Marshall yardımları darbe ve ambargoları beraberinde getirmiştir

14 Ağustos 2018 Salı

Marshall yardımı adı altında işlenen sinsi plan 1948 yılına kadar uzanıyor. İkinci Dünya savaşı sona ermiş, Batı’nın çıkmazda olduğu dönemde ABD kesenin ağzını açmış, ekonomisi çöküntüye giren ülkeleri Sovyetlere kaptırmamak için Marshall planını devreye sokmuştu. Türkiye bu plana dâhil edilmiş ve 16 Avrupa ülkesine hibe şeklinde gönderilen yardımlar yapılmıştır. 

Marshall yardımlarıyla birlikte birçok alanda dayatmanın devamında ekonomik bağımsızlığımız elimizden alındığı gibi petrol arama faaliyetlerimiz de durduruldu, emekleme aşamasındaki uçak fabrikalarımız kapatıldı, yerli demiryolu hamlemiz durduruldu, tarım bağımsızlığımızdaysa ilk darbeyi yemiş olduk.

ABD, “Siz zahmet edip üretmeyin, yorulmayın, ben hepsini size bedava veririm” diyordu. Yardım maskesiyle açları besliyor, yeni yetmelerini yetiştiriyor, tembelliğe alıştırıyor, yerli üretimi durduruyor, kendine bağımlı hale getiriyordu. Üstüne üstlük “sempatik” görünüyordu(!). ‘’Allah ABD’ye zeval vermesin’’ diye dualar ediliyordu. Dönemin bazı cemaat ve molla yapılarının da peş peşe CIA’e bağlantıları sağlanıyordu; ne de olsa mideye haram girmiş…

Osmanlı İmparatorluğu’na dayatılan kapitülasyonlar ve benzeri şeyleri ABD doğrudan Adnan Menderes’ten talep etmekteydi. Bu talepleri kabul etmeyen ve buna karşı çıkan Menderes düzmece bir mahkemeyle mahkûm edilerek çalışma arkadaşlarıyla birlikte idam edildi. Eh artık mideden ABD’ye bağımlı olan Türkiye her on yılda bir darbelere bağışıklık dönemine giriyor. 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 yılında dönemin paşaları bir sağdan bir soldan diyerek iç savaş ortamı hazırladı. CIA’in çocukları yönetimine el koydu ve 28 Şubat 1997’de ise dönemin hükümetleri istifaya zorlandı. 

Sadece 16 yılda Ak Parti’ye karşı yapılan darbelerse akıllara ziyan… 

2002’de siyasi yasaklarla darbe yapılmak istendi. 2003-2007 arasında veto yağmuru yaşandı... Bazı kuvvet komutanları darbe planları tezgâhladı. Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Balyoz ve Ergenekon gibi planlar, yıllar sonra deşifre oldu. 

Avukat Alparslan Aslan, Danıştay’ı bastı bir üyeyi öldürdü. Hükümete mal edilen saldırının darbe planlarının bir parçası olduğu ortaya çıktı. 

AK Parti, Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanlığına aday gösterdi. Aynı gün 27 Nisan’da, Genelkurmay “e-muhtıra” yayınlandı. Hükümet sert cevap verdi. Bu sefer Anayasa Mahkemesi, Meclis’in 367 milletvekili ile toplanmasını isteyerek zorlama bir karar aldı... Başörtüsü düzenlemesi yapan AK Parti için Yüksek Mahkeme, kapatma kararı vermedi ancak ekonomi ağır darbe aldı... 

MİT, akan kanın durması ve çözüm için Oslo’da PKK ile görüştü. Görüşmeler ifşa edildi. Savcılar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye çağırdı. Erdoğan izin vermedi. . 

Taksim Gezi Parkı’nda başlayan çevreci eylem, birden hükümet karşıtı bir kalkışmaya dönüştü. Başbakan’ın kararlı duruşu, darbe girişimini engelledi..

Yargı ve Emniyet içindeki paralel yapılar, Erdoğan’sız bir AK Parti için 17 Aralık’ta ‘’yolsuzluk’’ kisvesi altında yargı darbesi yapmaya kalkıştı. Bu girişim de önlendi...

Bu da yetmiyormuş gibi CIA 1960 yılından beri beslediği p*çlerini 15 Temmuz hain darbesi ile altın neslinin altın vuruşunu yapmaya kalkıştı. Bunu da başaramamalarının yanında belki de ilk kez ABD suç üstü yakalandı… Bu duruma  da kuduz köpek saldırısı denir.

ABD’nin Türkiye’ye karşı uyguladığı ambargolar… Tarih, tekerrürden ibarettir deriz ya hep… 5 Şubat 1975 yılında başlayan ve üç yıl süren Amerika’nın silah ambargosunun nedenlerini anımsayalım: Haşhaş ekim yasağının kaldırılması, Kıbrıs Harekâtı ve bu harekâtta Amerikan silahlarının kullanılmış olması, ABD’nin Vietnam yenilgisi hükümete duyulan güvenin azalması, Watergate skandalı nedeniyle başkan Nixon‘un istifa etmiş olması… Tüm bu nedenler Amerika’nın Türkiye’ye genişletilmiş silah ambargosu uygulamasını tetikleyen nedenler arasındaydı.

Bütün olanlara karşı Türkiye ABD’ye ne yaptı? Türkiye bu ambargoya karşı şu yaptırımları uygulamıştır:

13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulduğu açıklandı.

25 Temmuz 1975’te ABD’ye nota verilerek ABD Savunma İşbirliği Anlaşması (3 Temmuz 1969) yürürlükten kaldırıldı.

Türkiye’deki bütün Amerikan üs ve tesisleri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “kontrol ve gözetimi” altına alındı.

Amerika bu karşı yaptırımlara dayanamayarak 26 Mart 1976’da üslerle ilgili yeni bir Savunma İşbirliği Anlaşması imzalamak zorunda kalmıştır. Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi ise ambargonun kaldırılması şartına bağlanmıştır.

Nihayet 26 Eylül 1978’de Jimmy Carter‘ın da çabalarıyla ambargo tamamen kaldırılmıştır.

Oyunlarını yalnızca kendi kirli çıkarları için kuran ABD’ye bundan böyle hiçbir onurlu Türkiye vatandaşı dostane yaklaşmamalı. Bir papaz üzerinden Türkiye’ye ayar çekilmesi tarihi hafızamızın canlanmasına sebep olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren dost bir müttefik olmadığını bir kez daha tarih göstermiştir. ABD unutmamalıdır; hilafet elbet bir gün amaç ve niyetlere göre hasıl olacaktır. Elbet de bir gün sizler de Allah’ın darbesine maruz kalacaksınız. Birilerinin hoşuna gitmese de bizim Allah’ımız bize yeter… 

Vesselam…

İletişim için; Twitter: @sabribalaman

Facebook: sabri.balaman

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • hercaihercai1 yıl önce
    CHP CHP CHP, Marshal yardimi sadece savasa bulasmis ulkeler icindi, CHP ise millete sormadan baliklama daldi Marshal yardimina! Milyonlarca ilkokul ogrencisine de amerikan suttozunu icirdiler zorla!Igrenc bir seydi! Kimbilir icinde ne tur pisliklar vardi, bilmiyoruz! CHP nin ne oldugunu hala anlayamayanlar var, ama anlayacaklar!
  • Saçmalı YORUMSaçmalı YORUM1 yıl önce
    Marshall yardımı 1948'de başlamıştır. Önce bizi dahil etmediler. Ülkeyi yaptıkları devrimlerle kalkındıran CHP hükümeti yalvarıp yakararak yardım programına aldırmıştır.Ondan sonra Amerikan kültürü ve mallarının övülme devri başlar. Bizim doğal ürünlerimiz kötüdür. Onların fabrikasyon malları iyidir. Bizi tam mal yerine koyarak zeytin yağımızı alıp yerine Vita vermişlerdir. Zeytinyağlı Yiyemem Aman, türküsü o zamandan kalma rezil bir türküdür...Bir başka konu...Oslo'da görüşme yapan bürokratlar haklı olarak korunmuştur.Peki Seyfi Dede yargısının gücünün kırılması için, hükümetin bilgisi dahilinde, o zamanki solun dışında örgütlü olan tek grup Fetöcülerle mecburen işbirliği yapan bürokratlara ne olmuştur. Hem de yargıdaki militan solun gücü kırılır kırılmaz, Fetöcülerin de ümüğünün sıkılmış olmasına rağmen...
  • Sezgin ÜnselSezgin Ünsel1 yıl önce
    Eline, yüreğine, kalemine sağlık, süper bir yazı olmuş, Allah sizden ve sizin gibi vatansever kardeşlerimizden razı olsun.
  • ersanersan1 yıl önce
    ayrıca menderes döneminde abd nin isteği ile türkiye koreye asker gönderip natoya alınmıştır.
  • ErsanErsan1 yıl önce
    Sayin yazar marshall yardimi bizzat adman menderes zamaninda turkiye girmistir

Günün Özeti