Sömürgeci devletlere karşı Türkiye çok olmaya başladı

28 Kasım 2017 Salı

Adaleti Savunanlar ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASSAM), Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER), Üsküdar Üniversitesi ve İslam Dünyası STK’ları Birliği tarafından bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası İslam Kongresi’nde “Geçmişten Geleceğe Yönetim Biçimleri” teması işlendi. İki gün boyunca devam eden kongrede Peygamber Efendimizin (sav) yönetim biçimlerinden, o dönemden günümüze kadar ki İslam ülkelerinin yönetim biçimlerine; İslam ve demokrasi ilişkisinden, petrol fiyatlarının finansal istikrara etkilerine kadar güncel ve tarihsel birçok mesele tartışıldı. 

İslam ülkeleri coğrafyası başta olmak üzere dünya siyasetinde güncel sorunlarla ilgili olarak akademik ve siyasal bir zemin üzerinde tespitler yapmak ve karar vericilere çözüm önerileri sunmak amacıyla gerçekleştirilen kongreye 35 farklı ülkeden birçok önemli isim katıldı. 

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASSAM) Yönetim Kurulu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Adnan Tanrıverdi’nin emekli bir general olarak ailesiyle, torunlarıyla rahat bir hayata devam etme imkânı mevcuttur. Ancak rahat bir hayattan ziyade memleket meselesi ile dertlenip, İslam dünyası adına endişelenip, böyle büyük organizasyonlara sebep olması İslam dünyası adına yeniden uyanışa geçmeye vesile olmuştur. 

Bugün İslam coğrafyalarında gerçekleşen katliamları, soykırımları, felaketleri Osmanlı sonrası İslam ülkelerinin tekrar bir bayrak altında toplanamamasına bağlayabiliriz. Bizler fitneci kuvvetler tarafından dışarıdan müdahalelerin yanında kendi içimizde de mezhepsel ayrılıklara düşürülerek gitgide daha da çok parçalanıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılması ile oluşturulan İslam devletçikleri bugün kendi içlerinde de parçalanıyor ve geleceği son nokta ise haçlı ordularına yahut ekonomiyi, askeri gücü, politikayı ellerinde tutan gizli lobilerin hizmeti altına girmek olacaktır. Bu noktada ASSAM’ın bu görevi üstlenmesi Türkiye’nin ve İslam dünyasının geleceği açısından önemli ve tarihi bir misyondur.

İslam dünyasının günümüz problemlerini düzenlemek ve İslam’a dünya üzerinde söz sahibi olabileceği yeni bir profil oluşturabilmek için öncelikli yol İslam ülkelerinin birliğinden geçer. Bu nedenle İslam Birliği’nin kurulması, İslam ülkelerinin refahı, huzuru için vazgeçilmez tek çaredir. 

Bugün İslam parlamentosu ve icra heyetinin, İslam dayanışma fonunun, İslam adalet divanının, İslam ani müdahale gücünün, İslam insani haklar mahkemelerinin, İslam ülkeleri savunma sanayi işbirliğinin, İslam ülkeleri savunma işbirliğinin, İslam ülkeleri ekonomik işbirliğinin oluşması demek; İslam dünyasındaki tek söz sahibinin İslam olması demektir. Yeryüzündeki esas adaleti ve düzeni sağlayacak şey İslam Birliğinden geçer. Bu sebeple Adnan Tanrıverdi’nin de dediği gibi “Her İslam ülkesinde öncelikle bir İslam Birliği Bakanlığı oluşturulmalıdır.” Müslüman bir ülkede Avrupa Birliği Bakanlığı kurulması her ne kadar olağan bir durumsa aynı şekilde İslam Birliği Bakanlığının kurulması da bir o kadar gereklidir. 

Küresel güçlerin İslam dünyası üzerinde en çok beslendiği nokta parçalanmalar iken İslam ülkelerinin ısrarla bu parçalanmalar üzerine gitmesi ve Allah’ın emrettiği gibi birbirine tutunmaması onları daha çok besliyor. Her geçen gün sömürgelerinden daha çok isteyen ve doyurulmaz birer vahşiye dönüşen küresel güçler, her gün aldıklarından daha fazlasını istiyorlar. Tüm bunların bilincine vardığımız halde elimizden geleni gerçekleştirmemek bizleri ancak dilsiz şeytanlara dönüştürür. 

ASSAM kapsamında 2023 yılına kadar 5 ayrı başlıkta devam edecek Uluslararası ASSAM İslam Kongrelerinin her geçen yıl daha çok ses getireceğine inanıyorum. Allah’ın izniyle en kısa sürede İslam ülkeleri olarak ümmetin kurtuluşu adına daha güzel çalışmalara imza atacak ve yürüdüğümüz yolda attığımız adımların meyvelerini yiyeceğiz. Bizler attığımız adımların doğurduğu pozitif sonuçları değerlendirirken birileri karşımıza çıkıp mutlaka “Hop Türkiye! STK’larınla çok oluyorsun!” diyecektir. Bilhassa küresel baronlar son 10 yıl içerisinde Türkiye’deki önemli STK’ların başarılı çalışmalarından dolayı fişlemeye kadar gitmiştir. Ancak İslam Birliği kurulana kadar durmak yok, yola devam!

Başta yürüdüğümüz yolda bizlere nasıl adım atacağımızı öğreten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Sn. Adnan Tanrıverdi’ye olmak üzere, desteğini ve katkılarını esirgemeyen STK’lara ve katılımlarıyla bizleri onurlandıran konuklarımıza teşekkürlerimi borç bilirim. 

Vesselam…

İletişim için;

www.twitter.com/sabribalaman

www.facebook.com/sabri.balaman

 

  • TALHATALHA1 ay önce
    ASSAM gibi akademik zeminde İslam Dünyasının sorunlarını temas eden kuruluşlara ciddi ihtiyaç vardır...İslam Birliği için evvela fen ve din ilimlerinin birlikte okutuldugu Maarif müesseselerine ihtiyaç vardır.. Bütün fikirler ideolojiler devrimler bugün Meşru bir zeminde ancak okullar sayesinde yeni nesil nereye verilebilir... Dini milli tarihi hem modern unsurları dikkate alan A'dan Z'ye yeni bir Maarif Nizamına ihtiyaç var.. Eğitimdeki ideolojik ve dinsiz hegemonyayı değiştirme dikten sonra İslam Birliği'ne ulaşmak zor olacaktır...Bununla beraber tarikat cemaat mezhep gibi alt kimliklerin İslam kimliğinin önüne geçmemesi lazım..Bu taasuplardan kurtulmamız lazım..Son olarak bugünkü İslam ülkelerinde tüm etnik kimliklerin başta anadilde eğitim gibi temel hak ve özgürlükler teminat altına alınmalı.. önce kendi içimizde Birliği tesis deceğiz.. ondan sonrası biiznillah kolay olacaktır..Sabri Bey köşe yazılarınızda millete ve ümmete şevk ve heyecan veriyorsunuz.. teşekkürler..