AĞAÇ AŞ

Allah şeriat ile idare olunmayı emrediyor (1)

02 Ağustos 2017 Çarşamba

Yeryüzünde emniyetin ve adaletin garantisi, Allah’ın şeriatiyle idare olunmaktır. Şeriatullah ile idare olunmayan memleketlerde adalet adavete dönüşür. Haksızlık hukukun yerini alır. “Allah adaleti emrediyor” diyerek yollara düşenlere diyoruz ki; Şeriatullah’a dönün, onunla idare olunmaya başlayın behemehâl zulümden ve zalimlikten kurtulursunuz. Siz hilafeti ilga ettiğiniz, şeriatullah’ı yürürlükten kaldırdığınız gün adaleti kaybettiniz, kendinizi ve başkalarını adavetle kirlettiniz.

Yeryüzünde hürriyet, zürriyet, emniyet ve adalet Kur’ân’ın vazgeçilmezleridir. Allahû Teala bunları bizden istiyor: “Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emrediyor. Zinadan, fenalıklardan ve insanlara zulüm yapmaktan da nehyediyor. Size böyle öğüt veriyor ki, benimseyip tutasınız.” (Nahl Sûresi/ 90)

Adalet; Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmektir. Allah’ın indirdiği hükümlerin toplamına da şeriat denilmiştir. Şeriatın olmadığı yerde adalet olmaz. Adaletin olmadığı yerde de şeriatin varlığından bahsedilemez. Allah şeriat ile idare olunmayı emrediyor, Yunanlı filozoflar Demokrasi ile Fransalı demagoglar ise Laiklik ile idare olunmayı emrediyorlar. Allah’ın Rabliğine inanmış olanların Şeriat ile idare olunmaktan vazgeçmeleri mümkün değildir. 

Allah’a imanı olan, Allah’ın emirleriyle mukayyed kalır. Şeriatullah ile idare olunmak, Allah’ın emirlerindendir. Şeriat, Allahû Teâla’nın insanların dünya ve âhiret saadetleri için göndermiş olduğu itikadi ve ameli nizamın adıdır. Şeriat’a muhalefet etmek, Allah’a muhalefet etmektir. Şeriatullah’a savaş açmak, Allah’a savaş açmaktır.

Allahû Teâla’ya imanı olan  İslam şeriatını, hiçbir ama hiçbir sistem, rejim ve düzen ile mukayese edemez.  İslâm hukuk düzeninde mantık var, muhakeme var, akıl ve ilim var. Eşyanın tabiatı ile uyum ve ahenk var. Diğerleri ise insan iradesi ve insan ürünü, hevâ ve heves/istek ve arzular. Zira İslâm’ın ortaya koyduğu ve Müslümanların inanıp kabul ettiği, ellerinde Kur’ân diye dayanak bir kitap var. Sosyalizm, komünizm, liberalizm, kemalizm, şu izim veya bu izim, ne olura olsun, Allah aşkına bana söyler misiniz, bunlardan hangisinin bir kitabı var? Bunların söyledikleri de yaptıkları da laf-ü güzaftır; evham ve zanlardan ibarettir. Şeriat ise Allah’ın yarattığı tabiat, fıtrat ve insan doğasına yaratıcı tarafından konulmuş olan kanun ve kurallardır. Şeriatullah doğaldır, doğal ile yapay arasında fark vardır. Doğal çiçek ile yapay çiçek ne ise Şeriatullah ile diğer düzenler de odur. Evet, Allah nizamı ile kul düzeni arasında Allah ile kul arasındaki fark kadar fark vardır. Demokrasi, demokrasi diyorlar, bin bir çeşit demokrasi var. İslâm kültüründe icma ve ittifaklar vardır. Bunlar Müslümanların ortak bir şekilde hareket etmelerini sağlar. Sizin ve demokrasi diyen sizlerin böyle bir anlayışı var mı? İslâm’ın dışında icma ve ittifak diye ne bir öğreti ve ne de bir uygulama var. Kur’ân İslam’ın ve İslam şeriatının bir hayat kitabıdır. Demokrasinin, şu veya bu anlayışın böyle bir kitabı var mı? Kur’ân, kâinat düzenini kurup yaratan, insan, hayvan, bitki ve cansız varlıklara görev verip yaşatan Allah kelamı olan bir yasalar toplamıdır, hükümler birliğidir ve her şey için ve herkes için yol gösteren bir delil kitabıdır. Peygamberden tüm Müslümanlara kadar Kur’ân vahyine uymak farzdır, bu Allah’ın bir emridir.

“Sonra da seni din (hayat) konusunda bir şeriat üzere kıldık. Sen ona uy; bilmeyenlerin hevâlarına/istek ve arzularına uyma.” (Câsiye Sûresi/18)

Şeriat, İslâm’dır. İslâm güneş gibidir; doğan güneş her gün yeni. İnsan eskise de eskimez İslâm düzeni! İslâm çöle inen nur. Her kim ona tutunursa kurtulur.

“Laikliğin dinimizdeki yeri” diyerek söze başlıyorlar gayretle. Ya Rabbi ne günlere kaldık küfrü savunuyorlar ayetle. Ebu Cehil’in mantığı baki kalmış aramızda seyrediyoruz, şahitlik ediyoruz hayretle!

Hilafet ilga edilince Müslümanların izzetleri hayattan silindi. Topluma hâkim kılınan şey; devlet idaresinde Allah’ın hükmünü ve hâkimiyetini gereksiz gören yeni bir dindi.

Dini İslâm olanın ismi Müslüman olur. İsmi Müslüman olan da bir tek İslâm ile idare olunur. İslâm’dan başkasıyla idare olunmaya razı olanın Müslümanlığı son bulur.

İnsanoğlu, kendini Şeriatullah’a adadığı, ruhunu, kalbini, aklını ve hayatını bütünüyle ona açıp emrine verdiği ölçüde insandır. Şeriatsız insan, hukuksuzdur. Hukuksuz insan haksız ve huzursuzdur.

 

YORUM YAZ