Bu asrın büyük hastalıkları benlik, ucup, gurur ve fahrdır

26 Ekim 2017 Perşembe

Üzerinde çok konuşulmayan, fakat insanların, milletlerin, devletlerin içine düşmüş olduğu bir hastalıktır.

Benlik ise; insanın kendi varlığındaki sıfatlarından haberdar olması için verilmiş, nefsini ve malını kendisine nispet edebilmesi içindir. (Benim evim, benim arabam, benim çocuğum diyebilmesi ve sahiplenmesi için.) 

Ahzap Suresi 70/2. Ayette: Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, bunlar onu yüklenmeye yanaşmadı da, ondan korktular, onu insan yüklendi, İnsan cidden çok zalim, çok cahil bulunuyor denmektedir.

İşte burada anlatılan Emanet nedir?

Buradaki Emanet, insana verilen akıl, irade, düşünebilme, yeryüzünde hükmedebilme ve yönetebilme kabiliyeti olmasıdır. İnsana verilen cüz-i irade, müstakil hareket edebilme kabiliyetidir. Bu kabiliyet ile insan her gün, her an yüzlerce yol ayrımıyla karşı karşıya kalıp, karar verme iradesini göstermekte müstakil bırakılmıştır.

İnsana verilen benlik, gerçekten büyük bir nimet, büyük bir sermaye, büyük bir kabiliyettir, amma onu yerinde ve doğru kullanmak şartı ile. Hiçbir davranışında şahsi arzularına, hırslarına, başkalarına zarar verecek şekilde kullanmamak şartı ile.

Nefsini bilen, Rabbini bilir sırrına ermek, ben diyebilmeyi bir anahtar yapıp, O DİYEBİLMEK şartıyla, hiçten ve yoktan yaratıldığını unutmayıp, bütün Alem’i yoktan var eden, ancak O’dur diyebilmek şartıyla.

Mesnevi-i Nuriye de gurur şu şekilde izah ediliyor: İnsan maddi, manevi Kemalat ve güzelliklerden mahrum kalır. Eğer gurur sebebiyle başkalarının Kemalatına tenezzül etmeyip, kendi Kemalatını yüksek görürse, o insan noksandır, böyle insanlar malumatlarını, bilgilerini ve ilimlerini daha yüksek görmekle, bütün geçmiş büyük değerli insanların keşiflerinden, ilimlerinden mahrum kalırlar ve evhamlara maruz kalarak, bütün bütün çizgiden çıkarlar. Halbuki geçmişteki ulema ve büyüklerin, 40 günde yaptıkları bir keşfiyatı, bunlar 40 senede bulamazlar.

Gurur: Bir kişinin kendisinde bulunan ilim, mevki ve doğruluk gibi hususiyetleri, başkasından üstün görmesidir. Bu Allah’ın kızgınlık ve hoşnutsuzluğuna sebep olduğu için, sahibini felakete götüren bir hastalıktır. İnsan ruhunun arındırılması gereken hastalıklardan, kötülüklerden en büyüğüdür.

Allah (CC) büyüklük taslayanları sevmez. (Nahl 16/23)

Büyüklenme üç kısımdır.

Etrafında bulunan insanları küçük görüp, kendini büyük görmek.

Cehalet ve azgınlıkla bazı kimselerin; Peygamber (SAV) karşı, O’nun buyruklarını küçümsemek, O’nu alelade biri olarak görmek, prensiplerini (SÜNNETİNİ) hafife almak.
Kendilerini Allah’tan büyük görme, şahıslarda olduğu gibi, devletlerin de birbirlerine zulmederek, diğer milletleri ve devletleri ezmek ve onları hiçe saymak, oradan oraya sürmek, büyük bir kibirlilik ve gururla, onları insan olarak görmemek.

Fahr: Kendini beğenip övünerek, kendi yaptıklarından bahsederek iftihar etmektir. 

Ucup: Yaptığı ibadetlerine güvenerek, ibadetlerinin kendini mutlaka kurtaracağına inanma, Allah’ın kendisinden razı olacağından emin olma.

Hz. Ömer’in şöyle dediği anlatılır: 

Yaptığın tövbenin yararı, günahını bilmendir.

Yaptığın amelin yararlı olması, kendinden bilmemendir.

 Yaptığın şükrün yararı, kusurunu itiraf etmendir.

Bir hasır üstünde tahta bir barakada, bir cami penceresinde başlayan FETO, mütevazı ve saf duru insanların çalışmaları ile ortaya çıkan din, vatan, millet adına yapılan hizmetin üstüne çıkıp oturarak, kendine izafe edip yaptığı işin içinde putlaşıp yüz binlerce insanın dünya ve ahiret hayatını kumar masasında harcar gibi pervasızca kullanmıştır.

Daha önce kendi ifadesi ile eğer bir kardeşime, bir hizmet müessesine benim yüzümden bir zarar gelecek olursa, dinimin yasak ettiği haram olan intiharı dahi yaparım, sözünü kendisine tekrar hatırlatmak isterim. (Bu konuşmasının videosu internette var.) 

Bu kadar insanı kendinin kainat imamı olduğu ütopyasına inandırarak, peşinden felaketlere ve ihanetlere sürükleyerek ne kadar büyük bir vebal ve ihanete düştüğünü, herkesin düşünmesi ve sorgulaması gerekir. 

İşte Benlik, Gurur, Ucup, Fahr, çok iyi niyetlerle başlayan koskoca bir kitleyi, nasıl raydan çıkarıp şeytana maskara edecek yollara sürükleyebiliyor. Halbuki Rıza-i İlahi çoklukla ve büyüklüklerle değil, İhlas ile ölçüldüğü unutulmamalıdır.

 

  • Giresun Giresun 25 gün önce
    Kim ne derse desin, "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." düstüruna göre ;bu gece milyonlarca ücretli, işsiz yatağa ya yarı aç ya tam aç girdiKimin umrunda bu Hadi itiraf edinhiç birinizinHanginizin aç tan tok tan haberi varHiçbirinizin.. Ne Müslümanı kardeşim içimizde insan varmı insan...Bırakın bu masalları Önce bi insan olalımMüslüman olmak ne haddimize