Dâvâsız Müslüman her an yutulmaya mahkûmdur

18 Ekim 2017 Çarşamba

Yüzü dost, özü düşmandan usandım.

Dili Mümin, kalbi şeytandan usandım.

Dostum, herkesin kahrı çekilir amma, 

Ben davasız Müslümandan usandım.

15 Temmuz FETÖ’nün kanlı darbe kalkışmasından sonra, ülkede ortak bir milli birlik ruhu oluşturmak için, siyasi partilerin hepsini AK Parti, Yenikapı mitingine katılmaya davet etti. MHP’nin hemen kabul ettiği, CHP’nin ise biraz tereddütlerden sonra, katıldığı milli birlik ortak ruhunu temsil eden, Yenikapı mitingi milyonlarca insanın katılımı ile gerçekleşti. 

3 Parti’nin bir araya gelebilmesi, hasım ülkelerde bir endişe, bir ürküntü ve bir korku meydana getirdi. Birbirine muhalif olan partiler bile böyle bir darbe sonrası, ülkeye karşı yapılan suikast için her şeye rağmen bir araya gelebileceğini göstermiş oldu.

Darbe gibi zor bir günden sonra Milli Birliği korumak için değişik görüşlerdeki insanlar bir araya gelmişti. 

Bugün ise ülkenin doğu ve güney doğusundaki, güya dost görünen maskeli canavarlar ve müttefiklik adı altında, NATO ve AB ülkelerinin hepsinin, DEAŞ ve PKK ile birlikte hareket ederek, onları silahlandırıp bize karşı açık tehditler savurması, bir taraftan da Yunanistan tarafında, PKK örgütlerine silah yığması ve onlara kamplar açması, diğer taraftan Güney Kıbrıs bölgesinde münafık İngiliz’in hazır bekleyen askerleri ile Türkiye’yi kuşatma altına almaya çalışması, belki darbe hadisesinden de daha tehlike bir savaş ortamı içerisinde, olduğumuzu düşündürüyor ve milletimizi tedirgin ediyor.

Zor günlerde durumdan vazife çıkararak bir araya gelmesini başarabilen büyük milletimiz, bugün Yenikapı ruhunu aynı heyecanlarla tekrar etmeli ve milyonları Yenikapı’ya toplamalıdır.

ABD’nin açıkça Türkiye karşı oynadığı bu maskeli balo ve ihaneti, açıktan açığa FETÖ ile beraber çalışması, FETÖ’nün ve ABD’nin ortak kullandığı casus Metin Topuz’un kılına bile dokundurtmaması, hain darbecilerin tercih edilerek ABD ve Avrupa ülkelerinde krallar gibi karşılanması ve sahiplenilmesi, artık Türkiye’nin Yenikapı ruhunu tekrar göstermesi ve onlara meydan okuması ihtiyacını oluşturmuştur.

Hangi görüşten olursa olsun, bütün siyasi partilerden kadın, erkek, çoluk, çocuk yine meydanlara çıkıp, ABD’nin bu kalleş ve hain tutumuna karşı, Ortadoğu’daki katliamları, enerji koridorlarına el atmak için bir gram petrole, bir kilo insan kanını feda edecek projelerine HAYIR deyip, bütün dünyada ABD’ye kafa tutabilecek bir devlet, bir millet olabileceğini gösterecek, dev mitingler yapılması lazımdır.

Bu hususta bizim teknik silah gücümüzden daha çok, milletçe bir araya gelip karşı koyabileceğimizi, yek vücut olabileceğimizi ABD’nin hiçbir şekilde Türkiye’nin dostu olmadığını, bugünden başlayarak onlara karşı protestolarla, milletimizi hazırlamalıyız.

Yakın bir gelecekte olabilecek ABD ve AB saldırılarına karşı, milli heyecanı ve milli gerilimi yükseltmeliyiz. Yıllardır dünyaya kan kusturan bu emperyalist ABD’ye karşı, çocuklarımızı milletimizi ve bütün farklı siyasi görüşlüleri ABD’ye karşı uyararak, ABD’nin dünyanın firavunu olduğunu, terörist devlet olarak dünyadaki bütün mazlum milletleri, köleleştirdiğini, sömürdüğünü anlatmamız lazım.

ABD dünyanın büyük şeytanı olduğu gibi, FETÖ’nün de Kainat İmamı olması noktasında ittifak ettikleri, en ince detaylarına kadar anlatılmalıdır.

FETÖ ve ABD ortaklığının felsefesi ve ihaneti mantıken, üniversitelerde, liselerde, ortaokullarda bile çocuklarımıza iyice anlatılması lazım.Dünya hakimiyeti hastalığının insanları nasıl mankurtlaştırmışve nasıl imansız ve gaddar hale getirdiğini,bütün detayları ile belgeseller ve filmler yaptırılarak, hatta tarih kitaplarımızda, eğitim kitaplarımızda, çocuklarımıza düşmanın düşmanlığını, dostun dostluğunu anlatmamız gerekir.

Tarihini bilmeyenin coğrafyasını düşmanları çizer, 

Atasını, ecdadını sevmeyenin, kimin dost, kimin düşmanı olduğunu bilmesi mümkün değildir.

Geçmiş tarihindeki dedelerine karşı yapılan ihanetleri görenler, gelecekte de hangi yerlerden nasıl ihanet geleceğini bile bilirler. Tıpkı Barzani›nin atalarının, dedelerinin, yıllarca Osmanlı döneminde dahi, tekrar tekrar kalkışma, ihtilaller, katliamlar ve başkaldırmalarını anlamak ve diğer Kurtuluş Savaşı’ndaki hain Batı devletlerinin, Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da, Kars ve Ardahan da, gördüğümüz ihanetler, Sarıkamış’taki olan durum ve ecdadımızı 80-90 bin Şehidimizi kar, kış içerisinde verdiğimizi unutmamalıyız ve unutturmamalıyız.

Bu milli heyecanı hep canlı ve diri tutmamız lazım. Kurtuluş savaşlarında kadın mücahitlerimizin ve çocuk kahramanlarımızın, isimlerini ve resimlerini beyinlerimize kazımalı ve kalplerimize monte etmeliyiz.

Ülkemize sığınan mağdur ve mazlum milyonlarca kardeşimizin, başına gelen felaketlerin bizim için de planlandığını unutmamak için onların dertleri ile dertlenecek hayat hikayelerini gündemde tutmalıyız. Gevşekliğe ve rehavete düşmemek için.

 

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    KaleminizesağlıkSayınNurettin Veren .YineSaldıracaklar teyakkuzda olmalıyız..İçimizdekigafillere , satılmış alçaklaradikkatetmekbüyükzaruret..