29 Ekim-5 Kasım dolunay günleri! Ruhsal ve bedensel arınıyoruz....

27 Ekim 2017 Cuma

Değerli dostlar önce ruh dairemizde, sonra hanemizde, mahallemizde, şehrimizde, ülkemizde, dünya insanlığında yaşanan çok stratrajik bir olaydan bu cuma günü ve dolunay günleri münasebetiyle bahsetmek istiyorum.

Dert aslında hepimizin derdi...

Şöyle bir etrafımıza bakalım ailemizden başlayarak sırasıyla gördüğümüz manzara dehşet verici bir boyutta!

Medyada yapılan mülakatlarda, TV’lerdeki haberlerde ve genel kanaat görünüm:

İnsanımız mutsuz, gelecekten umutsuz ve hiç beklentisi yok!!! Zaten ülkemizin içi ve dışı da sıkıntılı! Çözüm bekleyen onlarca problem varken her geçen gün de komşularımızla ilişkilerimiz bölge şartları iç ve dış hainlerce ısıtılıp duruyor; sanki yağmurdan önceki fırtına! Canlı bomba gibiyiz!

Sırasıyla insanlık önce dertlenir, bazıları meyhane, bazıları uyuşturucu maddeyle dertlerini(!) unutmaya çalışır. Sonuçta hapishanelere düşenlerin yanında hastane kuyruklarında ilaç torbaları elinde, eksik organlarıyla hatta ve hatta yaklaşık 10 milyon insanımız şeker ve tansiyon hastası ve hiç bitmeyecek ilaç tüketimleri… Eksik organlarıyla yaşayan milyonlarca insanımız böyle yaşıyor işte!

Tabi deli hanelere düşenleri şanslı sayıyoruz çünkü oralara da torpille girilebiliyor artık. Geri kalanların büyük çoğunluğu çok daha büyük beklentiler içine sokulan, aldatılan, beyinleri yıkanan, Türkiye’de maalesef sayıları birden çok olan paralel yapıların oyuncağı olan insanların doldurduğu hapishaneleri de saymadan geçmeyelim çünkü oralarda da yer bulmak kolay değil!

Türkiye’de yapılan üç şey var:

Dev gibi adalet sarayları, şehir hastaneleri ve hapishaneler!

Sahi bu ülke nereye gidiyor?

Bu insanların hali ne olacak! 

Cuma günü bir düşünelim dedim. Tefekkür günü ya, cem olacağız, bir araya geleceğiz. Hani bu aralar pek bir araya gelemiyoruz, muhalefetin de muhalefetleri giderek artıyor... Yeni yeni adı iyi olan partiler kuruluyor! İyi mi kötü mü Allah bilir tabii ki! Zaman gösterecekse de Allah (c.c) da buyuruyor ki; “Bölünmeyiniz helak olursunuz”. Sanki helak olmak için bütün gayretimizle çalışıyoruz! Evet, hep beraber gelin bu mübarek cuma günü tefekkür edelim ve düşünelim. Neden biz böyleyiz, bu haldeyiz, günahımız nedir?..

Mümin, kâfir, münafık!

Mümin, Allah’a tam kulluk edendir!

Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) soruyorlar; “Kâfir cennete girer mi?” El cevap: “Tövbe kapısı açık! İman eder, girer! Çünkü Allah’ın rahmeti sonsuzdur..” 

Peki, münafık cennete girer mi? El cevap: Tekrar iman etmedikçe, kul hakkı ortadan kalkmadıkça ve tövbesi kabul olmadıkça giremez !!!

Peki münafık kimdir ey Allah’ın Resulü?

Allah Resulü cevaben;

“O ki; Allah için birinden Karz-ı Hasen-faizsiz para-, mal, vs.. talep ettiğinde akit yapılır-sözleşilir. Akit günü geldiğinde o sözünde durmaz, söylerse de hep yalan söyler, emanete hıyanet eder ...!

İşte münafığın alameti bunlardır! Onlardan şeytandan kaçar gibi kaçınız! Onlardan dost edinmeyiniz, onlar sizin en büyük düşmanlarımızdır...”

Kur an’daki pek çok ayet ve hadis bize bu gerçeği hatırlatmaktadır...

Şimdi gelelim Türkiye’ye % 99’u Müslüman bir ülkede çek ve senetlerin % 50’den fazlası dönüyor ve yazılıyor! Emanete hıyanet etmeyen, söz verip sözünde duran, doğru söyleyen adamı arıyoruz! İş yapmak için bulursanız haber verin..!

Anadolu’da dededen, babadan kalma evinde yaşayanların sayısı son yapılan araştırmada en düşük seviyesine ulaşmış!

Gerekçe mi? Miras hukuku gereği kardeşler malları niza yüzünden paylaşamadığından evler yıkılıyor!

Hakikaten doğru bir istatistik. Ben köyümde görüyorum, 60 haneli tahta aşı boyalı evde oturan hiçbir aile yok, hepsi yeni yeni 50 yıl sonra baba ocaklarına dönerek paraları ile aldığı topraklara ev yapmaya çalışıyor! Ben de dahil!

Evet, tablo çok vahim ve maalesef gerçek bunlar!

Siz de şöyle bir kendinizi yoklayın bakalım doğru mu, değil mi? Nereye gidiyoruz? Ne olacak bu halimiz! Günahımız ne...!

Abdulkadir Geylani Hazretleri imdadımıza yetişiyor, bakın ne demiş mübarek;

“Kul, amelde gevşeklik gösterince çoluk çocuğu ona eziyet etmeye başlar, kazancı azalır, oğlu ve kızı ona isyan eder, karısı ondan nefret etmeye başlar, nereye yönelirse kayar....

İşte bütün bunlar Rabbine karşı kullukta-itaatte-kusur ettiğinizden ötürü dünyadaki cezalarınızdır ...” 

Ahireti de sen düşün!

Yüzyıllar sonra da değişen bir şey yok? Çünkü cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil der büyüklerimiz! Her yere adam lazım, yeter ki sen istikametini belirle ve bir karar ver artık! Geç değil! Ölümün de vakti gizli, tövbe kapısı açık! Haydi, bir titre ve özüne dön!

Bir de şer gördüklerinizde hayır, hayır bildiklerinizde şerler olabileceğini unutmayanlardan ve daima hamd edip şükür edenlerden olalım inşallah!

Allah (c.c) kimseye zulmetmez. Allah (c.c) adildir. Kullar kendine zulmederler! Doğru bildikleri yanlışları yüzünden...

İşte sana bir fırsat 29 Ekim-5 Kasım dolunay günleri, medcezir, suların çekilip itildiği yani ruhsal, bedensel-detoks-arınma günleri....! Yedi günde kendimizi ruhsal ve bedensel arındırarak inşallah yeni bir hayata başlayalım!

Herkes bu uygulamayı evinde yapabileceği gibi yapamayanları kamplarımıza bekliyoruz... Yeni Akit okuyucuları için detoks seti alanlara 7 günlük lavman seti ve kitapçık hediye edilecektir!

Geniş bilgi için www.maranki.com sitesinden bilgi alarak yeniden Bismillahirrahmanirrahim de ve tertemiz, maddi ve manevi kirlerden arınmış bir hayata başla, vesselam!

Rabbim bu cuma günü hürmetine Sen bizleri münafıklıktan muhafaza ederek, hakiki bir mü’min olarak huzuruna gelmeyi, sana kul, habibine ümmet olmayı bizlere ve bu necip milletin torunlarına nasip eyle. Amin.

 

  • QardaşQardaş21 gün önce
    "Cennet ucuz değil, cehennem lüzumsuz değil" sözü Bediüzzaman'ın aittir.