Yetkilerini zulüm olarak kullanan rektörlerin uygulamaları yeniden incelenmelidir

08 Şubat 2018 Perşembe

Tüm üniversitelerden ulaşan şikâyetlerin benzerliği, vatansever öğretim üyelerine uygulanan yıldırma taktikleri, FETÖ`nün görevde olan elemanları aracılığıyla, üniversitelerde tam gaz etkili olduğunu ve hâlâ kadrolaşmaya devam ettiğini göstermektedir. 

FETÖ’nün üniversite teşkilatlanmalarına ilişkin malumat eksikliği, zaman darlığı, örgütün asimetrik, uluslararası yapısı gibi zorluklar sebebiyle, mahkemeler ByLock ve tanık beyanlarına yoğunlaşmış durumdadır. Oysa üst düzey örgüt üyelerinin ByLock kullanmadığı, çocuklarını örgüt okullarına göndermediği, Bank Asya’ya para yatırmadığı bilinmektedir. 

Üniversitelerde, FETÖ yapılanması ve bu yapılanmaya ilişkin vakıalarla bunların delillerini ayırt eden saptamalar önem arz etmektedir.FETÖ’cüler üniversitelerde neler yaptılar, kripto FETÖ’cüler nasıl tespit edilebilir, bunun üzerinde durmak gerekir. Aşağıda FETÖ’nün üniversiteleri ele geçirebilmek için müracaat ettiği yöntemler ve kripto FETÖ’cüleri tespit edecek karineler ele alınmıştır.

Örgütün üniversiteyi ele geçirmesinin en kolay yolu rektörü belirlemektir. Zira rektör istediği gibi kadro ilanı vererek, akademisyen kadrolarını doldurmaktadır. 

FETÖ’cü kadrolaşmanın sacayağı Genel Sekreter ve Daire Başkanı ile tamamlanır. FETÖ’cüleri usulsüz olarak kadrolara alan yönetimin de FETÖ iltisaklılığı sorgulanmalıdır. 

İhtiyaç olmadığı halde fakülteler, bölümler açılmış, öğrencisi olmayan bu bölümlere yerleştirilen öğretim elemanlarına yıllarca maaş ödenmiştir. Bunlar kimdir?

FETÖ, rektörlüğünü ele geçirdiği üniversitelerde, dekanlık ve lisansüstü çalışmaların yürütüldüğü enstitü müdürlüklerini, kimseye bırakmak istememiştir. Enstitü müdürleri ve okul müdürleri, usulsüz lisansüstü eğitimine alınanlar da araştırılmalıdır.  

Üniversitede usulsüz toplanan paralar; mezuniyet cübbesi, bağış adı altında öğrencilerden kayıtsız toplanan paralar, himmet mi zimmet midir? 

ÖSYM bürolarındaki işlemler için kayıtsız alınan ücretlerin akıbeti ve tahsis eden personeller araştırılmalıdır. Açıköğretim sınav görevi gibi ücret tahsis edilen görevlendirmelerde, sürekli görev verilenler ve bu bürolarda görevlendirilenler araştırılmalıdır? 

FETÖ’nün yurtdışı okulları ile Erasmus ve Mevlana gibi değişim programları aracılığıyla 2021 yılına kadar protokoller imzalanmış, akademisyen ve öğrenci geliş-gidişi sağlanmıştır. Bu rektörler kimdir? Akademisyenler ve öğrenciler araştırılmalıdır. Bu koordinatörlüklerin başına getirilen akademisyenler kimdir? Örgütün para transfer yöntemlerinden birisinin de “kurye” usulü ile olduğu göz ardı edilmemelidir.  

Öğretim görevlisi yasa gereği bulunduğu il dışında bir üniversitede lisansüstü eğitim yapamazken, yurt dışında doktora yapan ve bu vasıtayla sürekli yurt dışına giden akademisyenler kimlerdir? Bunlara kimler izin vermiştir? 

Rektörler asaleten atama yapmak yerine özellikle müdürleri, daire başkanlarını vekâleten atamaktadır.  

Paranın döndüğü en önemli birim Yapı İşleri’dir. Usule aykırı atanan daire başkanları mutlaka araştırılmalıdır. 

Evrak kayıt gibi memurların yapacağı işleri taşeron işçilere yaptıran, kayıtsız para toplama gibi işlerini taşeron işçiler aracılığıyla gördüren rektörler araştırılmalıdır.

Konferans, proje TÜBİTAK projesi gibi parasal kaynaklardan sürekli yararlanan akademisyenler kimlerdir?

Kendinden olmayanları uzaklaştırmak için sürgün ve yer değiştirme şeklinde başlayıp devam eden hukuksuzluk ve kanunsuzluk, soruşturma açmak, alelacele cezalandırmak şeklinde devletin kendisine tanıdığı yetkiyi suiistimal ederek, baskı, şantaj aracına dönüştüren yöneticiler kimdir?

FETÖ kapsamında sahip olduğu bilgi ve belgeleri yetkili mercilere ileten kişilere karşı düşmanca ve hukuka aykırı olarak, mağdur, savcı ve hakim rollerinin birleşerek, alelacele soruşturma açılıp cezalandırma yoluna gidilirken, diğer taraftan devletin ve milletin manevi şahsiyetine karşı hukuksuz ve hayasızca yapılan saldırılara karşı sessiz kalınması ve bunun geçiştirilmesi şeklinde geliştirilen taktiğin kaynağı nedir? 

Gezi Parkı eylemlerine katılması için sosyal medyadan ders verdiği öğrencileri kışkırtan ve desteklemeyenleri dışlayan, devlet büyüklerine hakaret eden, derslerde öğrencilere siyasi görüşlerini sorgulayarak ayrımcılık yaratan akademisyenler hâlâ korunup kollanırken, işini gereğince yapan, ancak yolsuzluklara göz yummayan personeller işten atılmaktadır.  

Elimizde bu anlatılanları belgeleyecek onlarca dosya bulunduğu gibi, pek çok mağduriyeti yaşayan, vatanperver öğretim görevlileri arkadaşlarımız vardır.

 

YORUM YAZ

  • Sevgi Balcı Sevgi Balcı 11 gün önce
    Anadolu üniversitesi Daire başkanlığı görevindenuzaklaştırılan Erhan Demircan haksız yere saçma sapan suclamalarla maddi ve manevi yıpratılmaktadir.Boylesine agir suçlamaların ve asılsız yargılamaların neye dayandığını tamamen net değildir. Vatansever görünen Fetoculer hala içerde olup , vatanın bütünlüğünü bozmaya ve içten üniversitelerden başlayarak devleti çökertmeye çalışmaktadırlar. Ve bunu yaparken kendileri sütten çıkmış ak kaşık gibi göstererek, gercegin ortaya çıkmasını engellemektedirler .Baş kişi Anadolu üniversitesirektörü olan vasıfsız kişidir. Bu kişiliklerin maskeleri elbet bir düşecektir. Devlet büyüklerimizden uyanık olup böyle durumlara karşı kanmamalarini, bu kişilerin görevlerinden derhal alınmasını temenni ediyorum. Bu kişiler! Hesap gününe kadar bu küçük tatlı zaferlerinizin tadını çıkarın!
  • Filiz ergüderFiliz ergüder11 gün önce
    Devletimiz teröristlerle ve dış mihraklarla uğraşmaktan üniversitelerdeki kemikleşmiş fetö yapılanmalarıyla uğraşını yavaşlatmıştır. Ama unutulan birşey var ,yök ün göz yummalarıyla fetöcü rektörler tek devletgibiüniversitelerde adeta at koşturuyorlar. Beykozda bulunan gözlerden uzak dağ başındaki devlet üniversitesi Türk Alman Üniversitesi en tehlikeli olanlarından biri. Rektör orayı fetönün çiftlik evi gibi kullanıyor. Bu ve bunun gibilere müdahale olmazsa devletimiz fetöyle mücadelede itibarını kaybedecektir.
  • Ali Fazıl UluĝAli Fazıl Uluĝ11 gün önce
    Erhan Demircanı 20 senedir tanırım.Fetö ile mücadele etmiș ve Anadolu üniversitesi Personel Bașkanlıĝı elinden alịnarak açıĝa çıkarılmıștır.Nedenleri ve nicinleri nedir . Siyasetciler bu duruma neden mesafeli durmuștur.Rektör ne yapmak istiyor.
  • Canan tunaCanan tuna11 gün önce
    Bu habertamamen doğrudur bu yapılanmanın kurbanlarından biri de anadolu ünüversitesi daire başkanı erhan demircandır altı ay önce görevinden feto ile mücadele ettigi için hiç bir açiklama yapılmadan alınmıştır.personeli işten çikarılmiştır herşey bu kadar açık ve göz önündeyken devletimizin neden duruma müdaleetmemektedir bu durum devletimize olan inançımızı yaralamakta anadolu ünivertitesinin maskeli fetö üyelerinden temizlenmesini istiyoruz.rektör ve idari kadro neden hala görevinden alınmıyor burası devlete ait bir kurum değilmi ne bekleniyor
  • Canan tunaCanan tuna11 gün önce
    Bu habertamamen doğrudur bu yapılanmanın kurbanlarından biri de anadolu ünüversitesi daire başkanı erhan demircandır altı ay önce görevinden feto ile mücadele ettigi için hiç bir açiklama yapılmadan alınmıştır.personeli işten çikarılmiştır herşey bu kadar açık ve göz önündeyken devletimizin neden duruma müdaleetmemektedir bu durum devletimize olan inançımızı yaralamakta anadolu ünivertitesinin maskeli fetö üyelerinden temizlenmesini istiyoruz.rektör ve idari kadro neden hala görevinden alınmıyor burası devlete ait bir kurum değilmi ne bekleniyor
  • duyguduygu12 gün önce
    YÖK İMAMI, YÖK hakkında savcılıklarca operasyon yapılmamasının ardinda ki nedenin 15 temmuz gecesi olduğunu düşünüyorum.Adil ÖKSÜZ'ün üstünde ki isim YÖK'de olduğunu düşünüyorum. Darbe gecesi görüntülerde ADİL ÖKSÜZ var ama Adıl Öksüz ve diğer hainlere oturduğu evden yada yerdrn talimat veren/yönlendiren biri mutlaka olmalı düşüncedindeyim.Adil ÖKSÜZ her yerde aranırken belki de evinde oturduğu yerden darbeyi yöneten kişinin evinde idi belki de.Bence YÖK İMAMI çözülürse darbenin karanlık yüzü aydınlatılmış olacak.Herkes bir konuyu atladı DARBEYİ YÖNETEN BİR AKADEMISYENDİ ve her nedense savcılar YÖK ve İMAMINA dokunamıyor.Sayın Cumhurbaşkanım lütfen bu düşüncemi değerlendirin.saygılarımla
  • KaraserliKaraserli14 gün önce
    Evet Afyon Kocatepe universitedinde fetocu polis ve askerler yuksek.lisan belgesi verildi.Veren bolum rektore bagli ve atadigi bolum olan Enformatik bolumu.Fetocu olmayanlarin yayinlari engellendi.Rektor yardimcisi fetoden 9 yil ceza aldi.Yilda universiteden bir trilyon fetoye gitti.Feto yargilanmalarinda bunlar cexa aldi.Balik bastan kokar.Buna bakan yok.Herkes vatani gorevini yapti ifade verdi.Esas kisinin sorgulamasinda bu vatanseverler cagrilmadi.Halbuki bunlar Sayin Cumhurbaskaninin emrine uydu ifade verdi
  •  Klü Klü14 gün önce
    Kırklareli üniversitesindebu hainler 17-25 ten sonra bile evlerinde Maklube partisi veriyor ve insanları açık bir şekilde davet edebiliyordu. Bunların hepsi halen görevlerinin başında ve sizin yukarıda verdiginiz tanımlara tam olarak uyuyor.koordinatorluk sınav görevi planlaması... Ayrıca bu üniversitede kendilerine düşman olan olma ihtimali olan insanlar yüksek lisans a doktoraya alınmıyor. Kazara alınmışsa bir şekilde ilişiği kesiliyor. yapılan yolsuzluk çok büyük. Kendilerine karşı gelenler ağır şekilde cezalandırılıyor en iyimser söylemle akademik ve idari personel in en az yüzde yetmişi bu yapılanmadan bunlarında çoğu akraba. Hoca lar özgeçmişlerini ve yayınlarını kişisel sayfalarından kaldırıyor çünkü bu yayınlar ve mezuniyetleri bile onları ele verir.kisacasi üniversitelerde durum gerçekten çok vahim
  • ALIALI15 gün önce
    Evet arkadaslar universiteler fetonun kaleleri oldu.Afyon Kocatepe universitesinden uc asker,iki polis imami cikti. Bunlari atayan kim.Hala oturuyor.Sayin Cumhurbaskanimiz bu sesi duyacak INSAALLAH.
  • kazanankazanan15 gün önce
    Nurettin Veren'in bundan önceki uyarılar dikkate alınmadı artık Bundan sonraki yapmış olduğu uyarılar dikkate hala yerinde yerinde Duran fetocuyu troller iyice henüz henüz herkesin çalışmaya devam etmesi gerekir
Daha fazla yorum göster