Çok fazla iyilikten maraz hasıl olur

14 Eylül 2017 Perşembe

Ekonomik krizlerle boğuşan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesinde darbe girişiminde bulunulması ihtimali hakkında konuştu:

Maduro ülkesindeki darbe gruplarına karşı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan çok daha sert önlemler alacağını söyledi. 

Mesajım açıkça şudur dedi: “Darbeye kalkışılması halinde, Birleşmiş Milletler ya da, ABD’nin ne diyeceğine bakmadan, daha önce hiçbir zaman yürürlüğe koyulmamış yasaları uygularım.”

Maduro olası bir darbe girişiminin karşısında, Venezuela halkının buna karşı olacağından emin olduğunu da ekledi. 

Darbe yaptıran FETÖ, kendi ayıplarını unutturup, AK Parti hükümetini ve Sayın Cumhurbaşkanımızı suçlamak için, en son yapmış olduğu video konuşmasında, El Nusra’yı ve El Kaide’yi desteklemek için TIR’lar ile silah gönderildiğini, bunun büyük bir uluslararası suç olduğunu, Suriye’ye girmesinin de İslam dünyasında Esed’i devirerek, Emir El Mümin olma isteği olduğunu iddia ediyor.

ABD’nin ve AB ülkelerinin, yüzlerce TIR ve konteynerler ile bütün dünyanın gözleri önünde ağır silahları, PKK ya, PYD’ye, açık açık göndermesine karşılık, Türkiye’nin Türkmen kardeşlerimize göndermiş olduğu yardımları, FETO bakın neye dayandırıyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Emir El Müminin olmak istediğinin alameti olarak söylediği şu sözleri öne çıkarıyor.

Selahattin’in Türbesi’nde Fatiha okuyacağım, Emevi Camii’nde namaz kılacağım. 

Bir devlet başkanının yıllardır hasretini çektiğimiz bu sözleri söylemesini, onu karalamak için kullanan FETO, kendisi Vatikan’a gidip papazların elini eteğini öptüğünü, ABD vatandaşlığına geçtiğini, gözlerden saklamak ayıbından, utancından yerin dibine geçmesi gerekirken, bu güzel sözleri bir suç unsuru olarak sunuyor ve kendisi Vatikan’a gidip, açık kardinal pasaportuyla Amerikan vatandaşlığına geçtiğini millete unutturduğunu mu zannediyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye girdikten sonra, Ürdün ve mağrip ülkeleri ve Mısır’ı da arkasına alıp oralara gireceğini söylüyor. Hatta Mısır’daki darbe hareketini destekleyerek, (Sisi’nin yaptığı darbeye farklı bir tablo deyip geçiştiriyor) Erdoğan’ın darbeci Sisi’ye firavun demesini eleştiriyor. Buradan çıkardığı mana, kendi kafasına göre, her firavunun bir Musa’sı vardır. Öyle ise; Erdoğan kendinin Musa olduğunu ima ediyor, diyor ve iftiralarına karamalarına devam ediyor.

FETÖ vatanına ihanet ettiğini bütün dünyanın gözleri önünde, yaptığı bu iftiralar ile, hâlâ daha ülkesini karalayıp, kendisini temize çıkarma telaşı içerisinde, böyle bir örgüte karşı bu kadar müsamahalı davranmak, onlara bu cesareti veriyor ve kazandığı zaman içerisinde, Türkiye’yi topyekûn bir lobi ve hain diaspora işbirlikçileri içerisinde, değişik medya kuruluşları ile beraber, Türkiye aleyhinde büyük kampanyalar, işte görüldüğü gibi yapılabilmektedir.

Satın aldığı televizyonlar ve dergilerle Türkiye aleyhinde açıkça röportajlar yapıp, yandaşlarına cesaretler vererek, örgütün dağılmasını önlüyor, Almanya’da yeni satın aldıkları Merih televizyon ile FETÖ’nün her gün örgüte talimatları, narkozlamaları devam ediyor.

Darbeden bir yıl geçtiği halde, takım elbiseli, kravatlı olarak bugüne kadar normal hukuk kuralları içerisinde yargılanma ile, dünyaya demokrasi dersi vermeye kalkıyoruz, olağanüstü hal ve darbe hukukuna göre, bu davranış hukuku onları cesaretlendiriyor ve mahkemeler ile dalga geçiliyor.

Maduro’nun dediği gibi, beklediklerinden çok daha yumuşak bir muamele görüyorlar, darbecilere karşı, darbe hukuku uygulanması, olağanüstü hal durumuna göre, olağanüstü hukukla üzerlerine gidilmesi lazım. Bu yapılan yumuşak muamele onları cesaretlendirdi ve kurtuluş umutlarını arttırdı, birbirleriyle irtibatlı halde güçlendiler, aldıkları küçük yaraları da tedavi etme durumundalar.

Eğer onları caydırıcı davranışlar ve kesin bir tutum içerisinde olunmazsa, çok yakında onlar devleti sorgulamaya, hukuku sorgulamaya başlayıp, zeytinyağı gibi üste çıkıp, dünyaya şikâyet ederek, normal vatandaş statüsünde her hususu lehlerine çevirebilirler. İşte FETÖ’nün yapmış olduğu en son açıklamasındaki küstahlık, açıkça bunu göstermektedir.

İlker Başbuğ Paşanın da şu uyarısını da buraya eklemek gerekir: Kozmik odaya girildikten sonra, yurt dışında yabancı servis ve terör örgütlerine yerleştirilmiş Türk istihbarat görevlisi 813 kişi, tasfiye edildi ve pek çoğu şehit edildi.

Cuma günü saat 20.45’te Akit TV’de Perde Arkası’nda görüşmek dileği ile.

 

  • AlikocAlikoc2 ay önce
    Kozmik oda oraya girilmesine izin verenler nerde bazen bizim aklimizla dalga gecildigini saniyorum inanin hukuktan anlamam ama bir savcidan daha iyi calisaca.gima inaniyorum rehAmuhtar derdi ya nerde budevlet nerde bu millet yahu kendinize gelin bakin ajanlarimizi katletmisler yazik be