Yeni küresel sorunumuz: Uyuşturucu bağımlılığı - 3

19 Eylül 2017 Salı

8 bakanlığın çalışmalarının yer aldığı “Uyuşturucu ile Mücadele Faaliyet Raporu 2017”ye göre, uyuşturucu madde kullanımının ilkokul çağına kadar düştüğü acı bir gerçek. Bu tablo gençliği zehirleyen uyuşturucu tacirlerinin boş durmadığını göstermektedir.

2017-2018 eğitim ve öğretim yılının başladığı bugünlerde uyuşturucuyla mücadelede aileden sivil toplum ve bakanlıklara kadar toplumun bütün kesimleri ortaklaşa kararlı ve kolektif bir mücadele göstermek zorundadır.

Hükümetin uyuşturucu ile mücadelede tedavi ve güvenlik noktasında aldığı bir dizi yeni kararlar var.

Yeni eğitim öğretim dönemi ile birlikte sokak satıcılarına karşı 59 ilde mücadele eden ve yüzde 60 başarı sağlayan Narkotim ekiplerinin sayısı artırılacak.

11 Aralık 2014 tarihinde 11 ilde faaliyete başlayan Narkotim Projesi, ülke nüfusunun yüzde 72’sini oluşturan 29 büyük ile yaygınlaştırıldı.

Ayrıca uyuşturucunun en büyük finans kaynağı olan narkoterörle mücadele çalışmaları güçlendirildi. Yasa dışı ekimle mücadele ve tespit edilmesi halinde yerinde yok edilmesine yönelik çalışmalar artırıldı.

ALO 191 Uyuşturucu ile Mücadele Danışma ve Destek Hattı hizmete açıldı.

- Uyuşturucu kullanıcılarının uyuşturucu kullanım alanları olan metruk binaların yıkılması için çalışmalar başlatıldı.

- Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından; Türkiye Bağımlılıklarla Mücadele Eğitim Programı kapsamında antrenör ve uzmanlara eğitimler verildi.

- Aile Bakanlığı tarafından uyuşturucu bağımlılığı tedavisi gören vatandaşlarımızın sosyal hayata adaptasyonunu sağlamak amacıyla Sosyal Uyum Merkezleri’nin faaliyete başlaması ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından vatandaşların yüz yüze danışmanlık alabilecekleri Türkiye için yeni bir model olan 4 Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) hizmete açıldı.

‘Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı’ kapsamında İçişleri, Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gümrük ve Ticaret, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarınca yürütülen ortak çalışmalar hızlandırıldı.

Uyuşturucu bağımlılarının tedavisi ve tekrar topluma kazandırılması için yeni adımlar atılıyor. Halen 49 ilde 79 tedavi merkezinde uyuşturucu bağımlıları tedavi ediliyor.

Ancak tedavi ve sonrasında kişinin topluma kazandırılmasında sıkıntılar yaşanıyor. Bağımlıların tedavi gördüğü Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi Merkezleri’nin (AMATEM) yetersiz kalması, buraya yerleştirilenlerin tekrar uyuşturucu ve alkole başlaması nedeniyle Avrupa’da birçok ülkede uygulanan rehabilite köyleri kurulmasına karar verildi.

İstanbul ve İzmir’de yapımına başlanan 2 rehabilite köyünün faaliyete geçmesi için son aşamaya gelindi. İstanbul ve İzmir’de 4’er, Ankara ve Adana’da 2’şer olmak üzere 12 rehabilitasyon ve sosyal uyum merkezi kurulacak. Köylere yerleştirilecek bağımlılar, izolasyon, tedavi ve topluma yeniden kazandırılma süreçlerinden geçirilerek 3 yıl boyunca gözlemlenecek.

Madde bağımlısı olan 18 yaşından küçükler, isteğe bağlı olmaksızın zorunlu tedavi edilecek. Tedavinin ardından da belli süre takibi yapılarak yeniden uyuşturucu kullanımının önüne geçilecek. Köylerde, öncelikle kişinin maddeden arınma ve izolasyonu sağlanacak. İkinci etapta psikolojik destek ve rehabilitasyona geçilecek. Son aşamada ise yarı açık cezaevlerindeki gibi mesleki kurslar açılacak.

Kişi arındıktan sonra hem mesleki eğitim alacak hem de sosyalleşme, çevresiyle uyum aşaması ve topluma entegre sürecinden geçecek.

Bağımlılarla ilgili periyodik çalışma yürütülecek ve Türkiye genelinde taramalar yapılarak veriler oluşturulacak. Hastaların takibi için bu veriler ‘kozmik bilgiler’ kapsamına alınacak. Hastaların deşifre olmaması, toplumdan soyutlanmaması ve dışlanmaması için bilgiler kodlamalarla kayıtlara geçirilecek. Kişiler harflerle veya numaralandırmalarla belirtilecek. Bu bilgiler doktor ve görevli kişiler dışında kimseyle paylaşılmayacak.

Bağımlılık, bir seferde tedavi edilip sonucu alınan bir hastalık değildir. Tedavi sürecinin arkasından bireylerin sosyal rehabilitasyonlarının yapılması çok önemlidir.

Sosyal uyum süreci belediyelerin, sivil toplum kuruluşlarının, destek vermesi gereken bir süreç. Aksi halde birey tekrar uyuşturucu kullanmaya başlıyor.

Eğer biz önleyici tedbirlere yönelik çalışmalarımızı ciddiye almazsak, çocuklarımıza gençlerimize sahip çıkamazsak, bir şekilde uyuşturucuya bulaşmış gençleri kurtarmak için ne kadar tedavi merkezi açarsak açalım sonuç değişmeyecektir.

2014 yılında tedavi merkezlerinde 272 bin 266 kişi tedavi görmüş. 2016’da tedavi merkezi sayısı neredeyse 3 katına çıkmasına rağmen tedavi gören kişi sayısı sadece 278 bin 302 kişi olmuştur.

Uyuşturucu ile mücadelede önlemler tek başına devlet kurumlarına bırakılmayacak kadar önemli ve ciddi bir meseledir, burada toplumsal duyarlılık şarttır.

 

  • TufanTufan1 ay önce
    Bu konuyla ilgili kim yazacak diye aylardır yazı tarıtordum,teşekkür ederim...ne acıdırki kendini muhafazakar olarak lanse eden iktidarın döneminde uyuşturucu bagımlılıgı tavan yaptı,bu durumda düşündürücü!!!bunları uyuşturucu madde kullanımı ile ilgili yatagı ve polıklinik hizmeti verenbir kurumda çalışan doktor olarak yazıyorum...esrardan ziyade sentetik uyuşturucular bonzai gibi büyük tehlike...bagımlilik seviyesi çok yüksek..