THY - İmaj

O FETÖ’cüye ilacı Nuri Alço mu içirdi yoksa?

19 Kasım 2017 Pazar

FETÖ’cülerin zaman kazanmak için profesyonel bir şekilde oynadığı yalan ve takiye tiyatrosunda “Oscar’lık performans” Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın eski emir subayı olan ve 15 Temmuz gecesi Akar’ı silahla etkisiz hale getiren Levent Türkkan’dan geldi.

Baksanıza, ilk ifadesinde “1989 yılında Işıklar Askeri Lisesi’nin sınavlarına girmeden önce, cemaatteki abilerim bana sınav sorularını verdi” itirafında bulunan, dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i dinleme cihazıyla “mutat olarak” dinlediğini belirtip, gayet normalmiş gibi “Haftada bir dolan cihazı cemaat abime teslim ediyordum, boş olanları alıyordum” diyen “hain yaver”, hafta içi verdiği ifadede ise birden bire çark etmiş: “15 Temmuz gecesi bana bir şeyler içirildiğini düşünüyorum. Her şey hayal âleminde gibiydi. Bilinci yerinde olmayan birine her şeyi söyletebilir, her belgeyi imzalatabilirler.” 

Gerçekten de böyle bir senaryo herkesin aklına gelmez: “Esas oğlan”a bir şeyler içiriliyor, o da tutuyor Genelkurmay Başkanı’nı silahla etkisiz hale getiriyor...

“En İyi Özgün Senaryo Dalı”nda Oscar alabilecek bir performans...

Ne diyelim, inşallah Levent Türkkan’a kendisini “hayal âleminde gibi” hissettiren o ilacı içiren Nuri Alço değildir!

¥

Peki, madem laf FETÖ’cülerin mahkemelerdeki “performans”ından açıldı, o halde biz de soralım: 

Diğer FETÖ’cüler ne âlemde? Onlar Levent Türkkan’dan farklı mı?

Tabii ki değil...

Bunların alayının karakteri aynı...

Kimisi, 15 Temmuz gecesi Akıncı Hava Üssü’ne torun sevmeye gittiğini ileri sürer...

Kimisi de tarla bakarken gözaltına alındığını, darbe ile ilgisinin olmadığını iddia eder.

Aralarından, uzun namlulu silahıyla vatandaşlara ateş ederken görüntülenmesine rağmen, “Darbeyi önlemeye çalıştım” diyen de çıkar, Meclis’i bombalayıp, yaşananları “terörle mücadele harekâtı” zannettiğini söyleyen de...

Unutmadınız değil mi, “ByLock’u, emniyete çağrıldığımda duydum. İlk başta uyuşturucu madde zannettim” diyen pişkin de bunlardandı...

Kullandığı iki cep telefonunda ByLock çıkmasına rağmen, “Teknolojiyle aram yoktur ve teknoloji özürlüyüm. ByLock nedir bilmiyorum. İlk defa cezaevinde duydum” yalanına sarılan da...

Mesela, 15 Temmuz gecesi, İstanbul’un kritik yerlerini tutması için zırhlı birliklere emir veren alçak “Muhtemel terör saldırısına karşı böyle bir hamlede bulundum” herzesini yumurtlamıştı.

“Darbe girişimi sırasında odamdan çıkmadım” diyen, ancak darbeci askerlere kasalar içinde mühimmat ve silah taşıdığı ortaya çıkan namussuzun ise hiç yüzü kızarmamıştı. 

Darbe günü Akıncı Üssü’nde iş yemeği için bulunduğunu iddia edeni mi ararsınız, aynı Akıncı’ya köylerde hayvancılıkla ilgili belgesel çekmeye gittiğini ileri süreni mi?..

İstisnasız tamamı aklımızla alay etti FETÖ’cülerin...

¥

Evet, “Instagram’da 5 bin takipçim var. Bu kişilerle yazışmak için ByLock yükledim” mavalını okuyanı da gördü bu millet...

Bank Asya’daki 8 milyon 800 bin TL tutarındaki hesabından haberdar olmadığını üfürene de şahit oldu...   

Kullandığı telefondan ByLock çıkınca “Bu telefonu ben değil 11 yaşındaki kızım kullanıyor” diyen “baba”, çapraz sorgusu sırasında, eşinin ismi okunarak “Tanıyor musun” diye sorulduğunda “Tanımıyorum” cevabını veren “koca” bile kayıtlara geçti... 

O yüzden, Pensilvanya’daki alçak için karısını-kızını bile satan bu şeref yoksunlarının söyledikleri hiçbir şey bizi artık şaşırtmıyor. 

 

YORUM YAZ