“Diktatör Kemal”e “demokrasi ödülü”

16 Kasım 2017 Perşembe

“Olmaz, olamaz” demeyin, vallahi sonunda bu da oldu. 

PKK’nın “doğru bir adım” olarak nitelendirdiği...

FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen’in “müspet” bulduğu...

DHKP-C’nin sözde marşlarının söylendiği CHP’nin “adalet(!) yürüyüşü” Uluslararası Siyasi Danışmanlar Birliği tarafından ‘Yılın Demokrasi Ödülü’ne layık görüldü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun “casusluk”tan tutuklanmasını protesto bahanesiyle terör örgütlerini arkasına katarak yaptığı yürüyüşe ödül verilmesinin gerekçesi ise bir hayli ilginçti.

Meğer Kılıçdaroğlu Türkiye’de demokrasiyi teşvik etmekle kalmamış, demokratik düşüncenin yayılmasına da katkı sağlamış. 

Uluslararası Siyasi Danışmanlar Birliği öyle diyor.

Gerçekten de öyle mi ya hu?

Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlık koltuğuna “kaset kumpası”yla oturduğu günden bu yana kendisini eleştiren herkesi disipline vererek “demokrasiyi teşvik” mi etmiş yani?

Ya, partisinin seçimlerde FETÖ ile işbirliği yaptığını söyleyen CHP’li Birgül Ayman Güler’in zorla istifa ettirilmesiyle “demokratik düşüncenin yayılması”na nasıl bir katkı sağlanmış olabilir?

Ama yok, belki de Kemal Bey, olağanüstü kongre isteyenleri “Parti içi kavgaya asla izin vermeyeceğiz. Kavga edenleri gerekirse kapının önüne koyacağız” diyerek “demokratik bir şekilde tehdit ettiği” için Yılın Demokrasi Ödülü’ne layık görülmüştür...   

Ne dersiniz, partisinin Meclis’teki grup toplantısında, konuşmak isteyen bir CHP’liyi, “Sen nasıl genel başkanının sözünü kesersin? Atın şunu dışarıya” sözleriyle yaka paça dışarıya attırdığı için de söz konusu ödülle onurlandırılmış olabilir mi Kemal Bey?

Kılıçdaroğlu’nun 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde seçmenlere yaptığı “Adam gibi tıpış tıpış sandığa gideceksiniz” şeklindeki “demokratik çağrı”yı da es geçmemek lazım...

Ya da 16 Nisan referandumu arifesinde “Namusunla, onurunla, şerefinle hayır oyu kullan” deyip “Hayır” oyu vermeyecek vatandaşları bu değerlerden yoksunmuş gibi göstermiş olmasını...

Demokrasinin en önemli unsuru olan milletin seçip Meclis’e gönderdiği bir kadın bakan hakkında yumurtladığı “Birilerinin önüne yatmış vaziyette” herzesi de Kılıçdaroğlu’nun şansını artırmış anlaşılan...   

Velhasıl; Kemal Bey’e “Demokrasi Ödülü” vermek için yığınla sebep var.

Terör örgütü mensuplarına “arkadaşlar” diyecek kadar eşitlikçi... 

CHP’li milletvekillerinin PKK’lıların cenazesine katılıp gözyaşı dökmesini “demokratik hak” kapsamında değerlendirecek kadar hümanist... 

İktidara geldikleri takdirde, muhalif gazetelerin tamamına el koyacaklarını, muhalif işadamlarından da ‘patır patır’ hesap soracaklarını söyleyebilen bir genel sekreteri partide tutacak kadar da özgürlükçü bir genel başkandır o...

Kısaca demokrattır Kılıçdaroğlu, demokrat. Hem de sapına kadar. 

Demokrasiyi özümsemiş, iliklerine kadar benimsemiştir... 

O yüzden hiç kimse laga-luga etmesin; Kemal Bey ‘Demokrasi Ödülü’nü fazlasıyla hak etmiştir.

 

  • Rabia Zafer Rabia Zafer 2 ay önce
    Bence Hainlik Ödülünü Hak Ediyor. Meral Karaşener le, Birlikte. Hiç Şüphesiz. O Ödülü de, Halk VerirBelki.