THY- Euroleague

Sadakatle ihanet arasındaki ince çizgi!

01 Aralık 2017 Cuma

Sadakatle ihanet arasında ince bir çizgi vardır. Bazı insanlar birilerine sadık gibi görünebilirler, yaptığı faaliyetler, attığı adımlar, söylemleri, duruşları, kiminle nerede nasıl ne yaptıkları açıklamaları, birlikte olduğu insanlar, işte bu sadakat ve ihaneti aradaki ince çizgi belirler. Kişiler sanıyor ki sadık bir insanım, ama ihanet içindedirler. Evet bunu Türkiye’de çok yaşıyoruz. Krallar vardır, kral şakşakçıları, kraldan kralcı görünen ihanet içindeki insanlar bunlar bazen kralın eşi olabildiği, gibi bazen çocukları, bazen kız kardeşleri, bazen en güvendiği. Gözyaşları içinde umutla istikbale yönelik gayret içinde insanlığa hizmet için çalışacağız. Ve sonunda o krallar en yakın insanlarının belki de bu zor günlerde kadrini kıymetini daha iyi anlar. Bunlar daha çok genelde en yakında hanımlar olmuşlardır. Çok yakın can ve Allah dostları; evet bunun idraki ile hayatını sürdüren Krallar, genelde Allah’ın da yardımı ve seçilmiş olmaları ile sarayda olan bilgi ve bilgilendirmeler, kraldan iyi gününde ve kötü gününde halkı tarafından düşünülenleri kendisine ulaştıramayan yakınları hakkında çok duyarlı olması lazım. Bunu bazen yanındaki yaverleri, akrabaları onların yakınları veya vazifeli olan doktorları, müneccimleri bu bugünkü manada anlaşılması için yazıyorum danışman ve başdanışmanları veya sağlığı ile ilgili vazife yapanlar yapabilirler. Mutlaka tedbirli olması lazım. Tarih bunu hayatlarıyla ödeyen, çok sıkıntılara mahsur kalan, aileleriyle sürgüne giden kral hikayeleri ile doludur.

Devlet belli bir nizamla idare edilir. Gizem korunduğu sürece, devlette devamlılığı sağlanır. Bu nizâmın da kralın etrafındakiler ve kainatı idare eden Güç tarafından idare edildiği herkesin hesabı olmalıdır. Aileyi koruyan gücün kralı da koruyacağı aşikardır. Sadece onların sebeplere sarılması lazım vesselam…

Şifahanemizdeki hoş saadet hanemizde Kaküllerin biri bizi zehirler diyen krallar çok olmuştur. Bizi zehirle öldürmeye çalışanları olmadıkça tehlike devam etmektedir. Kralları zehirleyip veya öldürürken, asarken tabii ki önce madalya verirler. Kral yaparlar, sonra da kullanma süreleri bitti mi bir sebeple ya zehirlerler ya asarlar ya öldürürler bunda tarihte örnekleri çoktur.  Ve daha müreffeh, çocuklarımızın geleceği için güzel bir yer, insanlık demokrasi diye de toplar atarlar tarih onlarla da doludur doludur… Sultanların en iyisi yani kralları alim ulemadan dileğim Allahım şu yüce Allah’ın işinin ehli olanlarla oturup kalkanlardır bunun dışındakiler vay haline…

Krallar dertli olmalı, halkın derdiyle dertlenmeli, tebaası için endişe duymalı, ona dua verenlere sahip çıkmalı. Bu doğruluğun adaletinin gereğidir zaten. Allah idareciler ve kralları için yaptığı güzel işlerden dolayı küçük günahlarına kefaret inşallah. Acaba kralları tahtından indirenlere, hangi sebeple olursa olsun zehirleyenlere, bu işi yaptıranlara ne bahsedilmiştir vaatleri neler olur sizce?

Ha bir de şunu unutmayalım tarihi örnekleriyle doludur. Düşmanlar kralla yapamadığı suikastları yakınlarındakilere de yaptırabilirler. Kendi zaafı için Cem Sultan’ın düştüğü vaziyet aklımıza gelsin. Olur ya zamanımızda Siyonist haçlı ittifak çok güçlü. Onun için veliahtlarımıza çok sahip çıkmalıyız. 

Hocam derdi ki; “Dertlerimle dertlenen biri varsa söyle, onlara da yanarım. Gerçek dost samimi dost hakiki dost ise korkma Allah bizimle vesselam.”

Rabbim hepimize böyle dostlar nasip etsin…

Yavuz Sultan Selim han şöyle buyurmuştur; “Ey gönül! Başkasından yardım ve dostluk umarak yaşama, düşmandan da korkma! Devlet ve saltanat ancak Allah(C.C)’ın verdiğidir.”

WhatsApp ihbar hattı 0530 200 00 96

[email protected]

 

YORUM YAZ