Eğitimde dayatmacı yaklaşımdan çok, yüksek ahlak prensiplerini uygulamalıyız

08 Kasım 2017 Çarşamba

Eğitim sistemimizde kuralcı bir yaklaşımdan çok, pratik hayat koşullarından ve uygulamalardan hareket etmek lazımdır.

Geçmiş tarihimizde eğitim ve öğretim nasıl diye baktığımızda, Ahilik teşkilatının ilkelerinin gerçekten topluma iyi insan yetiştirme konusunda, çok önemli ilkeleri olduğunu görüyoruz. Bu teşkilatın ilkeleri, İlkokuldan itibaren her seviyede öğrenciye öğretilmesi gereken bir eğitim ilkeleri manzumesidir. 

Kendi ihtiyacı varken başkalarına vermek, öfkelenince yumuşak davranmak, yenik çıkan tarafı affetmek, el emeği ve çalışmayı kutsal bir yaşam merkezi haline getirmek, üretici olmak, bütün insanlara karşı sevgi ve yardım duygusu taşımak ve bunu gerçekleştirmek, hayata geçirmek, uygulamak ve bunun pratiklerini yapmak, görsel olarak bunları anlatan belgeseller seyrettirmek, kardeşlik dayanışması içinde askerleri, üreticileri, emekçileri, esnafı birleştirmek ve böylece Devleti güçlü kılarak, sosyal adalet ve sosyal güvenliği gerçekleştirmek.

Bu duygularla hareket etmenin pratiğini anlatmak, devletçilik ve vatanperverliği sevdirmek, ona göre ülkesinin menfaatlerinin sahiplenmesini sağlamak, halkçı ve milliyetçi bir düzen içinde, egemen sömürücü güçlere karşı çalışan herkesin de, halkın çıkarlarını savunarak hareket etmek.

Ahi ahlakının temel ilkeleri: 1: Doğru sözlü olmak, 2: Emanete hıyanet etmemek, 3: Mert olmak, 4: Gözünü kötü şeylerden sakınmak. 5: İkiyüzlü ve yiyicilerden uzak durmak. 6: Kötülerden uzak durmak. 7: Öfkelenince öfkesini kontrol edebilmek; Elini, belini, dilini kontrol etmek, doğru kullanabilmek, esası üzerinden şunlar söylenebilir veya söylenmiştir.

El kendine ait olmayan mala uzanmamalı, hakkı olmayan paraya, mala tenezzül etmemeli. El ile üretim yapmayı, emeğin kutsallığını, nefse teslim olmayı değil, yalan söylememeyi, doğru konuşmayı, tatlı dilli olmayı, çok okuyup güzel konuşmayı, kalp kırmamayı, kötü sözler söylememeyi, iftira etmemeyi öğretmektedir.

Ahilik teşkilatının önemli adap ve erkanların da, şunlar zikredilmiştir.

Yemek yemeye ait 20 ayrı usul olduğu söylenmiştir. 

Sofraya oturmadan önce, yemekten kalktıktan sonra elleri yıkamak ve silmek. Evlerimizde yemek yenilen yere ayakkabı ile girmemek. Yenilen yemeğin dürüstlükle helal yoldan kazanıldığından emin olmak. Yemeğe büyüklerden önce başlamamak. 

Yukarıda zikredilen Ahilik prensiplerini esas alarak, günümüzde pratik hayatta bu ahlakı ilkokuldan başlayarak, eğitimde çocukların anlayabileceği seviyedeki hikayeler ile ve görüntülü belgesel filmlerle sosyal bilinç oluşturmak, birtakım zorlamalardan daha çok, etkili olacaktır. 

Bunun yanı sıra bugün, içerisinde bulunduğumuz en büyük sıkıntılardan birisi de trafik sorunu, trafik canavarlarına karşı tedbirleri almak, trafik terbiyesi ve ahlakını, çevre temizliği bilincini öğretmek, gürültü kirliliği hususunda duyarlılığı oluşturmak, beslenme terbiyesinde batı kültürünün ve tüketime dayalı Batı sömürgecilerinin, ülkemize dayattığı kola ve hamburger kültürüne karşı, yerli ve milli olan sağlıklı beslenme şekillerinin alışkanlıklarını anlatmak ve okul içerisinde, fiilen kendi kültürümüzün ve sağlığımıza uyan gıda şeklinin tatbikatlarını uygulamak.

Devletimizin her gün okul çocuklarına, okulda vereceği bir avuç sayılı fındık, badem, bir bardak süt ve bir kaşık bal, içme alışkanlığı, mevsimine göre sıkılmış mandalina, portakal, şeftali suyu içme alışkanlığını kazandırmak ve gazlı içeceklerden uzak durma ve yanlış tüketim kültüründen, doğru beslenme kültürümüze, çocuklarımızı yönlendirme ve bilinçlendirme pratiği anlatılmalı ve yaptırılmalıdır.

Eskiden olduğu gibi yerli malı, yurdun malı uygulamalarını yeniden okullarda hayata geçirilmeli, millici, örf ve adetlerimizle bir nebze de olsa Batı’nın azgın ve sapkın kültürüne karşı, direnç sağlayacak çalışmaları geç de olsa başlatmalıyız.

 

  •  alaettin alaettin 12 gün önce
    KÜÇÜKTENAHLAKİ EĞİTİM BAŞLAMALI ANCAK HER AİLE BUNU YAPAMAZ UMURSAMAZ ÇÜNKÜ KENDİSİ BOZUK YETİŞMİŞBİZ GİNEE ÇOCUKLARI KÜÇÜKTEN AHLAKİ EĞİTİME ALİNMALİ