Zalimden kaçan mazlumun zalimi olmak

26 Temmuz 2017 Çarşamba

İnsanların zalim olmak için yarıştıkları bir dünyadayız. İslâm’ın amir olmadığı, fiilen hükmedemediği, hükmetmesine geçit verilmediği toplumlarda zulüm ve zalimlik hep teşvik edilir. Zulümden ve zalimlerden taraf olmak, bertaraf olmaktır.

Biz Müslümanlar, zulmün ve zalimliğin zerresinden dahi bizleri sakındıran bir dinin mensuplarıyız. Dinimiz İslâm, insanlığın son kurtuluş adasıdır. Zalimlerden kaçıp kendisine sığınan mazlumun ikinci zalimi olmaya çalışan Kabil’in yoldaşı, şeytanın akrabasıdır.

Zalimden kaçan mazlumun zalimi olmak, helaki hak etmiş olan beyinsizlerden olmaktır.

 “...Şimdi içimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım!...” (Araf  Sûresi/155)

Müslümanların inanç lügatlerinde yerlerini almış bulunan “Muhacir” ve “Ensar” kavramları, kardeşliğin hayata yansıyan pratik tezahürleridir. Kardeşlik, düşmesin diye tutmaktır. Kardeşlik, bırakmayacağını bilerek dayanmaktır. Kardeşlik, mevcut imkânları paylaşmaktır. Kardeşlik, Müslümanların dertlerine duyarlı olup derman olmaktır. 

Kardeşlik; tevhid zemininde Müslümanların sevinçlerini ve acılarını paylaşmada devamlılık göstermektir. Hayatta temkinli olmanın çaresi, acıları diri tutmaktır. Acıları diri tutmak, zalimler karşısındaki direnişi kesintiye uğratmamaktır. Kardeşlik; Ensar olup Muhacirlere yardım etmekle sevinmektir, gönül darlığından kurtulmaktır. Kardeşlik; ne kalleşliktir ve ne de kârdaşlıktır.

“Medineli Ensar kira fiyatlarını % 300 artırsaydı!..
Ensar ev sahipleri, muhacirlerin kızlarını kiraya saysa idi!... Ensardaki esnaf, muhacirleri 3 kuruşa çalıştırıp köpek muamelesi yapsaydı!... Sonra Medine halkı çıkıp “Yeter ulan bıktık bu Mekkelilerden, her yer Mekkeli” diye isyan etseydi!... Vallahi Allah Medine’yi yerin dibine sokar!..

Suriyeliler fırsatçı işverenlerin ucuz işçisi oldu!...
Fırsatçı ev sahiplerinin kölesi oldu!...

Kömürlüğünü boyayanımız 500 liralık,
ışıksız, akrep dolu bodrum kata 900 lira kira aldık!...

Çocukları bizim çocuklarımıza okula giderken selpak sattı, dilendi!...

Kocasız kalmış anneleri de su sattı!...

Kira parasını denkleştiremediğinde, o böcekli, rutubetli pis bekâr odalarının gecesi elli liralık parasını çıkarmak için, otel sahibinin salyalarına maruz kaldı!...
Bizim ikinci el, kokuşmuş kıyafetlerimizi giyip, ısındı, örtündü!...

O ırkçı beyinciklerimizin zihin konforlarını bozdular evet!...

Halbuki direnselerdi o ağır bombalara!..
O kimyasal silaha karşı evlerindeki çatal, bıçak; çamaşır suyu ile düşmana!...

Buraya gelemeyenleri Akdeniz sularındaki onbinlerce cesetten biri oldu!

Hepsi birer istatistik oldu!

Televizyonda görünce ah vah ettiğimiz, yalandan üzüldüğümüz iki dakikalık savaş ölüsü haberi oldu!...

Peygamber de yetimdi! Ama olsun o peygamberdi!...
Peygamber de hicret etmişti!

Ama o peygamberdi!...

E bu peygamber kimin peygamberiydi?

HAKLISINIZ

Ne gelselerdi, ne de sizin hasta ruhlarınızın hedefi olsalardı!...

Temiz temiz ölselerdi dimi!

Ahrette yakanıza yapıştığında ölü bir çocuk; “Allah’ım ama zihin konforumuz bozuldu, hem biz doyamıyorduk, bi de onlar çıktı” diyeceksin öyle mi?
Allah çarpar seni!

Onlar geldiğinden beri enflasyon hiç yükselmedi!...
Üstelik biz onlara, cümle mazluma kol kanat olduk diye, belki Rabbim bize 15 Temmuz’da rahmet verdi!
Suriye’de gri dumanlar yükselen, yıkılmış okul, cami, hastane ve evlerin enkazları arasından, can korkusuyla geçerken, daha iyi anlarsınız. Allah’ın bize bu rahmetinin büyük bir sebebinin de onlar olduğunu!...

Sınırı geçince toprağı öpen dede!...

Tek odalı evinin duvarında ümmetin Kelime-i Tevhid bayrağını asan aile!...

Savaşta ağır yaralanan kızını parasız ameliyat edebilmiş baba!...

Yaşlı anasına tutunmuş down sendromlu Suriye’li genç!...

Yetimlerini bayramda baştan sona giydirdiğimiz ana!..

Hepsi ellerini kaldırıp minnetle dua ediyor bizler için Allah’a!...

Ama siz ne anlarsınız?

Çünkü siz hep HAKLISINIZ!...

Vicdanınızı mı alırdınız, aklınızı mı bilmiyorum!... Ama kendinizi de aldırın isterdim, aldırın da gerçek insanlara yer açılsın!...”

Müslümanların hayatları adanmışsa İslâm’dan başka aşka. Paylaşılacak bir şey olmaz acıdan başka!

İslâm coğrafyası istilâ edilmiş bu cihadsız kalmışın utancı. Allah yolunda Allah için birbirlerine sahip çıkan Müslümanlar var oldukça zalimde artar sancı.

Kendilerine sığınan mazlumların ikinci zalimleri olmaya kalkışan Müslümanlar, İslâm’a bütünüyle teslim olmayanlardır. İslâm hayatın her kademesi ve karesi için hüküm vazetmiş olan bir dindir. Amasız, fakatsız bu dine teslim ol da zulmü ve zalimleri sindir!

Nemrud’un ülkesinde safını belli eder su taşıyan karınca. İbrahim’i yakmaya çalışan Nemrud’a karşı sessiz kalan hesabını verir Allah’ın huzuruna varınca!

Tükenir zalimin tükenmez denilen yaşları, aşları; mazlumun, yetimin, muhacirin okşanırsa başları. Yüreklerde son bulur şeytanın savaşları! 

 

  • doğrucu davutdoğrucu davut3 ay önce
    bu ülkede 15 temmuz ihanetibaşarıya ulaşsaydı bunun sonucunda ülke bir iç savaşa sürüklenerek bölünürdü ülkeleri bölünmesin diye canını feda eden insanları 15temmuz şehit ve gazilerini haklı olarak kahraman ilan ederken diğer taraftan ülkeleri bölünürken durup vatanlarını savunmak gerekirsede bu uğurda ölmek yerine kaçanları neden mazlum gibi göstermeye çalışıyorsunuz vatanı bölünürken vatanını savunmak yerine kaçan mazlum değil haindir benim dedem dokuz kardeş ken sekizi değişik cephelerde şehit düşmüş bir tek dedem gazi olarak hayatta kalmış bu vatan böyle kurtuldu komşu ükelere kaçarak değil özgür suriye ordusu asker sıkıntısı çekerken bu suriyeli kaçkınlardan en az beşyüzbin kişilik ordu kurulur ancak bu kaçkınlar ülkelerinde israile müttefik bir terör devleti yani ikinci bir israil kurulurken ölüm pahasınada olsa vatanlarını savunacaklarına kaçıyorlar ve biz ülkelerine ihanet etmiş bu kaçkınlar için otuz milyar dolar harcamakla övünüyoruz
  • Ali2Ali23 ay önce
    Tamam da enflasyondan haberiniz yok sanırım
  • HUSEYIN SASMAZ (UZUN)HUSEYIN SASMAZ (UZUN)3 ay önce
    Vicdanınızı mı alırdınız, aklınızı mı bilmiyorum!... Ama kendinizi de aldırın isterdim, aldırın da gerçek insanlara yer açılsın!...”***http://meerstr11.blogspot.nl/2017/01/akil-bu-gibi-genel-tanimlar-kisinin.html47/MUHAMMED-38: İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılıyorsunuz. Ama içinizden cimrilik yapanlar var. Kim cimrilik yaparsa ancak kendi zararına cimrilik yapmış olur. Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O’ndan yüz çevirecek olursanız, yerinize başka bir toplum getirir de onlar sizin gibi olmazlar.)http://www.namazzamani.net/kuranmeali/tevbe-suresi-39.ayet.htm
  • AliAli3 ay önce
    Ensar muhacir örneğiniz uymamış
  • Fatih EMLİKFatih EMLİK3 ay önce
    Yazar bey suriyeli sığınmacılar konusunda aynı fikirde değilim.savaşıp gazi olarak gelenlerayrı büyük ekseriyet daha iyi bir yaşam icin geldi.benim askerim suriyede şehit olurken bunların gençleri parklarda kız kovalıyor.yaşı müsait olanlar Ö S Ordusuna gönderilemezmi?Dedem Maraş harbinde savaşmış benim evim yok yandaki Suriyeliye belediye ev vercek oldu.millet PARKI nı gece görseniz çoğunluk Suriyeli.abdest namaz yok dedikya gerçekten ihtiyaç varsa verilsin ama büyük çoğunluk hak etmiyor.keşke yanılsak.ama gerçek bu.yan komşumun 6 suriyeli oğlu var hepside 16 yaşamadan evlendiler.bunlara bir düzenleme yapılamazmı?
  • saf vatandaşsaf vatandaş3 ay önce
    Sapla samanı karıştırma sayın hocam. Dosdoğru söylüyorsunda hani dosdoğru uygulamalar. İslam devletimi oldukta hak adalettten bahsediyorsun. Bir tarafta gününü kurtarmaya çalışan ölmemek için soğan ekmeğe talim yapan millet, bir tarafta çocuğunu okutmaya çalışan vatandaş, bir tarafta PARASINI NASIL SAVURACAĞINI bilmeyen vatandaş. Güçlü olan zayıfı eziyorsa sizin dediğiniz kardeşlik nasıl gerçekleşecek. Mekkeden medineye gelenler sahabi idi. Medinelilerde sahabi idi. Bizdekiler ise gelenler ise ADI MÜSLÜMAN. Eleştirmek kolay. Yıllarca Filistinliler İsrail şeytanıyla savaşıyorlar. Ama hafif rahatlayınca da birbirlerini hiç çekinmeden katlediyorlar. El fetih ve Hamas kardeş değilmi? Fırsat bulduklarında birbirinin bogazına sarılmıyorlar mı? Demokrasi bu herhalde. İstediğin gibi eleştiriyor, haksızken haklı oluyor, adaleti hep kendine göre sağlıyorsun. Günü birlik politikalar üretiyorsun. Gerçekleri işimize gelince söylüyorsun. Vatandaşın kafası karışıyor hocam. Berraklıktan yana olursak, gerçekleri dosdoğru görürsek daha çabuk hatalardan arınırız. Yoksa daha çok döner dururuz. Millet dünyaya taparken edebiyet yaparsanız kimse sizi dinlemez. Herkes gerçekleri biliyor, yanlıştan da kurtulamıyor. Kapitalist düzenle İslami yaşayışı anlatamazsın. Bencillik almış başını gidiyor, ekmek aslanın elinde. Hak hukuk güçlüye göre, adalet güçlüysen senin yanında, kime neyi anlatıyoruz hocam. Kendin pişir kendin ye. Millet kimseye güvenmiyor, ama çıkarı varsa da yalakalıktan uzak durmuyor. Yeter ki bir düşmeye dur, bak bakalım kimse yanında mı? Adımız Müslüman, yaşayışımız ne idiği belli değil, karışık. Kısacası dediğiniz doğru ama seslendiğiniz ortam dosdoğru bir ortam değil. Hep bana Rabbena denilen ortam olmuş. Kime neyi anlatıyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • M.palamutM.palamut3 ay önce
    Mutlak bir kurtuluş için her türlü fedakarlığı yapalım. Kafir toplumların önüne geçmek için onlardan daha çok gayret edelim.Tabi ki herseyden önce ilim ve nefis mücadelesi.
  • ABDULLAH ASLANABDULLAH ASLAN3 ay önce
    Oldukça güzel dile getirmişsiniz, elinize, kaleminize sağlık