ABD’nin oyununason verilsin!

07 Kasım 2017 Salı

Ülkelerin gelişmelerinin yanında, dünya üzerinde “kendine yeten” ve “üreten” toplum olmalarının temel şartlarından birisi eğitim sisteminde kimsenin boyunduruğunda olmamasıdır. Türkiye olarak, “metal yorgunluğu” ve “kökü bizden hainler” gibi olumsuzlukları temizleyerek yeni bir Türkiye imajı çizdiğimiz bugünlerde, 68 yıl önce milli eğitimi ABD’ye teslim eden “Fulbright” eğitim anlaşmasını artık sonlandırmalıyız.

200’e yakın üniversite, 1 milyona yakın akademisyen ve kitapsız profesörleri, hiçbir ürünü icadı olmayan bilim adamları, danışmanlar hâlâ mı bu ülkede 68 yıl önce yapılan bu anlaşmanın üzerinden “Amerikan sisteminin” maşası olduklarını bilmeden sözde eğitim veriyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan; yeter artık bu millet gerçek milli ve yerli eğitimini arıyor ve eğitimcilerini arıyor. Bu konuda çarpıcı bir bilgiyi buradan paylaşmak istiyorum vesselam

ABD, Türkiye’ye nasıl bir plan uyguladı?

1947-49 yıllarında Sovyet tehdidine karşı Türkiye’yi bölgede kullanmanın ilk adımı olan Truman doktrini ve Marshall planı çerçevesinde Türkiye’ye yaklaşık 152,5 milyon dolar yardım yapıldı. Ne var ki bu yardım adı altında verilen paralar ağır anlaşmaları da beraberinde getirdi.  ABD, bizden en önemli kurumlarımızdan biri olan “eğitimi” istedi. Çünkü Amerikan kültürünün aşılanması, zihinlerin köleleştirilmesi, uyuşturulması ve toplumda ciddi bir bilinç kaymasının yaşanması için eğitim bulunmaz bir fırsattı/araçtı.

Bu amaçla 27 Aralık 1949’da Türkiye ve ABD hükümetleri arasında eğitim komisyonu kurulması hakkında bir anlaşma imzalandı. Dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tereddüt dahi etmeden bu anlaşmayı imzaladı. Anlaşmanın 1. Maddesine göre; “Komisyon’un giderleri Türkiye’nin ABD’ye olan borcundan” karşılanacaktı. ABD vatandaşlarınca yapılacak öğretim ve araştırma giderlerini de biz ödeyecektik. Anlayacağınız kendi paramızla kendimizi bağımlı hale getiriyorduk!

Milli eğitim sistemini CIA’ya bağlayan bu anlaşma ile ABD, ileriye dönük stratejik bir plan yapmıştı. Ancak bu anlaşmanın 5. maddesi ise korkunç bir içerikteydi. Bu maddeye göre; “Komisyon; 4’ü Türkiye vatandaşı, 4’ü ABD vatandaşı olmak üzere 8 üyeden oluşacaktı. ABD’nin Türkiye’deki diplomatik misyon şefi, komisyonun fahri başkanı olacak ve komisyonda oyların eşit olması halinde kararı komisyon başkanı verecekti!” Komisyonun ABD vatandaşı olan 4 üyesinden 2’sinin elçilikteki CIA ajanlarından seçilmesi ise, durumu çok daha vahim hale getiriyordu. 

Bu konu neden mi önemli? İşte tam bu madde nedeniyle özellikle bilerek ya da kime hizmet ettiğini bilmeden, buluş yapmaktan, Türkiye’yi ileri götürecek çalışmalarda bulunmadan “koltuk işgal eden” hatta “ortak proje” adı altında endemik bitkileri, milli tohumlarımızın ülke dışına kaçırılmasına seyirci kalan vatan hainlerinin her yıl artan sayıda çoğalmasının nedeni de bu anlaşma olamaz mı?

Görevli olarak yurtdışına giden pek çok profesörün hatta devlet görevlisinin, hiçbir şey yapmadan otellerde barlarda gezerek ülkenin parasını nasıl savurduğuna, satın alınamaz derecede bozuk ya da eksik pek çok malzemeye onay verdiklerine bizzat şahit olan biri gibi, gelecekte de bu sorunların yaşanmaması, genç beyinlerin bilinçli ve programlı bir şekilde beyinlerinin yıkanmaması için bu anlaşmaya bir son verilmesi gerekmektedir.

Her konuda olduğu gibi, bu konuda da kendi yetkilerinin çok daha üzerinde bir yaptırım gücü ile konuyla ilgili bakanların yerine bu sorunu çözebilmek için bir kez daha görev Sayın Cumhurbaşkanımız Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a düşmektedir. Elini taşın altına koymaktan çekinmeyen vatanseverlerin destekleri ve Cumhurbaşkanımızın görevlendirmeleri ile biz üzerimize düşeni her konuda olduğu gibi bu konuda da yapmaya hazırız vesselam…

İrtibat ve ihbar
WhatsApp hattı; 0 530 00 00 96 

[email protected]

 

  • gümüşgümüş6 gün önce
    Bu komisyon ne işler yaptı, kimler yer aldı, hala devam ediyor mu acaba? bu aslında bugünkü durumu açıklıyor, ne yapsak eğitim sistemi bize ve milli, dini değerlerimize uymuyor. Öyle bozmuşlar ki, ne yapsak düzelmiyor.