THY - Ramazan

Siyonist Aklı ve ABD’nin İpi İle Kuyuya İnilmez

13 Şubat 2018 Salı

ABD ile AB ülkelerinin sosyal medya organları Türkiye’nin başlatmış olduğu Afrin harekâtını sivil ölümler ve göç zorlamaları altında şimdiden karalama kampanyalarına başladılar. “Sivil ölümlerin başladığını duyuyor, endişe ediyoruz” ifadelerini kullanarak politik üç maymunları oynamaya başladılar. 

ABD ve AB yıllarca sömürgeci işgalci zihniyetle hareket ettiği için Türkiye’yi kendileri gibi göstermeye çalışıyor. Unutmasınlar ki; tarihi şanla, şerefle dolu bu millet mazlumların haklarını nasıl koruyacağını iyi bilir. Dokuz askerimizi şehit eden YPG’li hainlerin, sivilleri kullanarak askerlerimize saldırı yaptığını unutmayalım. Aynı tuzak ABD askerlerine yapılmış olsaydı binlerce sivil katledilirdi. İşte alçaklar ile aramızdaki fark budur. 

 CNN’in “Türkiye, Afrin’de katliam yapıyor” diye algı yönettiği gün, yalan haberlerin ötesinde Suriye’de gerçekten de siviller katlediliyordu. Şam’ın Guta semti ile İdlib’in Marat el Numan kasabasında toplamda 70’den fazla sivil Esad Rejimi ve ABD tarafından öldürüldü. Üstelik Esad rejimi bu saldırılarında ABD’nin “kırmızıçizgimizdir” dediği kimyasal gazlar kullandı. Bunu görmezden gelen yabancı basının işi ise varsa yoksa Türkiye karşıtı haber yapmak…

Afrinlilerin hayatlarından “endişe duyduklarını” iddia eden AB ve ABD’li siyasetçilere ve medyacılarına soruyoruz: Siz ABD’nin sivil katliamları karşısında hiç endişe duydunuz mu? Endişe duyduysanız ABD ordusuna neden engel olmadınız? Engel olamadıysanız bunun hesabını ABD yönetiminden neden sormadınız? Yoksa ABD yönetiminin “yanlışlıkla vurduk, istemeden oldu” sözlerini yeterli bularak endişeleriniz zail mi oldu? Alçaklığın tarifini soracak olursanız buyurun açık örnekleri buradadır.

Madem ABD’nin ve Beşar Esad’ın sivil katliamları karşısında “teröristlerle savaşıyoruz” ve “yanlışlıkla vurduk” sözlerini yeterli bulup sustunuz ve hesap sormadınız. Türkiye›den hesap sormak hakkını elde edebilmek içinse, önce ABD ve Beşar Esad’ın sivil katliamlarının hesabını sormalısınız. Eğer hesap soracak bir durum yoksa bu Türkiye için de geçerlidir. Çünkü Türkiye de “teröristlere karşı” savaşıyor ve siviller konusunda hiçbir ülke Türkiye kadar duyarlı değildir.

Şimdi söyleyin Sayın AB ve ABD’li siyasetçiler ve medyacılar! Beşar Esad’ı nasıl durduracaksınız? ABD’nin desteğiyle hayat bulan YPG adlı terör çetesinin işgal ettiği topraklardan YPG’yi nasıl çıkaracaksınız?

Unutmayınız ki, YPG’nin işgal altında tuttuğu topraklar, Suriyeli Araplara aittir. YPG başkasına ait bu topraklarda o toprakların gençlerini ve çocuklarını zorla asker yapıyor, servetlerine el koyuyor ve karşı koyan halkı da katlediyor. Siz bu facialara karşı ne yapıyorsunuz? Yoksa YPG terör çetesi ne yaparsa yapsın meşru mudur?

Türkiye bunları meşru görmüyor! Bunun için de o terör çetelerini işgal ettiği topraklardan çıkarmak istiyor. Aynı zamanda o terör çetelerinin saldırı ve tecavüzlerinden kendi sınırlarını da korumak istiyor. Sizler de Türkiye’nin bu harekâtına destek vermek zorunda değil misiniz? Yoksa Türkiye’yi düşman, YPG terör çetesini dost olarak mı görmeye başladınız? Eğer böyle görmeye başladıysanız, zulüm ve haksızlıkta olduğunuzu bilmelisiniz! Türkiye, Suriye halkını düşman değil, kardeş ve dost olarak kabul etmektedir. Bu sebeple Türkiye, Suriyeli sivilleri bilerek asla öldürmez.

Gelelim ABD’nin cambazlığına… Eğer Türkiye ABD’nin “güvenli bölge” teklifini kabul ederse, Türkiye Suriye’nin parçalanmasını kabul etmiş olur. Doğru olan tabii ki bu teklifi reddetmek olacaktır. Türkiye eğer bu teklifi reddederse, ABD’nin yaptırımlarından korkmamalıdır. Türkiye bu reddedişte biraz zarara uğrayacak dahi olsa, Suriye’nin parçalanmasından ve YPG/ABD’nin 900 km’lik alana hâkim olmasından daha az bir zarara uğramış olacaktır. “Güvenli bölge” teklifini kabul etme karşılığında ödenecek bedel kabul edilemez.

Türkiye, Afrin’de attığı adımı sonuna kadar götürmelidir. Bu 900 km’lik alan Türkiye için dokuz adımdır. Birinci adım atıldı, geriye sekiz adım daha kaldı. Türkiye bu sekiz adımı yılsonuna kadar tamamlamış olur. Türkiye’nin atacağı adımlarda Rusya ve İran Türkiye’ye destek olmalıdır. Yoksa Suriye parçalanmaktan kurtulamaz. Bu parçalanma ise; Türkiye, İran ve Rusya’nın parçalanmasını da getirecektir. Türkiye, İran ve Rusya üçlüsü, ABD ve YPG›yi durdurmak, onları Suriye’den atmak zorundadır. Bu zorunluluk da savaşmayı gerektiriyor. Ortadoğu’da ABD’ye karşı etkin olmak isteyen Çin’in de milli çıkarları açısından Ortadoğu’ya davet beklediğini unutmayalım. Bu durumda Türkiye, İran ve Rusya mantıklı bir yol haritası ile hareket ederek bölge politikalarını dizayn etmelidir. 

Vesselam…

İletişim için;

www.twitter.com/sabribalaman

www.facebook.com/sabri.balaman

 

YORUM YAZ