ÖZAL-RTE Kazakistan ziyareti ve Türk İslam Birliği...

15 Eylül 2017 Cuma

O

rta Asya’dan yola çıkarak imparatorluklar kuran Türklerin adımları, inşallah Türkiye Cumhuriyeti’nin kuracağı Türk İslam devleti ile dünyaya yeniden neşvünema ışık saçan adaletiyle devam edecek. 

Kıyamet de Allah’ın buyurduğu üzere kâfirlerin zalimlerin, Allah düşmanlarının üzerine kopacaktır diye iman ettik... 

Hedefleri Babil Krallığı...!

Peygamber Efendimiz, Allah’ın dinini yayarken Hz. Ali’nin sahabelerden birine “Sen hâlâ Babil’den geldiğin gibi kaldın değiş artık. Allah’ın dinine gir iman et” demesine rağmen Babil krallığının devamı için her şey mübah. 

Bunların sadece bir idealleri var; şeytanın gör dediklerini görmek. Diğerleri “merduddur” demek vesselam…

Dünyanın bu noktaya geldiğini Allah, Resulü, içtihat eden asrın mücedditleri ve işaretler, beşaretler söylüyor...

Bunu yazarak tarihte kayıt altına almak istiyorum. 

Bugüne kadar yazdıklarımın seneler sonra da olsa doğru olduğu ortaya çıktı. 

İlk günü yazılanlar için en sağından en soluna kadar şahıslar ve gazetelerde “fenomen Maranki” yazıları ve sözleri” kulaklarımızda çınlıyor. 

‘Cambaz’a baka devam!

Bugün de değişen bir şey yok hep bizi “cambaza baktırıyorlar”. 

Başta devletin TRT’si ve bütün medyalar algı operasyonlarıyla maalesef Kur’an’dan, Sünnetullah’tan, ilimden ayrılan Müslümanlar binlerce parçaya bölünmüş, mezheplerin, tarikatların arkasında Allah’ı bulmaya çalışıyor. 

Allah’ın ilk emri oku yani okut, dinle, dinlet. Ama derseniz ki o ilim eskimez kitaplarda kaldı!

Biz bunların hiçbirini okuyamıyoruz. Çünkü bir günde cahil bırakıldık, mezar taşlarımızı okuyamaz, tarihimizi bilemez hale geldik amenna haklısınız. 

Oyun hep aynı oyun

Çok eskiye gitmiyorum rahmetli Menderes, Bağdat Paktı’nda Pakistan ve İran ile birlik mesajları vermeseydi kendisini iktidara getirenlerin dediklerini yapsaydı, bugün belki idam edilmeyecekti. 

Arkadan seçilenlerin halini görüyorsunuz. Büyük abileri de emirlerin dışına çıkmadı. Türkiye’de sağ sol hareketleri azdırıldı, Müslümanlar ve milliyetçiler buna alet edildi. Her dönem emperyalizmin kontrolü altında olan sosyal demokratlar, bugün de Pentagon emirleri dışında hareket etmeyerek o gün yani 12 Eylül 1980’de askerler “demokrasiye sahip çıktı” diyerek yeniden bir ayarlama yaptı.

Turgut Özal öldürüldü!

Ama bu millet yapılan seçimlerde onların adamına değil Turgut Özal’ı iktidara getirdi.  

Turgut Özal bana göre, bugün hayatta olmayan doktor hocalarım Prof. Dr. Sabahattin Zaim ve Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, ile, bunların yanısıra (Allah selamet versin) Odalar Borsalar Birliği Başkanı Ali Coşkun aracılığıyla Türk İslam Birliğini toplayıp, yeniden düşen bayrağı yerine koyma yarışına girdiği için bugün birilerinin düşünemediği projeleri hayata geçiremeden “sarayın içinden” bir elin yardımıyla öldürüldü.

Özal’ın öldürülmesi ve faili meçhuller, milletin gözünü açtı ve millet tek ve “ak parti” etrafında birleşti. 

Daha sonra, Recep Tayyip Erdoğan’ı başkan seçerek Türkiye’nin gidişatına yeni bir boyut ekledi.

Babil Krallığının huzuru kaçtı. 

RTE’nin Musul, Kerkük, Şam, Halep demesi, “Erbap operasyonu” yapması, dünyaya ayar verenlerin huzurunu bozdu. 

Son olarak 15 Temmuz 2016’da Babil kralları, Türkiye’ye bir ayar vermek istedi ancak millet lidere sahip çıktı. Recep Tayyip Erdoğan için artık geri dönüş yok.

O da rahmetli Özal gibi Kazakistan’dan başlayarak Özbekistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Kıbrıs’ta Türk devleti ile olan ilişkilerini en yüksek seviyede tutarak Turan-Türk İslam birliğini kurma gayreti içinde olmasından başka çaresi, yolu ve dönüşü de yoktur kanaatindeyim.

Gelişen olaylar bunun şahididir.

Bu birlik uğruna yapacağı gayretler de Türk ve İslam ülkelerinden çok büyük destek görecektir. 

Avrupa Birliği’nden Türk İslam Birliği’ne..

Yıllardır Avrupa Birliği’nden yana gibi görünmemizin hiçbir faydası olmadığını artık biliyoruz. Recep Tayyip Erdoğan, yüzünü Türk İslam Birliği’ne çevirerek, istikrarlı politikalarla 2023’leri 2053’leri görecektir. 

Bunun için de son bir uyarı yapmak istiyorum; “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı-Başkanı Recep Tayyip Erdoğan küresel sermayenin üzerimizdeki baskı ve hakimiyet krallığını yıkmak için bütün gücüyle mücadele ediyor.” 

Bu süreçte AK Parti’ye metal yorgunluğu bulaştıranlar partiden ayıklanmalı. 2018 büyük kongresine kadar bu işler bitmeli. 

2018’de erken seçime giderek Türkiye’nin % 50 + 1’i yakalayacak potansiyele ulaşmak milli ve yerli kadrolarla yola devam etmelidir. 

Yoksa bu kadrolarla, Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar başkan seçilmesi, mümkün olmayacaktır. 

RTE yalnızım!

“Yalnızım” sözünün gerçekleşmemesi için, yeni kadrolarla ve sloganlarla seçimlere girilmesiyle Türkiye’nin önü açılacak ve düşen bayrak yerinden kaldırılacaktır. 

Şairin dediği gibi bütün mazlum Türk İslam devletleri “beklenen Türk geldi” diyecektir. 

Özal ’ın infazı projesi!

Geçmişte Özal’ın yaptığı gibi Kazakistan’dan Türk dünyası ile başlayan gezinin Özal’ın ihmal ettiği İslam dünyası ile birleştirilmesi ile bir eksiklik giderilmiş olacak ve oradaki insanlar motive etmesi ile dünyanın uykusunu kaçıran Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan ziyareti de bu konuda çok manidar olduğu gibi İslam dünyasının yeni gücü Katar’ın liderinin de Türkiye›yi ziyaret etmesi ve bu ziyaretlerin geciktirilmeden mutlaka devamının gelmesi “Türk İslam Birliği”nin ve “Türkiye”mizin geleceği için «Büyük Babil Krallığı”nı kurmak isteyenlere rağmen gelinen nokta güzel bir sonun başlangıcı olacaktır.

Başka da bir yol görünmemektedir! Vesselam.

WhatsApp ihbar ve bilgi hattı: 0530 200 00 96

 

  • TcTc2 ay önce
    Ahmet abim, doğru söze ne denir. Allah birliğimizi, dirliğimizi daim eyesin. Ordularımızı ve güvenlik güçlerimizi daima muhafaza ve muzaffer eylesin inşallah. Amin