AĞAÇ AŞ

Sahte doktor, doçent ve profesörlerin araştırılması gereklidir

28 Aralık 2017 Perşembe

FETÖ her yerde olduğu gibi, devlet kurumlarında özellikle üniversitelerde paranın olduğu her yere çökmüş. Hatta her türlü oyun ve projeler ile para kaynakları oluşturmuştur. Üniversitelerden, öğrencilerden bağış adı altında kayıtsız ve usulsüz toplanan paralar, üniversitelerde ÖSYM sınav işlemleri için kayıtsız toplanan paralar, yapı işlerinde ihaleler olmak üzere, satın almalar ve pek çok yolsuzluklar, gerek savcılar aracılığıyla, gerekse doğrudan YÖK`e bildirilmiştir. 

YÖK yıllarca bu dosyaları bekletmekte, ya da şikâyet edilenler hakkında yargılanma kararı vermeyerek, konuyu kapatmaktadır. YÖK’e dosyalara savcılıkların işlem yapmasına izin vermesi için sesleniyoruz.Zira toplanan paraların zimmet mi, himmet mi olduğu açığa çıksın.

15 Temmuz sonrası gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, 1 milyon 300 bin öğrenci ve 1 milyarlık bütçesiyle Türkiye’nin en büyük üniversitesi olan bir üniversitemiz, FETÖ’nün ÖSYM’den sonraki sınav manipülasyonu ve kadrolaşma üssü olduğu yönünde ciddi iddialara muhatap oldu..

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Emniyet, Vakıfbank, Ziraat Bankası, Halk Bankası, YÖK (Görevde Yükselme Sınavı) dahil 80 civarında kurumun sınavlarını gerçekleştiren üniversitenin bir müdürü de, FETÖ’cü olduğu gerekçesiyle, KHK ile kapatılan bir vakfın başkanı çıkmıştı.

YÖK, bu dosyada araştırma yapılması için izin vermesi gerekirken, 1 yıldır neyi beklemektedir? 

Devleti ele geçirmek hedefinde olan FETÖ, kendinden olmayanları kurumdan uzaklaştırarak, kendi elemanlarını yerleştirmektedir. Kurumdan atmak için uyguladığı en iyi taktik olan mobbingi uygulamaktadır. Üniversitelerde aynı yönteme devam edildiği gerek basında, gerekse ihbar hattıma gelen haykırışlardan anlaşılmaktadır. 

Üst akıldan gelen taktikle FETÖ’nün kurumdan uzaklaştırılmak istenen personele uyguladığı yıldırma eylemleri hep aynı; sürgünler, arka arkaya açılan uydurma disiplin soruşturmaları, sahte evrak hazırlama, yalancı şahitler, geriye yönelik evrak hazırlama ve tüm benzeri şikâyetler, gerek savcılar aracılığıyla, gerekse doğrudan YÖK’e bildirilmiştir. YÖK’ün yıllarca dosyaları bekleterek sonunda suçlular hakkında yargılanmama kararı vererek, suçluları koruyup, kolladığı ve cesaretlendirdiği her gün basında yer almaktadır.

YÖK bu şikâyetlere neden kulak tıkamaktadır?  

Şikayetlere işlem yapıldığında, FETÖ’nün kripto elemanlarının da açığa çıkacağı unutulmamalıdır. 

FETÖ’nün bir diğer yaptığı esas araştırılması gereken sorunlardan birisi de, ALES’teki soruların önceden dağıtılması, 2005 ve 2013 tarihleri arasındaki skandal, ALES sınavına kadar uzandı. ALES sorularının çalındığını tespit eden ÖSYM, bu dönemde % 95 üzerinde başarı kazanan ve üniversitelere yerleşen akademisyenleri, eş değer sınava tabii tutacak ve başarısız olanlara hemen soruşturma başlatılacak.

ALES’deki soruları tam cevaplandıranların sayısı 100 civarında iken, 2009’da bu rakam 200 kat artmış, yani 20.290 olduğu belirlenmiştir.

Uzmanlara göre 9550 adayın, 8500 sonucu şaibelidir. (CEYDA KARAASLAN, SABAH.)

Soru hırsızlığını ALES sınavlarında bile yapan ve bunu meşru gören FETÖ’nün, kendi açtığı 17 özel üniversitesinde, acaba ne sahtekârlıklar döndürülmüştür. Mutlaka araştırılması gereken bir husustur.

Kimlere parayla sahte diplomalar verilmiştir. Bu üniversitelerden mezun olanlar, şimdi nerelerdedir, izi sürülmelidir.

Ayrıca FETÖ’nün 3 bin civarında okul ve 150 civarındaki üniversitelerinden gelen akademisyenlerin ve talebelerin araştırılması da, başlı başına incelenmesi gereken önemli bir husustur. Bütün bunlarla ilgilenecek, ayrı bir birim kurulmalı ve bu ihanet şebekesi takibe alınmalıdır.

FETÖ’nün has adamlarından biri olan, Adil Öksüz’ün hocası durumunda FETÖ’ye en yakın olan, 1970 yılından itibaren FETÖ’nün yetiştirdiği Sakarya Üniversitesi Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hüdaverdi Adam, Düzce’de yol kenarında beklerken ticari taksi çarpması sonucu hayatını 23.12.2017’de kaybetti. Kendisi FETÖ’den gözaltına alınmış ve ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Bu ölümün de şaibeli olup, olmadığı araştırılması gerekmektedir.

 

YORUM YAZ