Dostluğun kıymetini bilmek

27 Eylül 2017 Çarşamba

İslâm dini, düşmanlıkları dostluğa inkılap ettiren bir dindir. Dostluk, dinimizin insanlığa armağanıdır. Dostluğun kıymetini bilmek, dinin kıymetini bilmektir. Dost seçimi, din seçimidir. Rasûlüllah (sav) buyuruyor: “Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.” (Sünen-i Ebu Davud, Edeb: 19, Sünen-i Tirmizi, Zühd: 45) Bu hadis, arkadaşlığın ehemmiyetine dikkat çekmektedir. O kadar ki, arkadaşlar birbirine ciddi tesirlerde bulunabilirler. Arkadaşlık neticesinde “din”le ifade edilen itikad, âdet, siret, ahlak gibi hususlarda benzemeler meydana gelmektedir. Bu nedenle diyoruz ki; Ehl-i iman, Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat olan herkes potansiyel bir dosttur. Şek ile, şüpheyle, şirkle imanlarını kirleten Ehl-i Ehvâ ve’l Bid’at ise; düşmanın her diam üstünde oturduğu posttur!

“Gerçek dostlar yıldızlara benzerler; karanlık çökünce ilk onlar gözükürler.”

Hakiki dostlar meyveli ağaçlara benzerler. Onların külfetlerine katlanmak gerekir. Çünkü ağaçlar toprağa acı verdikçe büyüyorlar!

Gün Allah için dost olanların birbirlerine sahip çıkmaları gerektiği gündür. Ebu Cehil nesliyle karşı karşıyayız.Sosyolojik bir tesbit olarak geldikleri makamda dostlarıyla görüşmeye vakitleri olmayanlar, makamdan düştüklerinde, dertlerini dökmek ve teselli bulmak için “eski dost”larını ararlar. Bir dostun şahsiyeti, bütün dostların emanetidir.

Bir arife: “Güneş bu kadar güzel iken onu seven, ona gönül veren bir kimseyi duymadık, nedendir?” dediler.

Arif şu cevabı verdi: “Her gün görüldüğü içindir. Baksanıza, kış mevsiminde ara sıra saklandığı için doğunca sevilmektedir.”

Ehl-i İrfan’dan biri der ki; “Bir dost, bir post yeter bana!” Dosttan utanılmaz, varsa ayıbı örtersin, derdi varsa paylaşırsın, yardımına koşarsın, ilk hatasında defedemezsin başından. Öyle olsa dost mu denir sana, dostluk mu denir yaptığına? Dost dostun aynasıdır. Hakiki dost dünyanın yarısıdır.

Dünyanın en yoksul insanı, parası olup dostları olmayandır. Hain olanı dost diye yoklama. Gül olsa da koklama. Dostluk konusunda yangılarının mazlumu olana kulak vermek gerek.

“Her yüzümüze güleni biz dost sandık,
Hayallerimizi gasp ettiler sandık sandık…”

Musibet anlarında sahte dostlar birer birer kül olup öldü. Umud bağlanan yıldızlar suya döküldü.

Dostlarına karşı çocukluk kalbini kaybetmeyen dostlarına kıymet katar. Dostluk ölmez. Dostluğu öldüren itimatsızlık ve itibarsızlık silahlarıdır. Birbirlerine itimat ve itibar etmeyenler, dost kalamazlar.

Gerçek dostluk sağlık gibidir; kıymeti ancak kaybedildiğinde anlaşılır. Gerçek dost herkes senden uzaklaşırken senin yanına gelendir.

Baki’ye dostları sorar; “kaç çeşit dost vardır?” diye. Baki, “üç çeşit dost vardır” der: “Bir dost vardır gıda gibidir, sen onu her gün ararsın. Bir dost vardır ilaç gibidir, gerektiğinde ararsın. Bir dost vardır hastalık gibidir, o seni arar.”

Her yabancı bir arkadaş, her arkadaş bir dost adayıdır. Dostlar ise yaşam salatasını zenginleştiren peynir parçacıklarıdır.Allah’a imandan sonra en büyük sermayemiz Allah için edindiğimiz dostlarımızdır.

Hakiki dosta duyulan ihtiyaç kuruyan toprağın suya hasreti gibidir. Dostla muhabbet ise aynı yağmurda ıslanmak ve suya doymaktır.. Dostluk kalbe ulaşmaktır. Yeryüzünde bir kalbe yaklaşmanın, gökyüzünde bir yıldıza ulaşmaktan daha gerçekçidir.

Dostluk, sahiplenmek, korumak, arkalamak, yardımcı olmaktır. Dostluk bakım ister. Bakımsız kalan dostluklar bıkkınlık kazandırır. Dostluk, paylaşmanın asaletini benciliğin cimriliğine tercih etmektir. Dostluk, çıkarsız sevgiyi paylaşmaktır.

Dostluğumuz; sicilimizin adresidir, kardeşliğimizin de medresesidir. Dostluk sınavında sınıfta kalanlar, cephede Müslümanların saflarında kalmazlar.

Bir dostu olanın bir umut dünyası var. Dünyalara bedel dostlarının kıymetini bilmeyen kendini yakar. Dostu bırakıp düşmana kaçmak en büyük ar!

Dostluk medeniyet dünyamıza ait bir nakıştır. Dost, damladan deryaya doğru akıştır. Bizim üstümüze gelen düşmanı bizden savan masum bir bakıştır!

Dost edeple yoğrulmuşsa susması nasihat, duruşu fikir, ziyareti zikir. Dostsuz kalmış hayatın nuru olmaz onun adı kir!

Zaman hırsızlarından dost olmaz. Çünkü onlar ömürlerimiz üzerinde oyun oynayan sihirbazlardır. Onlar, bir yerlere gelmek için bizi atlama taşları olarak kullanan madrabazlardır.

Dostluk; soylu çehrelerden süzülen cemredir. Dostlukta karşılıklı vefa Allah’ın emrinedir. Dostlarımız hakikat doğuran rüyalarımızdır. Sonsuzluğa vurgun sevdalarımızdır.

Dostluk, peygamberlerden miras kalan hoş sedadır. Dost gönülde demlenen köklü sevdadır. Maziden durmadan atiye akan deryadır.

Dost dostu bulunca sabır, şükür, sebat ve müjde dolar sözüne. Dost gıyabında dostu hatırlayınca ezberinde kalan tebessümü iner yüzüne. Dost dostun kıymetini bilmezse ne söz kalır ne de yüz. Geceye dönüşür gündüz!.. 

 

  • DostDost1 ay önce
    Aminnn