THY- Güney Avrupa Haziran

AK Parti 2001 ayarlarına dönüyor; metal yorgunları istirahate

25 Temmuz 2017 Salı

AK Parti yeniden şahlanış hareketiyle şekilleniyor. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkanlığa gelmesi ile tüm hücreler yeniden taranacak. Bu noktada metal yorgunluğu demeci mesajı çok net... Geçtiğimiz günlerde belde ve ilçe teşkilat delege seçimleri başladı. Katılım ve heyecan yoğunluğundan bahsedebiliriz. Gerçekten emek veren ve partisini bir değer olarak gören gencinden yaşlısına kadar birçok insanla konuştum, fikirlerine başvurdum. Hepsinden tek bir ses aldım; yeniden kucaklanma ve diriliş… Asıl manidar olan ise “Reisin arkasındayız, onunla birlikteyiz” demeleriydi.

Gelelim bir beldenin teşkilat yapılanmasına… Beldelerde genelde hamallık boyutu mevcuttur. Belde teşkilatlarında emek sarf etmek gönüllülüğe bağlıdır ve dahası il ve ilçe, belde gözünde büyük adamların işidir. Belediye size aitse ve partiniz iktidarda ise değmeyin keyfine. Kendi dünyalarında çok mutlu ve huzurlu bir yaşam devam ettirdiklerini söyleyebilir ve samimiyetin de en üst seviyede olduğunu vurgulayabiliriz. Hele ki; belde yönetiminde sandık başkanı ve müşahit delege olarak yazılmış, onaylanmış ise beş yıl boyunca gerekli yerlerde kendisi önemsendiğinde ve adam yerine konulduğunda samimiyeti yüzünden okunabilir. 

İlçe geneli teşkilat tabii ki çok önemlidir. Ancak bir eleştiri almamız gerektiğinde şunları söyleyebiliriz: Protokol adamı olmak, önemsenmek dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir. İlçe başkanı ve yönetimi verilebilecek en üst seviyede değer ile karşılanmak ister. Hele ki bir de yerelde belediye aynı partiden ise teşkilat, belediye ve çalışanları tarafından ilgi odağı olmak ister. Partinin teşkilat başkanından başkan yarımcısına, meclis üyesine kadar birer ilgi hastası gibi yeni problemler türetiyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı’nın “metal yorgunluğu” vurgulamasının herkesin birbirine çamur atma yarışı ile devam etmesi teşkilat çalışanları açısından epey can sıkıcı oldu. 

Son zamanlarda bazı belediye başkanlarının delegeleri kendilerinin olgunlaştırdığını ve yazdığını duymaktayız. Bazı il-ilçe belediye başkanları kendi koltuk sevdası uğruna parti alt birim kademeleri ile alay eder gibi delege listeleri hazırlandığı söyleniyor. Hâlbuki bir beldenin belediyesini kaybetmemek veya il-ilçe belediyesini kaybetmemek başlı başına oy kullanan her vatandaş adına vebaldir. Alt birim çalışanların aklıyla alay etmek demektir. Sayın Genel Başkan ve parti üst kurumları bu konuları titizlikle incelemeli ve gerekli hassasiyeti sağlamalıdır.

Sayın Erdoğan’ı iyi tanımayanların bir daha parti tüzüğünü okumalarını veya çalışma metodunu gözden geçirmelerini tavsiye ediyorum. Sayın Erdoğan’ın mesajları kime verdiğini herkes iyi okusun. Kimse kalkıp kendini darı ambarında hissetmesin. İl teşkilatları sorumlu olduğu ilçe ve beldeleri hızlı denetime tabii tutmalıdır yoksa körler sağırlar birbirini ağırlar… 7 Haziran’ın psikolojik travmasını henüz atlatamadan birbirine gönülden bağlı olan teşkilat çalışanları bir daha bu ağır yükün altına elini koymaktan vazgeçerse, işte o zaman olan olur! AK Parti birkaç kişinin değil ümmetin vebalini taşıyor ve bunun bedeli ağırdır, bunu bilesiniz! 

Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendini vazgeçilmez zannedenlere mesaj niteliğinde çok net bilgi verdiğini düşünüyorum. Fakat tüm bunlara rağmen kendilerini il ve ilçelerde sultan zanneden varsa bir daha düşünsün. AK Parti tüm bu yanlışlardan dolayı 2014 seçimlerinde önemli il ve ilçeleri elinden kaçırdı. Bunların o günün yanlış ve adamcılık politikasından kaynaklandığını unutmayalım. Bir örnek vermem gerekirse sizlere şunu anlatabilirim: Dönemin il başkanına söylemiştim “Lütfen hassasiyet gösterin, bu parti bir bölgenin partisi değil, bir ilin tekelinde hiç değil. Bu konuda biraz vicdanlı olun.” Bana cevaben “Efendim bazı illerden partimize yakın adam bulamadık” demesini ikiyüzlülüğün tam da aynası olarak gördüm. Daha sonra seçimlerde başarısız olup halktan tokadı yiyince “Ben ne yaptım?” demesi pek de inandırıcı olmasa gerek. Problem de buydu ya; bir şey yapmadın. AK Parti harekâtı mazlumların harekâtıdır ve bu dava Sayın Erdoğan’ın omuzlarında ağır bir sorumluluk olarak kalmıştır. Yapılacak her bir yanlışın bütün mazlumları üzeceğini ve bütün zalimlere fırsat vereceğini unutmayın. 

Ülkemin aziz milletine selam olsun, dua ile kalın…

 

YORUM YAZ