diye katiller torunları ölüm yıldönümünde timsak gözyaşı döküp saltanat larını vatan hainliklerini devam ettiriyorlar.s Siyonist lerin ebedi kini bitmez.amerikanin kurucusu corc vasingtonu bile sui kastle oldurduler.anitmezar yaptılar.dunta ihtilal ve inkılaplarını yaptiransiyonist liderler maoyu hochimingi lenini daha çok diktatörlerin musolini hitleri hirohitoyu yok etmiş safdisi etmişlerdir.islamiyetten başka bütün rejimleri bu hain dinsiz Siyonist laik masonlar kurup yıkmışlardır.