FETÖ, Yunanistan ve İsrail işbirliğinden gelebilecek tehlike!!!

19 Ekim 2017 Perşembe

Darbe hareketi ile Adil Öksüz’den, ABD konsolosluğundaki casusluk faaliyetinden dolayı Metin Topuz’un isminden medyamız ve halkımız, yeni haberdar oldu ve günlerce bu isimler üzerinde konuşuldu. Adeta bunların yakalanması ile örgütün tamamı ve darbenin nedeni çözülmüş olacağı algısı kamuoyunda oluşturuldu.

Halbuki 2005 ve 2006 yılındaki kitaplarımda, haftalık, Aydınlık, Töre, Tempo ve Nokta dergilerin de isimleri ile beraber, resimlerini ve hangi görevlerle ileride neler yapabilecekleri hakkında teferruatlı bilgiler vermiştim.

Yaptığım röportajlar ve canlı yayınlar ile Milli İstihbarat Teşkilatına, 2014’ün 10. ayında İzmir Ankara, İstanbul ve Kırklareli’nde vermiş olduğum bilgilerde, örgütün üst düzey 74 önemli imamının ismi ile 200’e yakın halktan olan FETÖ mahrem hizmet ünitelerinin, mahrem yapılanmanın faaliyetlerini, fotoğrafları ile beraber vermiştim.

Yunanistan imamı Recep Uzunallı, İsrail imamı Harun Tokak, bunlar Adil Öksüz’den ve Metin Topuz’dan çok daha tehlikeli önemlidir ve Adil Öksüz ile Metin Topuz’un hocaları durumundadır. Diğer 74 büyük FETÖ’nün üst düzey yöneticileri de, devletin eline 10-12 yıl önce tarafımdan verilmişti.

En son 2014’de verdiğim bu isimlerin çoğunun, 2015’in 10. ayında yurtdışına kaçmış olduğu anlaşıldı. 2015’in 10. ayına kadar da Türkiye’de durabilme cüretkarlığını ve küstahlığını, cesaretini göstermişlerdir.

Bunların hepsinin hangi ülkede olduğu ve yaptıkları faaliyetler de bellidir. En son Almanya’daki satın aldıkları MC televizyonunun, (adını değiştirip MERİH televizyonu olarak yayın yapmaktadırlar.)

Saydığım 74 önemli üst düzey aranan mahrem imamlar, bu televizyonda aynen Türkiye’deki Samanyolu Televizyonda yaptıkları gibi, hainliklerine yanıltma ve medya yoluyla etki ajanlığı yaparak, casusluklarına devam etmektedir.

Türkiye’deki darbe hareketinde kendilerini masum göstermek ve alakalarının olmadığı algısını oluşturarak, hükümeti ve Cumhurbaşkanımızı yıpratmak için, sürekli yayın yapmaya devam ediyorlar.

Devletimiz ve Ordumuz şu anda Doğu ve Güneydoğu’da Referandum sonrası, Barzani ve Suriye içerisindeki DEAŞ, PKK ve PYD örgütleri ile uğraşırken, Batı’dan Yunanistan, diğer taraftan İsrail, perde arkasından sinsice olayları körüklemekte ve pusuda beklemektedir.

Türkiye’den helikopter ile kaçan 8 darbeci subay ve orada PKK ile yapılan işbirliğini, senelerdir yürüttüğünü bildiğimiz Yunanistan imamı Recep Uzunallı’nın, istenmesi ve yakalanması için hiçbir girişim yapılmadığını biliyoruz.

Yine İsrail imamı Harun Tokak, senelerdir İsrail’de olduğu halde, İsrail’den istenip terör örgütü üyesi olduğu gündeme getirilmemiştir. Türkiye’deki Yahudi baş hahamı İshak Haleva, Mutafyan, Bartelemous, David Oseo gibi papazlarla yıllardır FETÖ adına organize yapan ve şu anda İsrail’de bulunan Harun Tokak’ın, Adil Öksüz ve Metin Topuz’dan daha tehlikeli olduğunu bildiğimiz halde, bunlardan gelebilecek tehlikelere karşı çalışmaların ve hazırlıkların yapılması, deşifre edilmeleri ve bulundukları yerlerden ikili anlaşmalara göre, istenmeleri gerekir. 

Burada gözlerden kaçan ve gündeme getirilmeyen bir diğer çok önemli husus da, işgal edilen Ege’deki 18 tane adamızdır.İçleri silah deposu ve mühimmatla doldurulmuş, Türkiye›ye karşı tatbikatlar yapılarak meydan okumalara girişilmiş ve gasp edilmiş olmasına rağmen sessiz kalınması, düşmanımızın iştahını kabartır.

Aydın il sınırları içinde olan Marathi Adası, Nergis adasının 0,4 deniz mili batısındadır. Misakı Milli sınırları içinde yer alan bu Ada, Lozan antlaşması ile Yunanistan’a veya İtalya’ya devredilmesi 4 Ocak 1932’de imzalanan Türk-İtalyan sözleşmesinin 1. Maddesinde Marathi adasının, Türkiye›nin egemenliği altında olduğu belirtilmiştir.

1951’de Amerikan haritasında Marathi adasının Türkiye’ye ait olduğu açıkça gösterilmiştir. Kardak kayalıklarının hemen arkasında, (bizim Büyükada büyüklüğündeki Klemez Adası var.) Oraya Yunan askerleri ile birlikte top ve uçaksavar gibi ağır silahlar yerleştirildiği ve mühimmat ile dolu olduğu, Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı yapabileceği bir hareket için, ileri karakol olarak kullanılabilme tehlikesi var.

1996’da Kardak için bütün dünyayı ayağa kaldırırken, şimdi Kardak kayalıklarının hemen arkasında ve 6 millik karasularımız içerisinde kalan adamızda, olup bitenlere seyirci olarak bakıyoruz. Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Yalım, Yunanistan’ın işgal ettiğini savundu, 18 Ada’nın silah deposu ve karakol olarak hazırlandığını iddia etti. 

İşgal edilen Adalara uçak savarlar, Yunan SAT komandoları ve Yunan askerleri yerleştirildi. Kardak kayalıklarının 2 mil batısında bulunan Kalalimnos Adası olmak üzere, 18 Türk Adası ve bir Türk kayalığı Yunan askerine teslim edildi. 

Cumhuriyet tarihimiz de; bu kadar büyük toprak kaybı yaşanmamıştır. 

Bütün tehlike, Suriye, Irak sınırındaki ve Barzani referandumdan sonra ortaya çıkacak, Kuzey Irak Kürt Devleti’nden gelecek tehlikeye yoğunlaştığımız bir ortamda, Yunanistan tarafından işgal edilen 18 adamızdaki Yunan kuvvetlerinden ve FETÖ’nün oradaki yapılanması ve PKK kamplarından gelecek tehlikeyi gözden kaçırmamak lazım. 

FETÖ’nün 8 kişilik helikopterle kaçan darbeci subaylarının ve özellikle Recep Uzunallı’nın yıllardır Yunanistan imamı olarak gelenlere zemin hazırladığını ve Yunan devleti ile irtibatı olduğunu, Yunanistan’da da her türlü FETÖ faaliyetinin altyapısının olduğunun tehlikesini göz önünde bulundurmamız lazım.

Harun Tokak’ın bu olup bitenler içerisinde, İsrail imamı olarak ne gibi roller üstlendiğini ve Kuzey Irak’la ilgili yapılanlar, Barzani ile olan ilişkiler ve İsrail Devleti ile olan temaslar, ne seviyede onların da takip edilmesi, Harun Tokak’ın, Adil Öksüz’den daha büyük bir organizatör ve ajan olduğu, Recep Uzunallı’nın da, Harun Tokak’ın da, Adil Öksüz’ün ve Metin Topuz’un hocaları olduğu unutulmamalıdır.

 

  • Sıradan Vatandaş Sıradan Vatandaş 1 ay önce
    İnan inan. Yeni akit yazdı bak.