THY- Euroleague

Gizli güçlerin yeni hedefleri ve Türkiye

28 Kasım 2017 Salı

Genel manada dünyayı idare eden gizli güçlerin varlıkları, kullandıkları argümanlar ve kökü içeride sapı dışarıda maşaları artık bilmeyen kalmadı. Bilmediklerini, olmadıklarını iddia edenlerin de gerçek yaşantı ve düşüncelerini ibretle okuyoruz. Ortadoğu’daki hedeflerini yüzyıllardır sonuçlandıramayan, ancak her defasında yeni bir planla ortaya çıkan bu gizli güçlerin yeni hedefleri Türkiye.  

5000 yıldır dünyayı idare eden gizli güçlerin tarihi seyrine bakacak olursak, her defasında karşımıza Türk milleti çıkmaktadır.

Orta Asya Türklerinin Çinlilerle mücadelesi,  Selçuklu’nun kuruluşu, Osmanlı’daki oyunlar, Roma’nın yıkılışından 1. Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı daha sonra çizilen haritalar, Mustafa Kemal’in cumhuriyeti kurması, Misak-ı Milli sınırları, fakat yüzyıl sonra yine müdahale ederek, tekrar kendine gelmeye çalışan Anadolu, Selçuklu ve Osmanlı ruhunun cumhuriyetle birlikte yaşlanmış olan ruhun yeni doğum sancıları çeken gürbüz bir Türk Devleti’nin zorlaması gibi görebiliriz.

Bu yüzyıl içinde de ne zaman birlik beraberlik içinde olsak, Türkler ve Müslümanlar bir araya gelmeye çalışsa engel olmuştur. En son RCD Pakistan-İran-Türkiye Paktı kurulurken yine bir müdahale olmuş İran’da Şah Rıza dönemi dünyaya hakim bir ekonomik güç olacakken, Fransa’da bekletilen Humeyni, Fransız uçaklarıyla devrim adı altında ihtilal yapılarak İran’a getirilmiş, karanlık günlerin başlangıcı olmuştur.

Türkiye’de rahmetli Menderes asılmış, Pakistan’da yönetim bu gizli güçlerin eline geçmiştir. Tekrar titreyip kendine dönmek isteyen güçler birlikteliklerini kuramadan “Arap Baharı” adı altında 100 yıl sonra yeniden bir dizayna gidilmiş, miadını dolduran kullanılmış liderler, dünya halkın istekleri doğrultusunda öldürülerek yetiştirilen yeni köleleri işbaşına getirmişler veya getirmeye çalışmaktadırlar.

İşte bu anda istenmeyen bir şey olmuş ve dünyada Ortadoğu’nun yeniden dizaynında “Ben de varım, bize sorulmadan Ortadoğu’da sınırlar belirlenemezse daha çözülemez” diyen lider ülke Türkiye ve onun seçilmiş Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ortaya çıkmış, onun da önü kesilmesi için yapılan müdahaleler 15 Temmuz’da atıl kalınca iç ve dış sapı bizden vatan hainleriyle hariçteki yedi düvelin birleşmesiyle bugüne kadar görülmemiş büyük bir ihanet şebekesi birleşmiş, Allah’ın yardımıyla ancak bu da engellenmiş hiçbir hesap tutmamış ancak Allah’ın hesabı bugünlere getirmiştir. Hedef bundan sonra güçlü bir Türkiye, bölgesinde güçlü bir lider ve tekrar mazlumların umudu, ışığı olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Recep Tayyip Erdoğan, inşallah bu gizli güçlerin planlarını Allah’ın yardımıyla ve arkasındaki millet desteği ve manevi dualarla üstesinden gelecek yeniden dirilişin yolunu açacaktır.

YENİDEN DİRİLİŞE İNANIYORUZ

Yeniden dirilişin karşısındaki en büyük engel, sarayın içinden gelen tehlikeler. Hep Türk devletlerinin yıkılışına sebep olmuş yine kuşkumuz sarayın içinde çöreklenmiş olan, adı bizden dönme devşirme danışmanından korumasına, yardımcısından bekçisine, aşçısından şoförüne, tıp uygulayıcılarından detoksçusuna, münecciminden medyumuna kadar herkesin tek tek yeniden derin bir şekilde incelenerek bunların kökenleri, aldıkları eğitimler, Türkiye vatandaşı değillerse geldikleri ülkelerdeki yaptıkları çalışmalar, kimlerle işbirliği içinde oldukları, yani kısaca orada bulunmalarının asıl maksatlarının mutlaka araştırılıp, soruşturulup 1, 2 ve 3. elden teyit edilerek ortaya çıkarılıp yola revan olunması zorunludur, gereklidir ve mutlaka yapılmalıdır. Yoksa yarın geç olacaktır. 15 Temmuz’da örneklerinin görüldüğü gibi…

Çünkü geriye dönüp baktığımızda Osmanlı sultanlarının; koca koca Fatih’lerin ve Abdülhamit’lerin, Cumhuriyet döneminde Özal’ların, Ecevit’lerin ve diğer liderlerin de, genel başkanlarının da siyasi entrikalardan ziyade gizli eller tarafından sinsice yavaş yavaş maddi manevi zehirlenerek yok edildiklerini görüyoruz.  

Bir kere daha dikkat diyoruz!

Gizli güçler şu an hamlelerini yapmak istiyorlar. Son hamleler çok daha güçlü olabilir. Malum ya, kurban edilecek hayvanın ipi çekilir, kurban pazarına gider yatırılır, bıçak boğaza dayanana kadar, pek faaliyet yoktur ama bıçak boğaza dayandı mı tekmeleri çok şiddetli olur. Türkiye şu an onu yaşamaktadır, bu darbelerden korunmanın yolu, sarayın içini, ailenin yakınındakileri iyi belirlemek kirlerden temizlemektir vesselam…

Haklı olanın, hakkı hak edene verilmeli. Haksız olanın başı mutlaka bekletilmeden kesilmelidir!!!
Yoksa bir daha fırsat ve Allah’ın yardımı olmayabilir!

Yukarıda anlattıklarımın Türk tarihinde tekerrürleri pek çoktur. İbret alınsın, tedbir alınsın ki tarih bir daha tekerrür etmesin!!!

 MUHATAPLARINI BİR KERE DAHA UYARALIM DEDİK…

Maranki İhbar Hattı:  0530 200 00 96

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

    Günün Özeti