Arakanlıları başka bir ülkeye taşıyalım

29 Ağustos 2017 Salı

“Dünyayı değiştirecek olan dua değil, eylemdir.”

Aliya İzzetbegoviç

 “Harekete geçilmediği sürece şiddeti dua ederek durduramazsınız.”

Malcom X 

 Rohingya Müslümanları İslam dünyasının en sahipsiz ve mazlum milletidir. Ne Filistin ne Afganistan ne Irak ne de Doğu Türkistan kadar gündem olmaz. 1784 yılına kadar bağımsız olan Arakan, Burma ve İngilizlerin işgaline uğradı.

 Ekonomik, toplumsal baskı ve her türlü ayrımcılığa maruz kaldılar. Myanmar’daki Müslüman nüfusuyla ilgili maalesef resmi ya da kesin bilgiler yok.

 2014 yılında gerçekleştirilen sayıma göre ülkenin nüfusu 51 milyon 419 bin 420 ancak Müslümanlar resmi olarak tanınmadığı için Rohingyalar sayılmadı.

 Müslümanlara, “yabancılara aittir” ibaresi yazan özel beyaz bir kimlik verilir. Bu kimlik sadece bilgi amaçlı. Hiçbir geçerliliği yok. Bu kanun yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Arakanlı Müslümanları kendi topraklarında yabancı bir topluluk durumuna düşürdü.

 Rohingyalar Bangladeş göçmeni olarak nitelendiriliyor. Arakan’da 1,5 milyon Müslümanın yaşadığı sanılıyor. Ancak son yıllarda baskı ve şiddetten kaçan Rohingyalar nedeniyle bu nüfusun 1 milyon 90 bine düştüğü düşünülüyor. Resmi rakamlara göre Myanmar’ın yüzde 4’ü Müslüman.

 Myanmar devletinin 1942 yılından beri sistematik baskı ve zulmünden kaçan üç milyondan fazla Rohingyalı; Malezya, Bangladeş, Pakistan, Suudi Arabistan, Tayland, Avrupa ve Endonezya’da mülteci olarak yaşıyor.

 BM’ye göre Arakanlı Müslümanlar dünyanın en çok eziyet gören etnik gruplarından biri. Dünya üzerindeki Rohingyaların nüfusunun 4 milyon civarında olduğu sanılıyor.

70 yıldır Arakan’da soykırım uygulanır biz  feryadı  figan eyleriz, oysa Arakanlı kardeşlerimizi İslam ülkelerine paylaşmayı konuşsak daha faydalı oluruz.

Bu insanların göz göre göre katledilmelerine şahit olmaktansa İslam ülkelerine dağıtmak en akıllı ve vicdanlı bir çözümdür.

Myanmar’da 1982 yılında çıkan bir yasayla Arakanlı Müslümanların vatandaşlıkları elinden alınmıştı. 

Yasa, Arakanlı Müslümanları vatansız hale getirirken seyahat özgürlüğü, temel eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanma ve mülkiyet dokunulmazlığı gibi temel hakları da ellerinden alındı.

İslam ülkeleri ve BM, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporlarını yorumlamanın ötesinde somut hiçbir çözüm üretemedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre 2012 yılındaki şiddet olaylarında 140 bin Rohingya ülke içinde göç etmek zorunda kaldı.

2013 yılında yayınladığı “Yapabileceğiniz Tek Şey Dua Etmek” adlı raporunda Myanmarlı yetkilileri, Arakan eyaletinde Rohingyalara karşı etnik temizlik yapmakla suçladı. 

Son 30 yıldır sürekli olarak Myanmar hükümet yetkilileri tarafından Arakanlı Müslümanların katledilmelerine ve göçe zorlanışlarına şahit oluyoruz. Dualar, beddualar ve protestolar ile geçen tam 30 yıl.

Arakan eyaletinde geçen yıl ekim ayında polis kontrol noktalarına düzenlenen ve 9 polisin hayatını kaybettiği saldırıların ardından Myanmar ordusunun başlattığı operasyonlar, Müslüman azınlığı büyük şiddet dalgasına maruz bırakmıştı.

Operasyonlar nedeniyle 400 kişi hayatını kaybetmiş, 90 binden fazla Arakanlı Müslüman yurtlarını terk etmek zorunda kalmıştı.

Cuma günü Myanmar ordusunun, Arakanlı Müslümanlara düzenlediği saldırı sonucunda 89 kişi hayatını kaybetti ve korku içinde birçok insan yine yollara düşerek Bangladeş sınırına doğru yürümeye başladı.

Uluslararası örgüt Rakhine, Birmanya hükümetini Rohingya Müslümanları üzerinde ciddi insan hakları ihlallerinden dolayı suçladı.

Geçtiğimiz perşembe günü eski Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan öncülüğünde Myanmar Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu Çi’nin desteğiyle oluşturulan Arakan Danışma Komisyonunun hükümete sunduğu tavsiye raporu kamuoyuna açıklandığı gün Myanmar hükümetinin saldırı başlatması da ayrıca düşündürücü bir konu.

Myanmar ordusu ve güvenlik güçlerinin Rohingya (Arakanlı Müslüman) nüfusunun yoğun olarak yaşadığı eyalette düzenlediği askeri operasyonlarda yaşanan insan hakları ihlallerini incelemek üzere kurulan komisyon, 12 aylık çalışmanın ardından hükümete sunduğu raporun yayımlanmasıyla misyonunu tamamlamış oldu.

Kamuoyu ile paylaşılan raporda, eyaletteki sorunlara çözüm bulunmasının bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasıyla yakından ilgili olduğuna işaret edilerek, ekonomik kaynakların federal yönetim ile eyalet yönetimi arasında adilce paylaştırılması gerektiği vurgulandı.

Topraklarına el konulanlara tazminat ödenmesi, Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık statüsü verilmesi, diğer vatandaşların sahip olduğu tüm hak ve hürriyetlerden sınırsız faydalanmaları.

Hükümetin din, etnik aidiyet veya vatandaşlık statüsüne bakılmaksızın Arakan eyaletinde yaşayan herkese serbest dolaşım hakkı tanıması.

Myanmar hükümetinin herkese eğitim ve sağlık hizmetlerinden eşit oranda faydalanma imkânı sağlaması, tüm ulusal ve uluslararası görevlilere Arakan eyaletindeki tüm topluluklara her zaman tam ve engelsiz insani erişim sağlaması.

Budist, Müslüman, Hristiyan ve diğer inançların dini liderlerine hükümetin nefret söylemi ile etnik ve dini ayrımcılıkla mücadele gündemini etkin şekilde destekleme çağrısı yapılırken, 100 binden fazla Arakanlı mülteciye ev sahipliği yapan komşu Bangladeş ile işbirliği yapılması ve iki ülke hükümetlerinin uluslararası normlara uygun olarak mültecilerin Bangladeş’ten Myanmar’a gönüllü dönüşlerine imkân sağlaması gerektiği belirtildi.

Batı dünyasının burada yaşanan katliamları durdurmaya yönelik yaptırımı hiç olmadı, sadece komisyon raporları ve kınama faaliyetlerinin ötesine geçilemedi.

 İslam dünyasının ve bizim Arakan’daki katliamları durdurmaya gücümüz yetmiyor, fakat en azından bu insanları öldürülmeyecekleri bir ülkeye taşıyacak kudrete sahibiz.

5 milyon Arakanlının 4 milyonu ülkesini terk etmek zorunda kaldı, geriye kalan 1 milyon sürekli katliam ve zulme mahkûm… Ağıt değil çözüm üretelim.

 

  • bayrambayram2 ay önce
    bence bizim Ülkeye almalıyız .hem de hemen