Uyuşturucu ile mücadele kurulu ve sivil toplum

04 Temmuz 2017 Salı

Uyuşturucu madde bağımlılığı günümüzde milyonlarca insanın ölümüne neden olan küresel bir sağlık sorunu haline geldi.

Güney Doğu Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Türkiye’yi de içine alan ve Balkan rotası olarak kabul edilen Avrupa ve gelişmiş Batı ülkelerine giden uyuşturucu trafiğinin merkezindeyiz.

Bahar ve yaz mevsimi ile birlikte sokaklar, caddeler ve parklarda, uyuşturucu kriziyle çırpınan gencecik bedenlerle karşılaşmaya başladık.

Son 3 yıl uyuşturucu maddeler ve bağımlılığının giderek arttığına şahit olmaktayız. 17-25 Aralık 2013 ve 15 Temmuz 2016 yılları Türkiye’nin toplumsal, siyasi, ekonomik ve güvenlik kurumlarını büyük ölçüde tahrip etmiştir.

Uyuşturucu bağımlılığı ile mücadelenin en önemli ayağı güvenlik kurumları ve sivil toplum işbirliğidir.

Maalesef bizim ülkemizin ve gençliğimizin çok ciddi bir uyuşturucu problemi var. Bu meseleye sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sigara ile mücadele kararlılığında yaklaşılmaz ise sorun çok daha tehlikeli boyutlara gidecektir.

Toplumun huzur ve güvenliğini derinden sarsacak, özellikle gençler arasında ciddi şekilde yayılma eğilimi gösteren sentetik bonzai illeti sivil toplum örgütlerinin gündemini çok daha meşgul etmelidir.

Hükümetin uyuşturucu ile mücadele kurulunu oluşturması takdire şayan bir hadisedir. Lakin yasama ve yürütme arasındaki bürokratik işleyiş ve kontrol denetleme mekanizması bu çalışmanın en önemli, en hassas ayağını oluşturmaktadır.

 13 Kasım 2014 tarihinde Ahmet Davutoğlu Başbakanlığında, uyuşturucu ile mücadelenin bütün boyutlarının ele alındığı temel stratejilerin belirlenmesine yönelik bir toplantı gerçekleşmişti.

Bu amaçla; ilgili bakanlıklar tarafından hazırlanan ve Bakanlar Kurulu’na sunulan “Uyuşturucu ile Mücadele Acil Eylem Planı Taslağı” kapsamında yürütülecek çalışmaların temel amacı; uyuşturucu maddelere erişimin engellenmesi, bu maddelerin arz ve talebinin ortadan kaldırılması, bağımlılara tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kaliteli bir şekilde sunularak topluma yeniden kazandırılmaları olarak belirlenmişti.

Bu çerçevede, uyuşturucu ile mücadelede kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, temel stratejileri belirlemek ve eylem planlarını hazırlatmak, onaylamak, gerektiğinde değiştirmek, güncellemek ve uygulanmasını takip edip değerlendirmek üzere; Başbakan tarafından görevlendirilecek bir Başbakan yardımcısının başkanlığında, Adalet, Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor, Gümrük ve Ticaret, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanları ile Başkan tarafından uygun görülecek üst düzey kurum temsilcilerinin katılımıyla Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu oluşturulmuştu.

28 Nisan 2016 tarihinde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplanan 8 bakanın katıldığı Uyuşturucu ile Mücadele Yüksek Kurulu 3. toplantısında, 2016-2018 Uyuşturucu ile Mücadele Strateji Belgesi ve Eylem Planı açıklanmıştı. Planda şunlar vardı:

 • Kamu kurumları yanında, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin ve diğer toplum kesimlerinin ve ailelerin katkı ve katılımı ile mücadelenin güçlü bir şekilde sürdürülmesinin sağlanması.

• Yeni Eylem Planı döneminde, illerde Vali Başkanlığında kurulan İl Uyuşturucu İle Mücadele Koordinasyon Kurullarının daha fazla sorumluluk alarak yerel dinamikleri harekete geçirilmesi.

• Uyuşturucu ile mücadelede, tespit edilen yasal ihtiyaçlara yönelik olarak uyuşturucu ile mücadele eden kolluk güçlerinin yakalamalarda uygulanan ödül tutarlarının 2 katına çıkarılması, tedavi için hekime başvuran hastaların tedavi süreçlerinin aksatmadan yürütmek için TCK’da yer alan ihbar yükümlülüğünün kaldırılması, örgütlü işlenen uyuşturucu suçlarında kullanılan gizli soruşturmacı yetkisinin bireysel olarak işlenen uyuşturucu suçlarında da kullanma yetkisinin güvenlik güçlerine verilmesine yönelik yasal düzenlemeler yapılması için gerekli girişimlerde bulunulması kararlaştırılması.

• Metruk binaların yıkılarak, uyuşturucu tacirleri ve kullanıcıları için mekan olmaktan çıkarılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında bu tür binaların yüzde 40’ının yıkıldığı memnuniyetle görülmüş, geriye kalan metruk binaların yıkılma süreçlerinin hızlandırılması için İçişleri Bakanlığımızın yetkilendirilmesi kararlaştırılmıştı.

• Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürütülen “Güvenli Okul Projesi” kapsamında gençlerimiz, esnaflar, veliler ve okul çevresindeki diğer paydaşlarla daha sıcak diyalog kuracak psikologlardan oluşacak Narkolog projesinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile pilot olarak uygulanması ve sonrasında elde edilecek verilere göre yaygınlaştırılması karara bağlanmıştı.

 • Uyuşturucu ile mücadelede işadamlarının, STK’ların, üniversitelerin ve araştırma merkezlerinin katkı ve katılımını sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde sağlamaya yönelik model geliştirilerek uygulamaya geçirilmesi karara bağlanmış.

Yüksek Kurul, uyuşturucu ile mücadeleyi 2016-2018 döneminde de aynı kararlılık ve hassasiyetle, yerel yönetimlere ve STK’ların katılımına öncelik verilerek yürütüleceğini, özellikle gençlerimizi hedef alan uyuşturucu tacirleri ile amansız bir şekilde mücadele edilirken, uyuşturucudan mağdur olan insanımızın da tedavilerinin yanında tıbbi ve sosyal rehabilitasyon süreçlerini en etkili şekilde yürütüleceği konusundaki kararlılığını vurgulamıştı.

Uyuşturucu ile mücadele yüksek kurulunun almış olduğu kararların pratikte uygulama aşamasındaki başarısı muhakkak ki sivil toplum ile yoğun bir işbirliği ortak çalışma projeleriyle çok daha faydalı olacaktır.

Uyuşturucu bağımlılığı ile çok yönlü kararlı ve istikrarlı bir mücadele sürdürülmesi gerekiyor.

Mücadelede öncelikli hedeflerimiz:

1.  Gençleri ve aileleri bilgilendirmek.

2.  Gençlerin uyuşturucuya ulaşmalarını engellemek.

3.  Uyuşturucu kullanmaya başlayanların ve bağımlı insanların tedavilerine yardımcı olmak.

4.  Medya, akademi sanat ve spor camiasının bu mücadeleye destek vermesinin önemine dikkat çekmek.

5.  Mücadelenin daha sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için devlet ve sivil toplum işbirliğinin güçlendirilmesi.

6.  Diyanet İşleri Başkanlığı kurumunun daha aktif hale getirilmesi.