THY - İmaj

Başöğretmen kim? 

24 Kasım 2017 Cuma

Başöğretmenlik konusunu, dini noktada ele aldığımızda Müslüman olarak dünyaya gelmiş biri olarak, Allah’a, onun peygamberi Muhammet Mustafa’yı ve O’nun sünnetleri ile hayatımıza yön veren çizen mistik noktada bir yapıya sahibiz. Onun için bizim bütün öğretilerimiz kuran ve onu bize hayatıyla yaşayarak gösteren başöğretmenimiz peygamber efendimiz Sallallahu Taala Aleyhi Vesellemdir. Tabii ki bunun dışında etik ve estetik kurallarından, toplumsal yaşantıda sosyal çevremizde konulan kurallara, “başta trafik kuralları” olmak üzere yetersiz kalan yerlerde, sağlıkla ilgili kurallar ve daha pek çok kural uzun araştırmalar sonunda ortaya konulmuştur. Türkiye gibi bir ülkede, diğer “üçüncü dünya ülkelerini” demiyorum. Kuralsız ülkeler olarak stabil olan ülkelerden Türkiye’de bile trafik kazalarında depremlerden ve savaşlardan çok daha fazla kişi ölmekte ve yararlanmaktadır. Bu da kurallara uymamanın öğretileri iyi bir öğretmenden almamanın ve anlayamamanın sebebidir. Onun içindir ki başöğretmen çok önemlidir. 24 saatin her döneminde, her organın 1 saati vardır. Buna organların uyum saatleri diyebiliriz. Mesela 11-01 arası herkes uykuda olmalı ve safra kesesi kendini temizlenmelidir. 01-03 arasında karaciğer kendini temizlemeli, 3-5 arası akciğer saati olması sebebiyle kalkıp nefes almalı, teheccüt kılmalı, tefekkür etmeli. 5-7 arası insan boşalttım sindirim sisteminin saatidir, mutlaka boşaltılmalıdır. Boşalttım yapılmazsa hocam derdi ki “insan gaitasını tekrar yer” derdi onun için insanların ter kokularının pisliğin toksinin de sebebi budur. Tabii 7-9 arası mide saatidir, yani insanların yemek yeme saatidir. Bu saatte yerseniz metabolizma normal çalışır. Diğer organların hepsinin ayrı 1 saati vardır burada bir öğretidir. Bunlar sadece sağlıkla ilgili, bunun gibi dini eğitim, çocuk eğitimi, Karı koca eğitimi, anne ebeveyn eğitimi gibi eğitimler de ayrı ihtisas sahipleri tarafından verilmelidir. Nasıl ki “yarım imam imandan ederse, yarım doktor candan eder” bütün eğitimler de böyledir. 

5000 yıllık Türk tarihinden 1500 yıllık İslam tarihi içinde bunun örnekleri çoktur. Şamanizm’den, Şaman kültüründen İslam kültürüne, tababet kültürüne kadar hep öğreticiler olmuştur. Nasıl ki Alparslan’ları, Fatih’leri, Yavuz’ları yetiştiren hocalarsa bugün önemli insanlar da Peygamber Efendimiz Sallallahu Taala Aleyhi Vesellem’in eğitim öğretisini alabilirlerse hayatlarında başarıları yüksek olmuştur. Hem dünyevi hem uhrevi saadeti kazanmışlardır. 


Bizim başöğretmenimiz Peygamber Efendimiz Sallallahu Vesellemdir ve O’nun yolundan giden büyük Şah-ı Nakşibendilerdir. Abdülkadir Geylani’lerdir ve ehlibeytten günümüze kadar gelen imamların müceddidleridir. İlim veren, ilim erbabı muallimlerdir. 

Cumhuriyetle birlikte bize başöğretmen olarak öğretilen büyük kumandan Gazi Mustafa Kemal öğretileri de bu öğretiler içinde değerlendirilebilir. 

Ama bizim atamız başta İbrahim peygamberden günümüze kadar gelen dini ırki noktada şahsen biz Orta Asya’dan gelen Oğuzların Kayı boyundan Türk neslinden ve peygamberin öğretileri ile şereflenmiş İslam ümmetinden olmakla fahr ediyoruz. 

Muallimlerimiz bunun öğreticileri ve ilim erbabı kitap yazan muallimlerdir. 


Bu noktadaki öğretmenlerin onlarca eser vermiş bir akademisyen gibi günümüz mübarek olsun diyoruz…

Evet diyoruz ki “Allah var gam yok” efendimizin şefaatine, Allah’a kul, peygamber efendimize de ümmet olmayı bu necip milletin torunlarına ve dünya insanlarına hizmet etmeyi bir insan olarak Rabbim bizlere nasip eylesin ve başta anne babalarımız olmak üzere bütün muallimlermizin kıymetini bilmeyi nasip eylesin âmin…

Osmanlı ve Türk tarihinde bütün liderlerin hocaları ve başarıları vardır acaba bugünki devlet başkanlarının başbakanlarının uzaktan bakan bakanların vekillerin ve ilim erbabının bir hocası var mı? Bir Akşemseddin’i, bir İbni Kemal’i var mı? Yurtdışından bir örnekte ABD Başkanı Reagan iki defa başkan seçilmiştir ve ikincisinde yaptığı konuşmada elinde bir kitap; İbni Haldun’nun Mukaddimesi’ni kaldırarak, “ben ABD’nin yeniden yapılanmasına bu kitaptaki teorilere göre kurdum” demişti. Çok manidardır ve bugün bu kitaplar nasıl ki tabib İbni Şerif’in Yadigarı, İbni Haldun’un Mukaddimesi, İbni Sina’nın Fittül Tıbbını -tıbbın kanunları bugün üniversitelerimizde okutulmuyorsa, Hans’ın, İvan’ın, Jolly teorileri Adam Smith’in teorileri ile Freud’un garip fikirleri ile aldığımız eğitimlerle duvara vurduğumuzun ve bu bugünkü halimiz sebepleri bu olsa gerek. 

Evet titreyip aslımıza dönüp kendimize iyi bir hoca, öğretmen bulmamızın vakti geçmiştir. Ben bilhassa devleti idare edenlerin yanında bulunan danışmanların ne eğitimi aldığını çok merak edenlerdenim acaba bunlardan ne danışılabilir, bunlar danışabilecek kapasitede midir? Ya da kitapsız bir insandan nasıl bir eğitim alınabilir? Bunu merak ediyorum.

Kitapsız bir eğitimci nasıl olur? Dikili bir ağacı var mı? Yaptığı bir öğrettiği bir iş var mı? Allah’la, Resulullah’la irtibatı nasıl? Mutlaka devletin başındakilerin bir yol haritası ve muallimleri lazım öğreticiler lazım. Acaba bunlar hangi kitaba iman ediyorlar bunlara bakmak lazım. Yoksa 61’de 71’de 80’de 28 Şubat’ta ve 15 Temmuz’da olduğu gibi yanımızdaki hainler bitmeyecektir. Bu milletin de yüzü gülmeyecektir. Bu milletin yüzünün gülmesi için öğreticiler çok iyi seçilmelidir. 

Bu da son sözümüz devlet yöneticilerine olsun vesselam!

İrtibat ve ihbar WhatsApp hattı; 

0 530 200 00 96 

[email protected]

 

YORUM YAZ