“İnsan gerçekten hayretediyor” Abdullah Bey

28 Aralık 2017 Perşembe

Şu sıralar gündemi en çok meşgul eden konulardan biri, hiç şüphesiz 15 Temmuz darbe girişimi ve devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması için hareket eden sivillere Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen yargı muafiyeti...

Hatırlayacaksınız, daha önce yapılan bir düzenleme ile 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin bastırılmasında aktif rol alan resmi görevlilere yönelik yargılamaların önüne geçilmişti, şimdi de aynı düzenlemeye o gece sokağa çıkan siviller eklendi.

Getirilen düzenlemenin dili de amacı da gayet açık: 15 Temmuz gecesi ve ertesi günün sabahında sokağa çıkıp FETÖ’cülerle cansiperane şekilde mücadele eden sivillerin hukuki bir müeyyideyle karşı karşıya kalmalarının önüne geçmek...

Hepsi bu!

Hâl böyleyken, yani düzenlemede hiçbir muğlaklık yokken, pek çok kesim mezkur KHK yayınlanır yayınlanmaz, nasırlarına basılmışçasına hemen ayağa fırladı.

Kimi, “KHK ile hükümetin yandaş paramiliter güç oluşturmak istediğini” iddia etti, kimi “Bu KHK ülkeyi iç savaşa götürür” herzesini yumurtladı, kimi de “Türkiye’nin Teksas’a döndürülmek istendiği”nden dem vurdu.

Ancak bu ütopik yaklaşımları dillendirenlerin tamamının tek bir ortak özelliği vardı, o da geçtiğimiz günlerde CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın “Hükümet dünyanın en doğru işini yapsa bile yanında olmayacağız” sözleriyle mücessem hale gelen kronik AK Parti muarızlığı...

Bu zevat, nasıl bir muhalefet anlayışına sahip olduklarını zaten açık seçik ortaya koyuyor.

Dolayısıyla mahut güruh bizim için bahs-i diğer.

Peki ya “696 sayılı KHK’nın yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir. İlerde hepimizi üzecek olaylara ve gelişmelere fırsat vermemek için gözden geçirileceğini ümit ediyorum” diyen Abdullah Gül?

Gül’ün görüşü de mi bahs-i diğer?

Hayır, onun görüşü bahse değer.

Çünkü o, AK Parti’yi kuran 4 isimden biri. Üstelik bu partide başbakanlık, başbakan yardımcılığı ve dışişleri bakanlığı gibi önemli görevler üstlenmiş; AK Parti sayesinde cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuş bir isim...

O halde, Cumhurbaşkanlığı görevi sona erdiğinde, kameraların karşısına geçip “Artık günlük siyasetin dışında kalacağım” sözü veren, ama kendisine her mikrofon uzatıldığında buram buram siyaset kokan açıklamalar yapan, sosyal medyayı “eski partisini zorda bırakma platformu” olarak kullanan Gül’ün, son KHK’nın yazımında hukuk diliyle bağdaşmayan ifadeler olduğunu belirtip “Yapılan düzenlemeyi hukuk devleti anlayışı açısından kaygı verici buluyorum” demesi ne anlama geliyor?

Sabık Cumhurbaşkanı, son zamanlardaki hemen hemen hiçbir organizasyonuna/toplantısına iştirak etmediği AK Parti’ye “Bu KHK’yı gözden geçirin” deme hakkını nereden buluyor?

¥

Türkiye’nin demokrasisinin de ekonomisinin de dış politikasının da sağlam olmadığını dillendirebilen...

İyiniyetli bir şekilde davet edildiği AK Parti’nin kuruluş yıldönümü etkinliklerine katılmadığı gibi, söz konusu etkinliğe “Kuruluş dönemindeki değer ve politikaları kendinize yeniden rehber edinin” gibi iğneleyici mesajlar gönderen... 

“Her şeyi komplo teorilerine bağlamaya kalkarsak o zaman da o ülkeleri yönetenlerin hiç mi akılları yokmuş sorusunu sormamız gerekir” diyerek “Üst Akıl” kavramının bir vehimden ibaret olduğunu ima eden...

Ankara’da Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör saldırısının ardından, devlet ricaline değil de sırtını Kandil’e dayayan ve şu anda da cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş’a taziye dileklerini ileten...

Söz konusu jestinin(!) ardından da Demirtaş’ın hayır duasına mazhar(!) olan Abdullah Gül, tam olarak ne yapmak istiyor?

Bu aralar sıklıkla karşı karşıya kaldığımız iç ve dış saldırılara yönelik tek bir açıklama yapma gereği bile hissetmeyen Gül, KHK üzerinden eski partisine ayar vermeye çalışarak kime, ne mesaj yolluyor?

Kendisinin özlü bir sözü vardı hani; “İnsan gerçekten hayret ediyor” diyordu.

Biz de Gül’ün bu tutumu karşısında gerçekten hayret ediyoruz.

Ve olan biteni ibretle izliyoruz.

 

YORUM YAZ

  • nurannuran3 ay önce
    Sayın yazar ne düşünüyorum derseniz bu ikisi milletin gözünde de gonlundende düştüler yazıklar olsun gerçekten hainlerleaynı dili kullananlar onlardandir nokta selam ve dua ile