FETÖ ile mücadele edenlerin muhatabı kim!!!

22 Kasım 2017 Çarşamba

15 Temmuz hain FETÖ darbesinin üzerinden 1,5 yıla yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen, bu darbecilerin üzerlerine hâlâ daha mahkûm elbisesi giydirip pranga takılmaması, her gün yeni yeni FETÖ’cülerin parça parça değişik vilayetlerde yapılan operasyonlarla Bylock ve Bank Asya irtibatlarının ortaya çıkması, diğer taraftan da FETÖ’den tutuklu olan 3 generalin serbest bırakılması ve 533 emniyet mensubunun ani bir kararla, teşkilatlarına geriye dönmüş olması, kafa karışıklığına sebep olmakta ve milletimizin FETÖ mücadelesine olan güvenini sarsmaktadır.

Üniversitelerde, yargı ve emniyet kurumlarında da, aynı şekilde bir taraftan toplu atılmalar, bir taraftan da tekrar geriye göreve almalar, milletimizin özellikle Cumhurbaşkanına ve AK Parti’ye olan güvenini gittikçe zayıflatmakta ve Cumhurbaşkanımızın bu konuda yalnızım sözünü doğrulamaktadır, darbe meselesinde FETÖ’yü de gittikçe cesaretlendirmektedir.

Seçim yaklaştıkça CHP ve diğer muhalefet partileri bunları malzeme olarak kullanacak ve bu tutarsızlığı AK Parti’ye fatura edeceklerdir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bugün bile parti, yargı ve FETÖ içerisinde, çok yakında FETO ile bir uzlaşma olacağı şeklinde dedikodular konuşulmaya başlanmıştır.

Cumhurbaşkanımızın, AK Parti teşkilatının, çok ciddi ve kararlı bir şekilde FETÖ mücadelesini yapamaması, halkımızı da tereddüde düşürmüştür. Bizim Whatsapp hattımıza gelen pek çok şikayetler ve FETÖ ihbarları, artık bizim dahi mücadele gücümüzü aşmıştır. Devletin bu kararsız tutumu, mücadele edecek insanları da umutsuzluğa düşürmüştür.

Fakat yakın bir gelecekte, AK Parti ve yetkilileri bununla sorumlu tutulacak ve şehit aileleri ve gazi yakınları diğer partililer tarafından tahrik edilerek, AK Parti’ye hesap sormaya yönlendirileceklerdir. Buna fırsat vermemek için, keşke darbeden hemen sonra çok sıkı bir istihbarat çalışması ile yapılacak operasyonların tamamı, her kurum içerisinde belirlenerek siyah, gri, beyaz olarak gruplandırılarak, operasyonlar birkaç ay içerisinde bitirilip bu defter kapanabilmiş olsaydı.

Aradan geçen uzun zaman içerisinde parça parça yapılan tutarsız operasyonlar ve bir taraftan da halkın bir türlü anlayamadığı geriye dönüşler ve serbest bırakmalar, artık bu iş yeteri kadar sulandırılmış olduğu kanaatini hasıl etmektedir. Dün açıkça FETÖ’yü müdafaa edenler yeniden ortaya çıkmıştır. 

FETO müdafaacılarının başında eski TBMM Başkanı ve Başkan Yardımcısı Bülent Arınç, Manisa’da FETÖ’den tutuklu bulunan Mustafa Türk’ü Twitter hesabından paylaştığı yazı ile müdafaa etmektedir.

FETÖ’DEN TUTUKLU MUSTAFA TÜRK İÇİN BÜLENT ARINÇ, ŞUNLARI SÖYLEMEKTEDİR.

15 Temmuz öncesi kendisinin F. Gülen’i sevdiğine ve saygıyla bağlı olduğuna şahadet ederim ki; 40 yıllık tanışıklığımız süresince kendisinin en ufak bir kötülüğüne, Devlete ve Millete karşı suikastına şahit olmadım, kendisi hakkında kimseden en ufak kötü bir şey de duymadım, darbe ile uzaktan yakından ilgisi ve alakası olmayan Mustafa Türk’ün, 15 Temmuz öncesi Gülen’i sevip sayması ve sadece öncülük ettiği işler ile ilgili destek vermesi suç ise, bu ülkede bu suça ortak olmamış insan bulmak neredeyse imkânsızdır diye bir hukukçu olarak, hemşerisi ne davayı kazanıp kurtarmak için güzel bir avukatlık planı kurmuş ve çekinmeden FETO’yu sevmenin masum bir şey olduğunu, bugün hâlâ ifade etmeye çalışıyor.

Bu konuda en çok mücadele etmesi gereken Bülent Arınç, Mustafa Türk’ün avukatlığına soyunuyor. Mustafa Türk’ü Bülent Arınç’tan çok önce tanırım, İzmir Turgutlu’da Akçapınar köyünde ikamet eden bir çiftlik ağası ve 1970’li yıllarda FETO’ya ilk destek verenlerden birisidir, çocuklarının hepsini FETÖ’ye eliyle teslim etmiştir. Bunların hepsi FETÖ ile akrabalık bağı içerisindedir.

Mehmet Türk, Cemal Türk, Süleyman Türk isimli üç oğlu da örgütün en önemli gizli imamlarındandır. Mehmet Türk FETO’nun yeğeni ile evlidir. Cemal Türk, FETÖ’nün ilk mollalarından olup, Adil Öksüz’ün bile üzerinde olup, pek çok mollaları yetiştiren FETO’nun mahrem imamıdır. Süleyman Türk de, FETÖ’nün önemli mülkiye ve yargı görevlerinde yer alan mahrem imamlardandır. 

Bülent Arınç bunların hepsini bir çırpıda aklayıp, bu Devlete yapılan ihaneti, 250 şehidimizi ve 3000’e yakın gazimizin hadisesine karşı gözünü yumarak, bu anlattığımız ilişkilerden hiç bahsetmeyerek nasıl olur da Mustafa Türk’ün ve ailesinin yanında yer alır ve bununla ilgili ihaneti görmezden gelir. Bu kadar kararsızlık ve tereddütler arasında FETÖ’yü cesaretlendirecek bu açıklamaları pervasızca yapabilir. 

Perşembe günkü yazımda, Suudi Arabistan’da ve Mısır’da ilk yapılanmayı tesis eden, Yaşar Tunagür’ün damadı, Maklube’yi icat eden Dr. Ahmet El Kahit, Hüseyin Avni ve Kemal Hoca’dan bahsetmiştim. 

Bir okuyucum beni aradı ve dedi ki; Dr. Ahmet El Kahit şu anda elini kolunu sallayarak Türkiye’de dolaşıyor, Suud’dan Türkiye’ye gelmiş. Hüseyin Avni de Suudi Arabistan›da yakalanmış, tutuklanmış ve Türkiye’ye teslim edilmiş. Kemal Hoca ise şu anda Mısır’daki darbe hareketine zemin hazırlayan, 1985’lerden itibaren Mısır imamı olarak, şu anda orada bulunmaktadır.

Yine FETÖ’nün ilk çekirdek kadrosundan olan Halil İbrahim Uçar’ın nerede olduğunun araştırılması lazım. Kardeşi Mehmet Ali Uçar, şu anda hem Türkiye’de ikamet etmekte, hem de FETÖ’cülerin avukatlığını yapacak kadar cüretkar bir şekilde, benim tanıklık yaptığım FETÖ’nün (Paşa Gürbüz lakaplı şahsın) avukatlığını yapmak için mahkemeye katılabilmektedir.

2006-2010-2014 ve 2016 yıllarında, resimleri, görevleri ve imamları ile beraber 4 kitap yazıp ilgililere şikayet ettiğim halde, Genelkurmay merkezinde bütün dokümanları ile vermiş olduğum ifade kasetimin şu anda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında olmasına rağmen hâlâ ortaya çıkmaması, ne kadar ağır ve hantal davranıldığının açık bir ifadesidir. Son pişmanlık fayda etmez, ben tekrar tekrar uyarıda bulunuyorum, PKK, PYD ve DEAŞ’tan daha önemli olarak bünyenin içerisinden söküp atamadığımız bu FETÖ ile ilgili, uzman kişilerin olmamasından dolayı, FETÖ mensupları alay etmek de ve rahatlıkla işlerine devam edip, yürümektedirler.

 

YORUM YAZ